Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Cumhur  İttifakı'nın AK Parti'den İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nihat Zeybekci Habertürk'te Türkiye'nin Nabzı programında Didem Arslan Yılmaz'ın moderatörlüğünde, Nagehan Alçı, Sevilay Yılman ve Deniz Zeyrek'in sorularını yanıtladı.
İzmir'de bir yaşam tarzı probleminin olmadığını söyleyen Zeybekci, "Yaşamla ilgili bir problem varsa o da yaşam kalitesiyle ilgili" dedi. zeybekci, İzmir'in patinaj yapmadığını geri gittiğini söyleyerek, kaybettiği yılların bir an önce geri getirileceğini söyledi. Altyapı başta olmak üzere ulaşım gibi devasa problemler belli program  dahilinde çözeceklerini ifade eden AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nihat Zeybekci, "İzmir bir zevk, refah ve mutluluk kenti olmaladır" diye konuştu. 

Zeybekci'nin açıklamalarından satırbaşları:

Didem Arslan Yılmaz: Pazar günü Cumhur İttifakı'nın ilk mitingi İzmir'de oldu. Neden ilk miting İzmir'de oldu?

Nihat Zeybekci: Muhteşem bir mitingti. Cumhur İttifakı'nın, sayın Cumhurbaşkanımız ve MHP Genel Başkanı'nın ilk defa katıldığı mitingti. Alan sıkıntısı var. 2. Kordon komple doluydu. İnsanlar oraya yaklaşamadı. Kesinlikle 250 bin rahat olurdu meydan rahat olsaydı. Sayın Cumhurbaşkanımıza ve sayın Devlet Bahçeli'ye, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Didem Arslan Yılmaz: Neden İzmir tercih edildi?

Nihat Zeybekcii: Hayatımda ilk defa o kadar kalabalık bir topluluğa uzun süre hitabımız oldu. Bir yerden başlayacaktı. İzmir çok önemli. İzmirsiz bir Türkiye'yi tek kanatlı uçmaya çalışan bir Türkiye gibi görüyorum ben.

Nagehan Alçı: Türkiye'nin konumu olarak çok değerli bir yer. AK Parti adayı olarak zor bir yerden aday olduğunuz. Epeyi bir zamandır CHP'nin kalesi olarak algılanan bir kent. Siz 'İzmir'de kim alsın?' AK Parti çıkıyor, 'oyunuzu kime vereceksiniz?' deyince CHP çıkıyor. Bu farkı neye bağlıyorsunuz?

Nihat Zeybekcii: İzmir bizim için gözümüzün bebeği. Dünyanın en güzel şehri yaratılıştan. İzmir kimsenin kalesi değil, kendine özel bir kale. Demokrasi anlamında gerek Serbest Cumhuriyet'in başlangıcı. Zamanında rahmetli Özal'la adım atılmış bir şehir. Aralık'ın ilk haftası gibi adaylığımız açıklandıktan sonra 'İzmir'in en önemli problemi nedir?' diye. İşsizlikte Türkiye ortalamasının 4 puan üzerinde. Bekledim ki, işsizlik birinci sırada gelir diye bekledim ama dördüncü ve beşinci sırada çıktı. Bir, iki ve üçte şehrin altyapısı, yaşam kalitesiyle ilgili vatandaşların beklentileri vardı. Türkiye'nin geride bıraktığı problemlerle mücadele ediliyor olması. Çevre hassasiyetleri, çöp sorunu. Her yağmurda kanalizasyonun şehri basma problemi. İzmir Körfezi'nin kent atıklarıyla zehirlenmesi gibi  problemler çıktı. İzmirliler, 'Bunları çözse çözse AK Partililer çözer' deniliyor. Şu anki anketlerin sonucu o. Şu anda yüzde 3 fazla çıkıyoruz. 'Oyunuzu kime vereceksiniz' dendiğinde CHP çıkıyor. İzmir hala kararsızlık anlamında en yoğun şekir. O kararsızlarla beraber İzmir çok farklı yere gelecektir.

"BİZİM AK PARTİ'Yİ İZMİRLİ YAPMAMIZ LAZIM DİYORUM"

Didem Arslan Yılmaz: AK Parti İzmir'de nasıl bir hata yaptı sizce?

Nihat Zeybekci: Vatandaşın, milletin iradesine karşı kayıtsız şartsız bir teslimiyetim var benim. Vatandaş ne diyorsa, o kararda yorum yapmamak lazım. İradenin dediği doğru. Demek ki projeler ve çözümle ilgili kabiliyetimizi ve samimiyetimizi tam olarak anlatamadık. Her partinin güçlü olamadığı şehirler vardır. Diyorum ki, 'Biz AK Parti'yi İzmirli yapmamız lazım'. Bu siyasetin bir sonucu. Başka partilerin başka illerde olduğu gibi.

"CHP'NİN ADAYININ ÇUKUR EYLEMLERCİLERİE DESTEĞİ SÖZÜ VAR"

Deniz Zeyrek: AK Parti'nin elindeki belediyelerde 'beka' daha faydalı gibi görünüyor. Siz projelerinizi açıkladınız. 10 Numara İzmir konsepti toplantınızda 'Bu bir yerel seçim' dediniz. Mitingi izledim dünkü. Orada 'beka meselesi' dendi. Siz bu çelişkiyle nasıl başediyorsunuz?

Nihat Zeybekci: Cümlenin tamamını almadan başındakini alırsak yanlış sonuca varırız. Yaptığımız yerel seçimdir. Muhtar seçeceğiz, belediye meclis üyesi, il genel meclisi ve belediye başkanı seçeceğiz. Bir ülke gerçeğimiz var. Türkiye'nin coğrafyası itibarıyla seçimin sonucunun yorumlanma şekilleri var. Bizde net bir şekilde ortaya koyuyor. Deniliyor ki, 'Biz bu seçimlerde aldığımız sonuçları felanca yere selam göndereceğiz. Kürdistan'da kazanacağız, batıda AK Parti'ye kaybettireceğiz' deniyor. Bugün terör örgütüyle artık her şekliyle organik bağı olan, ondan müsade almadan bir kelime bile edemeyen, sonuçta yasal anlamda seçimlere katılan bir parti HDP. Eş Genel Başkanı'nın açıklaması şu 'Biz İzmir'de anlaşacağımız bir isim üzerinde uzlaşacağız'. CHP'nin bir adayı 'kalbimiz gönlümüz sizinle' diyor. Kılıçdaroğlu'nun adayı diyorum. Net bir şekilde çukur eylemcilere methiyesi var. Ülkeyi savunma refleksine karşı duruşu var. Adayın açıklandığı ertesi gün sabah, HDP'nin resmi açıklaması, "Bu aday bizim adayımızdır, aday çıkarmayacağız" dedi. Bunun bir beka sorunu olup olmadığına birlikte karar verelim. Mesajları açalım vatandaşımız kendisi karar versin. Benim orada söylediğim şu, niye gizliyorsunuz bunu? Kılıçdaroğlu bunu bir türlü kabul etmiyor. Bu neyin karşılığında oldu? CHP'nin listelerine baktığımızda kim HDP'li, kim İYİ Parti'li çok net değil. Birilerinin bu seçimi, Kandil veya dağla organik bağ içinde yapmasından dolayı vatandaşımızın takdiri nedir? Bunun yorumlanması açısından vatandaşımızın takdirine sunmak lazım.

"HDP'Lİ KARDEŞLERİMİ O PARTİ YÖNETİMİYLE AYNI TUTAMAYIZ"

Sevilay Yılman: İzmir'deki kampanyanız sürecinde herkesi kucaklamaya dönük, İzmirlilerle birarada bir şeyler yapabilmenin hoşnutluğuyla görüyorum sizi. Biraz önce HDP ile konuşurken, sayın Cumhurbaşkanı da Tunç Soyer'in Kandil'in adayı olduğunu söyledi. Eğer HDP aynı şeyi sizin için söyleseydi, 'Bizim adayımız Nihat Zeybekci' olsaydı tavrınız ne olurdu.

Zeybekci: HDP yönetimi bana bunu söyleseydi, reddettiğimi söylerdim. Onların şunu söylemesi lazımdı 'Benim listemde şu HDP'li, şu İYİ Parti'dir' demeliydi.

Yılman: HDP'nin oylarına talipsiniz...

Zeybekci: HDP'li Kürt kardeşlerimizi direk o partinin yönetimi  diyerek algılamayız.

Yılman: Sokaktasınız, HDP'ye oy verenlerle bir arada oluyorsunuz.

Zeybekci: Bu topraklarda birlikte yaşamak zorundayız. Kıyamete kadar bu topraklarda Kürt ve Türk kardeşçe ilelebet yaşayacaktır. Benim dikkat çekmeye çalıştığım ayrımcılık. Çukur eylemlerinin hedefi neydi? Bu ülkenin bir parçasını koparmak değil miydi? Bir partinin üst yönetimiyle ilgili tespitte bulunuyoruz. Kürt kardeşimi onlarla bir tutmak haksızlık olur. Bir kardeşimiz gelip de 'Ben HDP'ye oy verdim sana oy vermeyeceğim' derse, eyvallah

Alçıcı: Sayın Cumhurbaşkanı Tunç Soyer için 'Kandil'in adayı' dedi. Siz buna katılıyor musunuz?

Zeybekci: CHP'nin adayı için 'Bizim adayımızdır, destekliyoruz ve aday çıkarmıyoruz' diyenler bunun cevabını vermesi gerekir. Bu sözleri benim yorumlamama ihtiyaç olduğunu düşünmüyorum.

Zeyrek: Sizin proje kitapçığınız çok güzel. İzmirlilerin hayat tarzına değil de hayat kalitesine dönük şeyler söylüyorsunuz.

Zeybekci: Bu problem bizden kaynaklanan bir şey değil. Karşı tarafın adayının çukur olaylarındaki söylemi. HDP'lilerin söyledikleri. Diyorum ki, 'arkadaş Eş Genel Başkanları da söylüyor.Bunun bir karşılığı olacak' diyor. Bu ittifakın detaylarını milletin önüne koyun, şeffaf bir şekilde seçime gidin. Niye saklıyorsun bunu, neden gizliyorsun. 'Biz herkesin oyuna talibiz' diyorsun. Herkes herkesin oyuna talip.

Yılmaz: İzmirlilerin tercihi, önceliği beka meselesi mi, ekonomi mi?

Zeybekci: Altyapı, şehrin ihtiyaçları. Benim gözümden de, vatandaşın gözünden de bakınca şehrin altyapısı. Bu seçime giden adayların geçmişteki ilişkilerle ilgili bölümün vatandaşın önüne de şeffaf bir şekilde konması gerektiğini düşünüyorum.  Orada görünmeyen aday tespitlerinde yaşanan ilişkilerin götüreceği yer. Adayların kimlere göbek bağıyla bağlı olduğunu unutmamak lazım.

"TUNÇ SOYER'LE TELEVİZYONDA TARTIŞABİLİRİZ, HİÇBİR ŞARTIM YOK"

Alçı: Soyer'e yönelik iddialarda ve tespitlerde bulundunuz. Daha önce bir televizyon kanalında karşı karşıya geleceğiniz şeklinde açıklamalarınız olmuştu. Bu tartışmanın çok yararlı olacağınızı düşünüyorum. Tunç Soyer sizi yemeğe davet etmişti. Siz yeşil ışık yakmıştınız. Siz onun davetine icabet etseniz, o da televizyon programına gelmek için yeşil ışık yakar gibi geliyor bana. Ne  dersiniz?

Zeybekci: Sayın Soner'i tanımam. Ne geçmişi ne geleceği beni ilgilendirir. Ama İzmir beni ilgilendirir. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına adaysanız, geçmişte alıp verdiğiniz her nefesin hesabını vermeniz gerekir. Benim burada söylediğim bu beka meselesiyle ilgili olarak evet İzmir'de yerel seçim yapıyoruz. İzmir'in bizden beklentisi hayat kalitesi, şehrin problemleriyle ilgili. Ben bunlara varım diyorum. Çöpü 2 yıl içinde hallederim diyorum. Gün, saat vererek bunların hepsine varız. Bu yemekle ilgili bölümü ön şart olarak koymak demek, kamu vicdanının çukur eylemleriyle ilgili devletin operasyonlarına karşı gösterilen protesto eylemleri, ki bu da partinin tercihidir. Çukur eylemleriyle ilgili onların yanında olamadığını söylüyor, çukur eylemlerine karşı devletin refleksini proteste ederek, size desteğe hazırım diye açıklamaları var. Kamunun vicdanını rahatsız eden, şimdi çıkıp da HDP'nin eş genel başkanlarının 'Bunlar bizim oylarımızla seçilecek' dedi. Gidip de lay lay lom deyip de bahar var deyip yemek yemek. Gelin önce konuşalım. Televizyonla ilgili hiçbir öne şartım yok. Konusuyla, yeriyle ilgili ön şartım yok.

"BU TÜR YAKLAŞIMLAR SORUNA İDEOLOJİK PERDE ÇEKMEKTİR"

Zeybekci: Evet ben HDP'yle ittifak içindeyim. Çukur eylemlerle ilgili benim böyle beyanatım yok, yanlış anlaşılmış, bu da kabulümdür. Bizim tespitimize göre CHP'nin listelerinde bir şekilde FETÖ bir şekilde bölücü terör örgütüyle ilintilendirilmiş 103 kişi olduğududur. Bunun önüne geçecek en net açıklama şudur, çıkarsınız dersiniz ki, bizim listemizde şunlar şunlar CHP'li, şunlar İYİ Partili, şunlar İYİ Partili desinler.

Yılman: 'AK Parti'yi izmir'e uyarlayacağız' dediniz. İzmirlilerin yaşam tarzına dönük mesajlar veriyorsunuz. İzmir'de en büyük kaygı oy kullanırken bu. Yaşam tarzıma müdahele olacak mı? Görüştüğüm İzmirliler 'Sayın Zeybekci çok güzel şeyler söylüyor. Ama sayın Zeybekci'nin Denizli'de içkili mekanları şehir içinde kapatıp Tabakhane'ye topluca gönderdi durumu var. Nasıl güveneceğiz?" diyorlar.

Zeybekci: Denizli bir turizm şehridir aynı zamanda. Denizli'de içkili mekanlarla ilgili bugüne kadar kaç tanesinin altına imza attım bilmiyorum. Gidersiniz Denizli'ye, Allah aşkına dolaşın. İçkili mekanlar, oteller, restaurantlar. Tabakhane 80 sene önce dericilerin atölyelerin kurdukları yerdir. Tarihi bir dokusu vardır. Müzikli eğlence mekanlarıyla ilgili kendileriyle konuşarak, şehrin göbeğinde, istasyonla otogarın yanında, mahalle aralarında, vatandaşların bizar olduğu müzikli eğlence mekanlarına eğlence gölgesi. Denizli'nin her yerinde, her köşesinde, her mekânında, parklarında vardır zaten. İzmir'i maalesef bütün problemlerini bir kenara atıp, canbaza bak diye böylebir noktaya getirmek son derece yanlıştır. Bütün partiler bir türlü oy alamadıkları yerlerde bu özeleştiriyi yapmaları lazım. İzmir'de bu bir ilkelliktir. İzmir'i böyle bir noktada değerlendirmeye çalışmak topu taca atmak. Beceriksizliklerin üzerine ideolojik bir perde çekmekten başka bir şey değildir.

"İZMİR'DE GEÇMİŞTE NE YAPILIYORSA BUNDAN SONRA DA YAPILACAK"

Yılman: Belediye başkanı olursanız, siz alkol kullanmıyorsunuz, alkollü bir mekanda oturur musunuz İzmir'de?

Zeybekci: Rıza Bey kusura bamasın benim ortağım, İzmir'deki ortağım, İzmir'deki bütün arkadaşlarım alkol kullanıyor. Aklımın ucundan bile geçmemiştir. İzmir'de toplantı yaptığımız her yerde insanlar alkol alıyorlar. Asla ve asla hayatımın hiçbir evresinde ne içtiği, ne yaptığı, ne giyindiğiyle ilgili olmadım. Belediye başkanlığım döneminde İzmir'de böyle bir poblemin yaşanmasına asla izin vermem. Biz göreve geldikten sonra İzmir'de geçmişte ne yapılıyorsa bundan sonra da o yapılacak yaşam tarzıyla ilgili.

Zeyrek: Kamu yerlerinde alkol yasaklandığı için. AK Parti'nin politikalarının sizin politikalarınıza yansımaktan endişe ediliyor. Mesela Karayolları, Öğretmen evlerinde lokallerinde içki içilmediğine dair birçok haber okudum. Türkiye'nin genelinde bu tür politika var.

Zeybekci: İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin hangi tesisi varsa şu anda orada ne içiliyorsa biz göreve geldikten sonra asla aksine bir uygulama olmayacak.

Alçı: Bu tartışmalar bize vakit kaybettiriyor. Bu tip şeyler yüzünden Türkiye belli noktalarda durduğu yerde duruyor. Bütün orduevlerinde içki içiliyor. Belediye tesislerinde içki içilmiyor. AK Parti belediyelerinin olduğu yerlerde. Ben İzmir'in bundan çok daha ileri noktaları hak ettiğini düşünüyorum.

"ÖNCELİKLE İZMİR'İN TURİZM MASTER PLANLARI YAPILACAKTIR"

Alçı: Siz kapatise artırma yönünde, turizmi canlandırma yönünde ne düşünüyorsunuz? Çeşme'de hala kanalizasyon yok? Yollar kazınmış, turizm anlamında altyapı-üstyapıyla ilgili ne vaadediyorsunuz?

Zeybekci: Bazı şeyleri konuşurken kiloya, metreye, matematiğe dökmek lazım. Antalya'ya 19 milyon turist gelirken, İzmir'e 1 milyon 40 bin turist geliyor. Ekonomi Bakanlığı döneminde G20 Zirvesi Ekonomi Bakanları toplantısını İzmir'de yapmak istedim, bununla ilgili otel bulamadık. Tek bir otelde bu kapasiteyi bulamadık. İzmir, Antalya'dan çok daha farklı, zengin spor, sağlık, kongre, ticari turizmin yapılabileceği muhteşem bir lokasyonu var. Belediye olarak İzmir'in tamamıyla ilgili turizm master planlarını çıkarmamız lazım. Türkiye'deki yatırımcıların önüne seçenekleriyle ilgili koymak lazım. İzmir'in merkezinde turizm alanı ve tesislerini yaptığınızda tüm altyapıyı halletmeniz lazım. İzmir'in gözbebeği Karaburun, Mordoğan'da kanalizasyon yok. Foseptik doğrudan denize akıyor. Üçkuyular vapur iskelesinin yanında doğrudan kanallarla şehrin kanalizasyonu denize veriliyor. Bunu çok kısa zamanda halledeceğiz. Turizm yatak kapasitesini üç katına çıkardığınızda bu 200 bin istihdam demektir.

Yılman: Peki İzmirli niye bu kadar inat ediyor? Neden o bozuk yollarda yürümeyi, altyapısızlıkla yaşamayı kabul ediyor da, ısrarla AK Parti'yi yönetime getirmiyor? Bu inat neden?

Zeybekci: İnat değil ümitsizlik. Anormal normal hale gelmiş. İzmirli artık şikayetleri için belediyeyi aramayı bırakmış. Belediyelere omuz silkiyor.

Yılmaz: Milletvekili seçimlerinde partinizin aldığı oy 27.45, CHP 41.74. Bu sorunlar varsa hala neden CHP'nin oyu İzmir'de daha fazla...

Zeybekci: Bizim bu işleri çözeceğimizle ilgili kabiliyetlerimizi, kapasitemizi anlatmakta başarılı olamadığımızla ilgili. Orada şu, ne yaparsak yapalım, bizim adaylığımızla problem yok diyen bir zihniyet var. Bu sefer, o sefer... İzmir'de yaşayan vatandaşlarımız İzmir'e hizmete doğru çok güçlü yönelimleri var. Hangi parti alsın dediğimizde AK Parti deniyor, kime oy vereceğiniz dediğimizde tam tersi çıkıyor.

Alçı: Hizmet siyasetine yeterince ikna edilemediği için mi?

Zeybekci: İzmirli vatandaşlarımızın çaresizce 'demek ki böyleymiş' gibi yaklaşımı var. Karabağlar'da bir sinema, tiyatro, konferans salonu, kapalı spor salonu yoksa, yeşil alan yoksa, insanlar bunu nereden ne şekilde isteyeceğinizi biliyor musunuz diye sorduğumuzda hakikaten vatandaşlar çaresiz hale geldiyse.

Zeyrek: Yaşanılan sorunların kaynağı olarak Ankara'yı gördüklerinden mi? Buca metrosu yatırım programında yok.

Zeybekci: 2019 programında Buca Metrosu iz bedelle var. Proje bitirilip de ihale aşamasına geldiği anda. Demek ki işi bilmedikleri için bazı sözleri söylüyorlar. Yıl içinde her şey tamamlanıp, ihaleye çıkılırdı. Bu sene yapılmayacak olmasaydı o iz bedeli oraya konmazdı.

Zeyrek: Liman meselesini sordum. Şöyle bir savunma yaptılar, Devlet Demir Yolları'nın öncesinde çalışma yapması gerekiyormuş. Yıllardır onu bekliyoruz, henüz adım atmadılar, deniyor.

Zeybekci: Tabiatın müsade ettikleri vardır, etmedikleri vardır. Söylediklerinin yanlış olduğunu göstermek için söylüyorum. İzmir Körfezi büyük tonajlı gemilerin oraya girmesine tabiat olarak müsait değil. İzmir'in behemahal limana ihtiyacı vardır o da Çandarlı Limanı'dır. Pire Limanı İzmir'in fonksiyonunun üzerine aldı, Malta Limanı aldı. Şimdi Çandırlı İzmir'in yeni limanı olmak zorunda.

Zeyrek: Çiğli Tramvayı için projesi Ulaştırma Bakanlığı'nda bekliyor deniyor.

Yılmaz: Seçilmezseniz İzmirli bu projelerden mahrum mu kalacaklar?

"İZMİR'DEN BEYİN GÖÇÜ YAŞANIYOR, GENÇLER İŞ BULAMIYOR"

Zeybekci: Çanakkale Köprüsü devam ediyor. Ankara, İstanbul otoyolu İzmir'e bağlanıyor. Binali Bey zamanında Konak tüneli açılıyor. 'Konak tünelinden geçmem diyen bir anlayış' var. Ankara-İzmir hızlı tren hattı. 2020'de ikinci etabı bitiyor. Çin'den çıkan tren İzmir'e kesintisiz olarak gelecek. İpek Yolu İzmir'e bağlanıyor. Şu anda İzmir-Antalya Otoyolu'nun Aydın-Denizli bölümünün ihalesi yapılıyor. 40 milyon turist Antalya'dan İzmir'e, İzmir'den Antalya'ya gidebilir hale geliyor.

Zeyrek: Elimde İzmir'le Denizli'nin verileri var. İzmir'in Ankara'ya gönderdiği miktarın Ankara'dan gelen paraya oranı 400 kat. Denizli'de bu rakam 80 bu rakam. İstanbul da İzmir'in altında. İzmirliler de 'Biz üretiyoruz, Ankara'ya vergi ödüyoruz, karşılğında gerekli desteği alamıyoruz' deniyor mu?

Zeybekci: 3 yıl önce illerin metro ve raylı sistemle ilgili görev alma yetkisi alındı. 136 kilomotrelik İzban hattı, Devlet Demir Yolları devreye girdi. Hatlar üzerine araçlar kondu. Onları da yaptı İzban'a yüzde 50 ortak oldu. Büyükşehirler kişi başına pay alırlar. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin bütçelerinde yüzde 65 civarında bir kısmı burdan gelir. 2017 yılında kişi başına yıllık olarak 1030 Tl İzmir'dir. Recep Tayyip Erdoğan belediye başkanı olduğunda muhalefete ait belediye olmanın dezavantajını yaşadığı için bu düzenlemeye yaptı. İzmir, Aliağa'daki petrol rafinerinin ürettikleri ürünlerin değeri. Türkiye'de bir şehrin ödediği vergiler kadar pay belediyelere aktarılacak olan bütçeyi 100 dersek İstanbul yüzde 65'ini ben isterim der. O zaman Türkiye batar, hizmet olmaz. İzmir, Kocaeli'yle birlikte ayrıcalıklı bir şehrimizdir.

Alçı: İzmirliler'in sizin hizmetlerinizi anlatmanızı düşünmüyorlar doğrusu. CHP'li çok tanıdığım var. İzmir köken olarak CHP'li olmasa da 'laiklik elden gider' kaygısıyla birlikte çok ciddi oranda CHP'lileşmiş bir kent. Hiçbir CHP'liden 'AK Parti'den CHP belediye daha iyidir' dediğini duymadım. İzmir'de oy verenlerin önemli bir kısmın 2002'den beri bir şekilde tırnak içinde söylüyorum rahatlamaya, kendilerinin ikna edilmeye ihtiyaçları var. İzmir özelinde bir şekilde algılar, olguların önüne geçiyor. CHP'li yengem fotoğraf göndermiş, mitingde barların önününün kapandığını söylüyor. Siz İzmir özelinde hep anlatmaya çalışıyorsunuz ama bununla ilgili, bu sadece yerel seçimlerle ilgili değil. İstanbul'dan İzmir'e kimlik olarak yerleşenler de var. Buna yönelik neler öneriyorsunuz?

Zeybekci: Barların önünün kapatılması meselesinin de, görmedim ama hiçbir yerin kapalı olduğunu hatırlamıyorum. İnsanların güvenlik anlamında yönlendirilmesiyle ilgili parmaklıklar vardı. Belki güvenlik anlamında olabilir. İzmir'e göç var dediniz de. İzmir'de tam tersine göç var. Beyinler geçiyor İzmir'den. Gençler İzmir'de iş bulamıyor. İzmir bir refah, mutluluk, zevk şehri olmalı. 3 yılda söz veriyoruz, İzmir'in yeşil alan miktarını tam 10 katına çıkaracağız. Bizim dünyanın en iddialı bilim teknoloji ve yazılım vadisi olarak dünyanın en cazip yatırım imkanlarının olduğu vadi. Hiç kimse İzmir'in doğası ve tabiatıyla ilgili bir şey söylemesin.

"ŞU ANDA İZMİR'İN TEK DERDİ ALTYAPI"

Yılman: Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Devlet Bahçeli'nin bu seçimlere beka vurgusu yapıyorlar. Çok enteresan, ürkütücü şeyler söylüyorlar. 31 Mart sonrasında 6 yaşındaki çocukların eline silah verilecek gibi. Sizin cevabınızı merak ediyorum.Bu seçimlerde velev ki AK Parti kaybetti, ne olur?

Zeybekci: İzmir gönüllerin yapılması gereken bir yer, heba edilmemesi gereken bir yer. İzmir, siyasi anlamda söylemiyorum, kaybettiği bir yer. Patinaj değil geriye  doğru kaymış. İzmir bir Artvin, Erzurum, Niğde, Şırnak değil, oraları kötülemek için söylemiyorum. Nasıl olur da bu kadar işsizlik oranı olur? Nasıl olur da İzmir'e yatırım için gelen insanlar yatırım anlamda yer bulamaz. Şu anda İzmirli'nin derdi basit bir altyapı. Turizm tesislerin tamamında o dediğiniz içkilerin tamamının içildiği bir yer.

Yılman: Varsayalım kaybedildi. Millet İttifakı'na geçti. Siyasi sonucu ne olur??

Zeybekci: İzmir, İstanbul, Ankara gibi yerlerde devam eder. Cumhurbaşkanımız oradadır. Hukuk ortadadır. Hukuksuz bir iş olursa hukuk devreye girer. Olabilecek en kötü senaryoyu İçişleri Bakanı'nın gündeme getirmesi, bununla ilgili projeksiyon yapması doğaldır. İçişleri Bakanı güvenlikle ilgili en iyi detayları bilen birisi olarak böylle bir projeksiyonu gündeme getirmesi doğaldır. İhtimallerden biridir diyer İçişleri Bakanı.

Zeyrek: Bu korkutarak siyaset yapmayı doğru buluyor musunuz?

Zeybekci: Deniz Bey hakkını verelim Allah aşkına! HDP'nin eş genel başkanı 'Ankara, İstanbul kazanırsa bunun bedeli vardır' demedi sanki. Bu söylemlerin hiçbiri olmadı da, dururken, sayın Cumhurbaşkanı, sayın Soylu bunu söyledi. Bunu ortaya çıkaranlara bir şey demeyeceğiz, bununla ilgili dikkat çekenlere 'niye böyle yapıyorsunuz mu' diyeceğiz. Biri söylüyor, öteki de dikkat çekiyor.

Yılmaz: Sayın Soyer 'Nihat Zeybekci'nin İzmir'i anlamadığığını düşünüyorum' dedi. İzmir'de misafir gibi görülüyorsunuz?

Zeybekci: Bizi de misafir olarak görüyorsa insaf derim. Tunç Bey'in sahilinden dışarı çıktığını düşünmüyorum.

Alçı: Sizin her platforma gidişinizi çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Rakibiniz Tunç Soyer, farklı bir gazetecinin karşısına çıkmadı. Ben sizin tartışma kültürü açısından yaptığınız katkıyı çok önemsiyorum. Siz hazır olduğunuzu söylüyorsunuz.

Yılmaz: Sayın Tunç Soyer'e daveti Habertürk ekranlarından yapayım.

Zeyrek: İzmirliler'den en çok duyduğumuz şu. Artık yaz aylarında Çeşme yaşanmaz hale geldi. Yeni yüksek binalar, dikey şehirleşmeye imza atıldı. Böyle bir endişe de var İzmir'de. Sizin vaadiniz nedir?

Zeybekci: Bunu planlarsınız. Metropol İzmir'de 1 metrekare bile yapı yoğunluğuna asla ve asla müsade etmeyeceğiz. Asıl problem temel insani ihtiyaçlarla ilgili. Kalıcı imar planlarıyla buraları baştan sona kadar planlayabilirsiniz. Hayatınızda aldığınız nefeslerde hesabını veremeyeniz bir şey yoksa her yere giderseniz. Benim rezerv koyduğum hiçbir şey yoktur. Her yere giderim. Allah bize akıl verdi, muhakeme yeteneği verdi. İzmir'e taraf olun, İzmir'in tarafı olun diyorum. Gazi Mustafa Kemal'in koyduğu muasır medeniyet yolculuğunda yarış dışı kalan İzmirimize gelin birlikte sahip çıkalım. Altyapı, üstyapı bütün bunları hallederiz. Oyunuzu hiç kimseye değil sadece ve sadece  İzmir'e verin. Gelecek nesillerimize ait olan İzmirimize verin diyorum.