Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Ülkemizde başlayan ve tüm dünyada ilan edilen 23 Nisan Ulusal Eğemenlik ve Çocuk Bayramı her yıl olduğu gibi bu kez de şiirler ve gösterilerle kutlanacak. Bizler de çocuklarımız için bu özel güne bir mana katabilmek amacıyla en güzel 23 nisan şiirlerini etkinliklerde kullanabilmeleri için hazırladık. İşte 23 Nisan etkinlikleri ve gösterilerinde okuyarak atmosfere katkı sağlayabileceğiniz en güzel şiirler ve konuşma metinleri...

ÇOCUK BAYRAMI GÜNÜ

Sana armağan etti,
Ata bu güzel günü,
23 Nisan bugün,
Çocuk Bayramı günü.

Sevin, oyna, gez, dolaş,
Senin bayramın bugün.
Bayrağı sev arkadaş.
Dalgalandıkça öğün.

R.Gökalp ARKIN

23 NİSAN

Dün sabah anneciğim
Öperek, dedi: Uyan 
Bugün senin bayramın,

Kalk, bak süslendi her yan.
Baktım her taraf süslü,
Sokaklar dolu insan.

Dedim: Anne bu neden
Dedi: 23 Nisan.

Temel bayrammış, inan
Kutlu olsun kardeşim
Geldi 23 Nisan.

R. Gökalp ARKIN

YAŞASIN 23 NİSAN

Nasıl sevinmez insan?

Bugün 23 Nisan.

Bak süslenmiş dört bir yan

Yaşasın 23 Nisan.


Millet meclisi kurduk

Düşmanı yurttan kovduk

Özgürlüğe kavuştuk

Yaşasın 23 Nisan.


Egemenlik ulusun

Sen bir Türk oğlusun.

Yurdumuzu korursun

Yaşasın 23 Nisan.


Bugün gençlik günüdür.

Türklerin düğünüdür.

Ulusumuzun ünüdür

Yaşasın 23 Nisan.

Sami TUNCA

AYDINLIK YERYÜZÜ

Bugün bir başka aydınlık yeryüzü,
Bir başka ağaçların, evlerin yüzü.
Bugün çocuklar güzel.
Bugün sokaklar güzel...
Elimizden tutan her el
Daha sağlam
Daha mavi gökyüzü; 
Bayraklar daha yakın.
Bakın: geçiyor yarının büyükleri;
Şarkılar tutuyor gökleri.

Adnan ARDAĞI

ÇOCUK BAYRAMI

Arkadaşlar, sevinelim,
Hep gülelim, eğlenelim;

Sıkılmasın hiç canımız;
Çünkü bugün bayramımız...

Oyun, alay, dernek düğün,
Hepsi bizim işte bugün...

Çocuklara hor bakmayın;
İncitmeyin, esirgeyin...

Ana yurdun oğlu, kızı,
Umut veren şen yıldızı.

Yarınları parlatacak;
Şenlenecek her bir ocak...

Korunacak cumhuriyet,
Yükselecek bu memleket...

Ekrem ŞENOZAN

BİZİM BAYRAMIMIZ

Bu gelen bizim bayram
Yükseldi bak ünümüz.
23 Nisan bizm
En şerefli günümüz!

Al bayrağı açalım,
Gel gidelim törene.
Bin teşekkür, bizlere
Bugünleri verene...

Bizim için harcanan
Boşa gitmez bu emek,
Çünkü her Türk çocuğu
23 Nisan demek...

İsmail Hakkı SUNAT

23 NİSAN GÜNÜ

Bayram yapar çocuklar,
23 Nisan günü
Büyük bir sevinç kaplar,
Bütün yurdun üstünü

Bin dokuz yüz yirmide
Duyuldu halkın sesi
Açıldı bu tarihte
Büyük Millet Meclisi

Bugün edildi ilân
Yeni bir Türk devleti
Bundan, 23 Nisan
Sevindirir milleti

İ. Hakkı SUNAT

ŞU 23 NİSAN

Şu yirmi üç Nisan’ı,
Ne kadar çok severim.
Neden diye sorsalar;
Kendi bayramım derim.

Hiçbir bayram veremez
Bana onun tadını,
Ata’m çocuk bayramı
Koymuş onun adını.

Yaşa 23 Nisan,
Sevinmeyen yok inan,
Saçtığın mutlulukla,
Neşe doluyor her yan.

Fahrünnisa Elmalı

SEN OL ÇOCUĞUM

Yurdu koruyan,

Yarını kuran,

Sen ol çocuğum.

Eskiyi unut,

Yeni yolu tut,

Türklüğe umut,

Sen ol çocuğum.

Bizi kurtaran,

Öndere inan,

Sözünü tutan,

Sen ol çocuğum.

Küçüksün bugün,

Yarın büyürsün

Her işte üstün

Sen ol çocuğum.

Çalışıp öğren,

Her şeyi bilen

Yurduna güven

Sen ol çocuğum.

Hasan Ali YÜCEL


23 NİSAN KONUŞMA METNİ-1

23 Nisan 1920 Büyük Millet Meclisi'nin açılış günüdür. Her 23 Nisan günü Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı birlikte kutlarız.

Egemenlik yönetme yetkisidir. Ulusal egemenlik; yönetme yetkisinin ulusta olmasıdır. Osmanlı imparatorluğu döneminde egemenlik padişah­ta idi. Padişah ülkeyi dilediği gibi yönetirdi. imparatorluğun son yıllarında padişahlar rahatlarını düşündüler. Yurt bakımsız kaldı. Ülke sorunları yüzüs­tü bırakıldı. Bu sırada Birinci Dünya Savaşı başladı. Savaş dört yıl sürdü. Bizimle birlikte olanlar savaşta yenildi. Savaş kurallarına göre biz de yenil­miş sayıldık. Yurdumuz İngilizler, Fransızlar, Yunanlılar, İtalyanlar tarafından paylaşıldı. Padişah ve yandaşları ülkenin paylaştırılmasına ses çıkarmadılar.

Mustafa Kemal Paşa Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı başlatmak için İstanbul’dan Samsun'a 19 Mayıs 1919 günü geldi. Samsun'dan Amasya'ya, oradan Erzurum'a ve Sivas’a gitti. Sivas ve Erzurum'da kongreler topladı. Mustafa Kemal Paşa egemenliğin ulusta olduğuna inanıyordu. Bu inançla «Ulusu yine ulusun gücü kurtaracaktır. Tek bir egemenlik vardır, o da ulusal egemenliktir» diyordu. Yurdun dört bir yanından seçilip gelen temsilciler - milletvekilleri - Ankara'da 23 Nisan 1920 günü toplandılar.

İlk Büyük Millet Meclisi'nin toplandığı yapı Ankara'da Ulus Alan'ından istasyona giden caddenin başındadır. Bugün Kurtuluş Savaşı Müzesi olan bu yapı tek katlıdır. O yıllar ülkemiz yokluk yoksulluk içindeydi. Milletvekillerinin oturduğu sıralar bir okuldan getirildi. Meclis gaz lambası ile aydınlanıyor, soba ile ısınıyordu. Top seslerinin Ankara'da duyul­duğu zamanlarda bile meclis düzenli toplandı.

Ulusal Kurtuluş Savaşımızla ilgili bütün kararlar bu mecliste alındı. Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde ulusumuz dünyaya Ulusal Kurtuluş Savaşı dersi verdi. Ezilen uluslara kurtuluş yolunu açtı. Bağımsızlık savaşının öncüsü olan kurtuluş savaşımız yeryüzünün öteki uluslarına örnek oldu.

23 Nisan 1920 ilk Büyük Millet Meclisi'mizin toplandığı gündür. 23 Nisan, ulusun yönetme yetkisini kullanmaya başladığı gündür. Bu gün Milli Egemenlik Bayramı'mızdır.

23 Nisan dünyada kutlanan ilk çocuk bayramıdır. Atatürk'ün Türk çocuklarına armağan ettiği bu bayram şenliklerine son yıllarda yabancı ulus­ların çocukları da katılmaya başlamıştır. Atatürk çocuklara çok değer verir, gezilerinde okullara uğrar, ders dinler, sorular sorardı. «Bugünün küçükleri yarının büyükleridir.» diyen Atatürk, yönetimin bayram süresince öğrencilere bırakılması geleneğini başlattı. 23 Nisan'da yönetim birimleri seçimle gelen kurullar bir süre çocuklara bırakılır. Bu güzel gelenek her yıl yinelenir. Her 23 Nisan'da yurdumuz bir bayram alanı olur. Çocuklar törenlerde konuş­malar yaparlar, şiirler okurlar. Gece fener alayları düzenlenir.

23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı egemenliğin ulusta olduğu düşüncesinin kabul edildiği gündür. Çocuk bayramımızdır. Yarının büyükle­ri olan siz çocukların bayramıdır.

23 NİSAN KONUŞMA METNİ-2

Sevgili Arkadaşlar;

23 Nisan 1920, Türkiye Büyük Millet Meclisinin açıldığı gündür.. Atatürk, 23 Nisan gününü, bayram yapalım diye biz çocuklara armağan etmiştir.

Meclisimiz, Kurtuluş Savaşı’nın en ateşli günlerinde açıldı. Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Osmanlı Devleti’nin içine düştüğü durumu, düşmanlarımızın yurdumuzu paylaşmak için topraklarımıza nasıl saldırdıklarını ve Atatürk’ün Samsun’a, Amasya’ya Erzurum’a ve Sivas’a hangi zor şartlar altında gittiğini hepiniz biliyorsunuz. Mustafa Kemal Atatürk, düşmanı topraklarımızdan, ancak savaşarak atacağımıza inanıyordu. Bu nedenle, ülkemizin ileri gelenlerini bir meclis çatısı altında toplamak için var gücüyle çalıştı. 23 Nisan 1920 günü, Ankara’da ilk Meclis Toplantısı yapıldı. Padişah İstanbul’da, milletin vekilleri ise Ankara’daydı. Artık padişahın hiçbir etkinliği kalmamıştı. Çünkü bu millet, ulusal egemenliğini kazanmak istiyordu. Bütün kararları meclis veriyor ve padişahı devreden çıkarıyordu. Sonunda Kurtuluş Savaşımız kazanılmış, Ulusal egemenliğimiz ise padişahın elinden alınıp, milletimize verilmişti.

Ulusal kelimesi ulustan türemiştir. Ulus, aynı zamanda Millet kelimesinin de karşılığıdır. Aralarında dil, duygu, gelenek ve görenek birliği olan insanlar topluluğuna ulus, ya da millet diyoruz. Egemenlik ise; hâkim olma, yönetme gücünü elinde bulundurma anlamına gelir.

Öyleyse, Ulusal Egemenlik sözlerinden şunları anlayabiliriz; Ulusu meydana getiren insanların, yönetme yetkisini bütünüyle elinde bulundurması. Elbette ki, bir ulusu meydana getiren bütün fertlerin yönetici olması düşünülemez. Ulus, yani millet, yetkisini vekilleri aracılığı ile kullanmaktadır. Kim bilir belki de, gelecekte milletimiz, kendisine vekil olmak için bizlere de yetki verebilir.

Bu büyük bayram, hepimize kutlu olsun!..

23 NİSAN KONUŞMA METNİ-3

23 Nisan 1920 günü. Büyük Millet Meclisi

Ankara'da toplanarak ulusun egemenliğini

ilan etmişti. O heyecanlı günü yaşamış olan

bir büyüğümüz şunları anlatıyor :

O gün, şimdiki Ulus Meydanında bir tabur piyade sıralanmıştı. Askerlerin arkasında da Ankaralılar toplanmıştı.

Saat on dörtte, birkaç yüz kişilik bir kafile, başlarında Mustafa Kemal olduğu halde Taşhan'a iniyordu. Bu bir avuç insan, yok edilmek istenen bir ulusu kurtarmak için birleşmişlerdi. Hepsinin ümidi de Mustafa Kemal'de idi.

Büyük Millet Meclisi olarak kullanılacak taş binanın pencerelerine ufak bayraklar asılmıştı. Binada başka bir olağanüstü durum göze çarpmıyordu. Sağdaki küçük kapıdan, önce Mustafa Kemal, mebuslar içeriye girdiler. Bir koridoru geçtikten sonra sağdaki salona girdiler. Salonda tahta bir kürsü tam kapının karşısına konmuştu. Oturmak için de okul sıraları dizilmişti. Salonu ısıtmak için bir soba kurulmuştu. Sobada eğri büğrü bir kaç boru yükseliyordu. Tavanda da bir gaz lambası sallanıyordu.

Herkes yerine oturunca, Sinop mebusu olan yaşlı bir zat başkanlık kürsüsüne geldi. Meclisi açtı. Onun bu sırada yaptığı konuşma heyecanla dinlendi.

Meclisin ertesi günkü toplantısında, Mustafa Kemal, Mondros Mütarekesinden beri geçen olayları açıkladı. Bundan sonra Büyük Millet Meclisi'nin hak ve yetkilerini belirten bir teklifi Meclise sundu. Bunun kabul edilmesiyle Büyük Millet Meclisi yasama ve yürütme yetkilerini kazandı. O günkü toplantıda Mustafa Kemal Birinci Başkan seçildi. Böylece Büyük Millet Meclisi Başkanı oldu.