Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HABERTÜRK SPOR | GÖKHAN TÜRE - UĞRAŞ ÖZYURT | ÖZEL RÖPORTAJ

Seveni de çok, sevmeyeni de... Bazılarına göre çok antipatik, bazılarına göre ise daha şimdiden bir “efsane”... Hangi tarafından bakarsanız bakın, şurası bir gerçek ki Türk basketbol tarihinin tartışmasız “en başarılı” coachu Ergin Ataman... Hatta Türk basketboluna ilkleri yaşatan “en değerli” coach Aydın Örs’ün gözünden Türk antrenörlüğünün “simgesi”... Eğri oturalım, doğru konuşalım. Gerçekten de Ataman, büyük hedefler koyma, buna etrafındaki yönetici, oyuncu ve taraftar grubunu ikna etme ve o hedeflere ulaşma konusunda tam bir üstad... Kadro oluşturma konusu ise ayrı bir meziyet Ataman için... Durum ve şartlar ne olursa mutfağa girdi mi ev ahalisine lezzetli bir yemek servis etmeyi beceren müthiş bir aşçıbaşı gibi adeta... İşte kariyerine 3. Avrupa kupasını ekleyen, Galatasaray’a ise tarihinde erkeklerdeki ilk Avrupa kupasını kazandıran Ataman’la yaptığımız söyleşiden can alıcı detaylar:

‘TÜRKİYE BASKETBOL ÜLKESİ’
“Kazandığımız Eurocup, futbol takımımızın 2000 senesinde kazandığı UEFA Kupası’nın basketboldaki eşi. Kupa 2. Gerçekten de hem Galatasaray hem de Türk basketbolu için önemli bir başarı elde ettik. Ezeli rakibimiz Fenerbahçe de üst üste 2 sezondur Final-Four’da oynama başarısı gösteriyor. Çok büyük bir başarı elde ediyorlar. Bu yıl da geçen senenin şampiyonu Real Madrid’i 3-0 gibi net bir skorla geçtiler. Euroleague’de Fenerbahçe’nin de şampiyon olması Türk basketbolu için tarihi bir adım olur. Bunu da başarmaya çok yakınlar. Türkiye artık bir basketbol ülkesi oldu. Türkiye sportif anlamda son 1 aydır Fenerbahçe ve Galatasaray basketbol takımları konuşuluyor. Düşünsenize... Avrupa’nın 2 büyük kupasını Türk takımları kazanmış mesela... Bundan daha güzel birşey olabilir miÌ Fenerbahçe’nin de şampiyon olması Türk basketbolunu yüceltir. Beni de bir basketbol adamı olarak son derece mutlu eder, gurur duyarım.”

'ORADA OLMAYI ÇOK İSTERİM'
"Kimse şaka falan yapıyorum sanmasın. Ben bunu ciddi anlamda söylüyorum. Ve şunu da net biçimde ifade ediyorum. İnşallah ligdeki programımıza göre müsait olursam, Berlin’deki Final-Four’da olmayı ve Fenerbahçe’yi desteklemeyi çok istiyorum. Holiganizmi göz önüne aldığımda endişem yok mu, var. Tabii ki Fenerbahçe bayrağı sallamam. Ama ben de Berlin’e gidip, bir Türk basketbol adamı olarak Türk bayrağı sallarım. Türk Milli Takımı tişörtüyle gelip orada Fenerbahçe’ye destek olmayı da isterim."

'GERİ ADIM ATMAMALIYIZ'
“Galatasaray taraftarı hangi kupada olursa olsun kazanmayı seviyor. Euroleague’de oynayacağımıza göre buradan hareketle Euroleague’de de başarılı olmayı hedefleyen bir kadro kurmamız şart. Bunun başka bir yolu olamaz. Hele de futbolda önümüzdeki sezon Galatasaray’ın Avrupa kupası oynamayacağını da hesaba kattığımızda, herkesin futboldan çok basketbola odaklanması gerektiğini düşünüyorum. Bugün bir final basketbol maçına 100 bin bilet talebinin olduğu bir sevgi seli olduğu ortamda basketbola, ben Galatasaray yönetiminin geri adım atmasını mümkün görmüyorum. Önümüzdeki sezon için de bütçe planlamasının buna göre yapılacağına inanıyorum.”

'KAVGAMIZI AVRUPA’DA VERELİM'
“Maalesef Türkiye’deki rekabet ortamı, holiganizm ister istemez büyük kulüplerde başınıza sıkıntılar açıyor. Benim Fenerbahçe ile hiçbir sorunum olamaz.Ben şunu söylüyorum. Kavga ile bir yere varamayız. Biz bu kavgamızı yurt dışında Avrupalı rakiplerimizle yapalım. Bir söz vardır, ‘Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur’ diye. Kendi aramızdaki tatlı rekabete dikkat ederek, bunu kavgaya dönüştürmeden başarabiliriz. Fenerbahçe ile ligde yine final oynayabiliriz. Bana onlarca F.Bahçeli’den tebrik geliyor. Tabii ki holiganlar da var. İki taraf için de bu geçerli. Ama birlikte yukarı çıkmak en büyük hedef olmalı.”

‘GURURUMUZ KIRILDI’
“Euroleague CEO’su Bertomeu ile Euroleague kurulduğu günden beri iyi bir ilişkimiz var. Euroleague çok büyük bir organizasyon. Galatasaray da çok büyük bir organizasyon. Ama bizim bu sezon başında gururumuz kırıldı. Madem bir Euroleague wild card’ı veriliyor. Bu Galatasaray olmalıydı. Bunun Galatasaray’a verilmesini söylemek için gittiğimizde zaten bir karar verilmişti. Neredeyse bizimle görüşmediler bile. Aslında Türkiye’den Darüşşafaka Doğuş’un da Euroleague’de oynaması çok güzel. Ama madem bunu böy yapıyorsun, o zaman bizi de al Euroleague’e. Bize ‘Buraya hiç gelmeyin. Zaten biz Euroleague için kararımızı verdik’ dediler. Nezaketen yöneticimiz Can Topsakal gitti ama bir şey değişmedi.”

'FORMAT ELDEN GEÇİRİLMELİ'
“Bertomeu gerçekten çok iyi bir yönetici. Euroleague de çok büyük bir oluşum. Ama Euroleague formatının da revize edilmesi gerekiyor. Galatasaray bu sezon Euroleagu’de var. Ama bir sezon sonra oynama şansı sıfır. Şampiyon olsak dahi bir sonraki sezon Euroleague’de yer alma şansımız yok. Rekabetçi bir ortam, bir lig oluşturulması gerekiyor. Avrupa basketbolu NBA eeğil. NBA şov. Avrupa basketbolu şovun ötesinde bir rekabetle yaşıyor. Bunun yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Tabii öncelikle de FIBA-ULEB savaşının so ermesi gerekiyor.”

'PARANIN KURUŞU ZİYAN OLMADI'
“Bir önceki sıkıntılı sezonda 12 milyon dolar bütçemiz vardı. Maelesef o bütçenin yarısı dahi karşılanamadığı için takımın yarısı sezon ortasında dağıldı. Biz de başkanımız Dursun Özbek’le oturduk, konuştuk. Bana ‘Galatasaray’ın büyük sıkıntıları var. Biz büyük bir bütçe yapamayız. Sana ne kadarlık bir bütçe gerekiyorÌ’ diye sordu. Ben de hem Galatasaray’ı yıpratmayacak hem de başarıyı getirebilecek bir bütçe ile yola çıkmamız gerektiğini söyledim. 6 milyon dolarlık oyuncu bütçesinin yeteceğini söyledim. Odeabank’a çok şey borçluyuz. Onlar olmasaydı benzeri sıkıntıları yine yaşayabilirdik. Bütçenin % 60’lık kısmını sağladıkları için biz de yolumuza rahat devam edebildik. Bu paranın bir kuruşunu ziyan etmeden bu noktaya geldik.”

'BiR TASLA iKi KUS VURDUK'
“Evet, sezon başında temmuz ayında ULEB, Galatasaray’ı Euroleague’in dışında bıraktığında çok üzüldüm. Çünkü ortada 3 sezon Euroleague oynamış, Abdi İpekçi’de müthiş bir atmosfer yaratmış, her oynadığı sezon Top 16 yapmış, bir sezon da çeyrek final oynamış bir Galatasaray vardı. Türkiye’de ve Avrupa’da 25 milyon tarnaftarı olan bir kulüp. Buna anlam verememiştim. Bugün Avrupa’da gittiğimiz her yerde maçlarımıza 2 bin taraftar geliyor. Bu bende ekstra bir motivasyon yarattı o gün. Eurocup oynayacağımız söylendi. Biz de o gün ‘Peki biz Eurocup’ı oynarız, Euroleague’e yeniden döneriz’ dedik. Sağolsunlar bizi ekstra motive ettiler. Bir taşla iki kuş vurduk. Hem Eurocup’ı kazandık hem de ait olduğumuz lige döndük.”