ABD'de Demokrat Parti, gelecek başkanlık seçiminde Donald Trump'ın karşısına çıkaracağı adayı belirleme sürecine devam ederken, piyasalar da bu süreci yakından takip ediyor. ABD Başkanı Donald Trump'ı, son yapılan anketlere göre, başarılı bulan Amrerikalıların oaranının yüzde 40 civarında olması Demokrat Parti adayının kazanma ihtimali olduğuna işaret ediyor. 

ABD'de partiler başkan adaylarını parti içindeki ön seçimle belirliyor. Bu sebeple başkanlık seçimi gelecek yıl kasım ayında gerçekleşecek olsa da Demokrat Parti'de 'aday adayları' arasındaki rekabet başlamış durumda. Cumhuriyetçilerde ise Trump'ın yönetim biçiminden memnuniyet duymayanlar olsa da karşısına bir rakip çıkması beklenmiyor. 

Demokrat Parti'deki adaylık mücadelesinde ise an itibarıyla 3 isim öne çıkıyor. Real Clear Politics verilerine göre Demokrat Partililer arasında Barack Obama döneminde Başkan Yardımcısı olan Joe Biden yüzde 26.5'lik destekle anketlerde ilk sırada yer alıyor. Biden'ı yüzde 26 ile Senatör Elizabeth Warren, ve yüzde 14.5 ile Senatör Bernie Sanders takip ediyor. Şu anki durumda bu üç ismin dışındaki aday adaylarının Trump'ın karşısında çıkma ihtimali pek görünmüyor. 

'HANGİSİ KABUL EDİLEMEZ' DİYE SORULDU

Bu üç isimden Joe Biden 'merkeze yakın', Warren ve Sanders ise 'uç sol' siyasetçiler olarak tanınıyor. Bu sebeple piyasalar şu anda anketlerde ikinci ve üçüncü sırada yer alan isimlerin aday bile olmasını istemiyor. Royal Bank of Canada (RBC) Sermaye Piyasaları bölümünün gerçekleştirdiği son ankette yatırımcılara 'Seçilmesi durumunda hangi potansiyel Demokrat adayı hissse piyasaları için en kabul edilemez isim olur' sorusu soruldu. 

Yatırımcıların yüzde 51'i borsa için en kabul edilemez ismin Elizabeth Warren olduğunu bildirdi. Akademisyen olan Warren 2013 yılında ABD Senatosu'nda Massachusetts eyaletimni temsil ediyor. Warren, tüm vatandaşlara ücretsiz eğitim ve sağlık hizmeti verilmesini savunuyor. Ancak yatırımcıları rahatsız eden getirmeyi vaadettiği vergiler. Warren 50 milyon doların üzerinde serveti bulunan herkesten, yüzde 2 servet vergisi almayı planlıyor. Söz konusu verginin oranı 1 milyar doların üzerinde serveti bulunan kişiler için ise yüzde 3 olacak. Warren bu sayede devletin 10 yılda 2.7 trilyon dolar ek gelir sağlayacağını ve bu paranın ihtiyacı olanlara hizmet olarak döneceğini belirtiyor. Ayrıca getirilecek yasayla yeni vergilerden kaçmak için ABD vatandaşlığından çıkacak ultra zenginler servetlerinin yüzde 40'ı kadar 'çıkış vergisi' ödemek zorunda kalacak.

10 YILDA 1 TRİLYON DOLARLIK EK VERGİ

Elizabeth Warren bunun yanında büyük şirketlere de yeni vergiler getirmeyi planlıyor. Buna göre şirketlerin kârı 100 milyon doları aştığında, 100 milyon doların üzerine gelen kârları için yüzde 7 ek kurumlar vergisi ödeyecek. Aynı anda varolan kurumlar vergisini de ödemeye devame decek. Elizabeth Warren bu sayede 10 yılda 1 trilyon dolarlık ek vergi geliri sağlamayı hedefliyor. 

 

Warren'ın yatırımcıları rahatsız eden bir başka hedefi ise emekli maaşlarını 200 dolar yükseltme hedefi. Senatör Warren bunu yıllık kazancı 250 bin dolar ve üzerindeki bireylerin sisteme daha çok katkı yapmasıyla mümkün kılınacağını belirtiyor. Warren, bunun yanında Facebook, Apple gibi devleri sık sık vergi cennetlerinde paraları bulunmaları nedeniyle eleştiriyor. Bu sebeple Facebook CEO'su Mark Zuckerberg'in geçen hafta basına sızan ses kayıtlarında Warren ile ilgili olarak "Biri sizin varoluşunuzu tehdit ediyorsa, gider savaşırsınız" ifadelerini kullanması kimseyi şaşırtmadı. 

İLK ÇEYREĞİN SONUNDA ODAK NOKTASI OLACAK

Warren'ın 'zenginden alıp fakire verme' politikaları ABD'de 'uç sol' olarak değerlendirilse de bir önceki seçim sürecinde bu fikirlerin önemli bir kısmı şu anki rakibi Bernie Sanders tarafından da dillendirilmişti. Ancak Warren'ın Sanders'tan farklı olarak net bir şekilde getireceği vergileri açıklaması ve Sanders'tan bile daha sert bir üslup kullanması yatırımcıları ürkütüyor. 

Yatırımcıların başkan aday adaylarına bakışını tespit eden çalışmaya imza atan RBC Sermaye Piyasaları Bölümü stratejisti Lori Calvasina, Warren'ın Demokrat Parti Başkan Adayı olmasının giderek kuvvetlenen bir ihtimal olduğuna dikkat çekti. ABD Başkanlık seçimlerinin 2020'nin ilk çeyreği sonunda piyasaların odak noktalarından birisi haline geleceğini vurgulayan Calvasina "Yatırımcıların Demokratların başkanlığı kazanacağı ihtimalini göz önünde bulundurması gerekiyor. Eğer Warren Demokrat Parti'nin adayı olursa, bankacılığa getirmeyi planladığı yeni regülasyonlar ve koyacağı servet vergisi nedeniyle, bunun piyasaları kasımdaki seçimden çok daha önce etkilemesini bekliyoruz.  Warren'ın seçilme ihtimalinin doğması ilk çeyrek sonundan itibaren borsada kırılganlığa yol açabilir" ifadelerini kullandı.

OBAMA DÖNEMİNDEN TANINIYOR

RBC araştırmasında yatırımcıların 'en kabul edilebilir' bulduğu Demokrat Parti Başkan Aday Adayı da soruldu. Katılımcıların yüzde 67'si Joe Biden cevabını verdi. Joe Biden, Obama'nın yardımcılığını yaptığı dönemden piyasaların yakından tanıdığı bir isim. Demokrat Parti'nin 'en merkeze yakın' ismi olarak tanınıyor. Warren ve Sanders'ın aksine şirketlere ve zenginlere yüksek vergi getirilmesi gibi bir teklifi bulunmuyor.

Hatta partinin fazla sola kaymasının kendilerine seçimi kaybettireceğini dile getiriyor. Bu sebeple piyasa aktörleri Biden'ı diğer ihtimallerden daha kabul edilebilir buluyor. 

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri