Cari açıkta bu kez bir ilk yaşanabilir
Açıklanan eylül ayı ödemeler dengesinde ağustos ayının devamı niteliğinde bir tablo çıktı karşımıza. Hem sermaye çıkışları devam etti hem de bu çıkışlar rezervlerden karşılandı.
- Uzun bir aradan sonra ilk kez cari işlemler dengesinde verilen fazlada ikinci aya girdik. Ağustostaki 1.9 milyar dolar fazlayı eylülde 1.8 milyar fazla izledi. Bunun ardından muhtemelen ekim ayı fazlası da gelecek.
- Buna bağlı olarak yıllık cari açık da hızla geriliyor. Temmuz ayında 57.5 milyar dolar olan yıllık cari açık rakamı ağustosta 52.3 ve eylülde 46.1 milyar dolara indi. İki ayda 11.4 milyar dolarlık iyileşme sağlandı.
- Bu ivmeyle devam ederse yılsonunda rahatlıkla 30 milyar dolara bile inilebilir. Eylül itibariyle zaten 30 milyar dolar açığı ulaştık. Bundan sonraki üç ayda açık vermediğimiz taktirde yıllık cari açık da aynı rakamda kalacak.
- Gerçekleşmesi durumunda bu bir ilk olacak. En azından 4 ay veya belki 5 ay arka arkaya yüksek tutarda cari fazla vereceğiz. Bundan önce kriz yıllarında cari fazla verdik ama tutar öylesine yüksek değildi.
- Bu kez bunun gerçekleşme ihtimali biraz fazla. Çünkü açıklanan verilerle biliyoruz ki, ekim ayında da cari fazla vermeye devam edebiliriz. İthalat yine düşük, ihracat ise rekor kırmaya devam etti. Turizm gelirlerini bilmiyoruz ama bu yıl en canlı sezon yaşıyoruz. Dolayısıyla turizmin desteğiyle cari fazla verilmesi durumu ekimde de sürebilir.
- Kasım ayında ise vergi teşvikleriyle otomobil, beyaz eşya ile mobilya satışlarının biraz olsun canlanması sonucu ithalattaki düşüş ivme kaybedebilir veya durabilir. Turizm gelirleri de mevsimsel olarak azalacağından cari fazla verilse bile tutarı önemli ölçüde azalabilir.
- Belirleyici olacak ay aralık. Eğer sanayiciler stoklarını önemli ölçüde eritmişse, gelecek aylara ilişkin beklentileri ve güvenleri kısmen yerine gelmişse, yerel seçim ortamında da tüketimin biraz canlanacağını hesaplayarak üretim artışına gidebilirler. Bu da ara malı taleplerini artırabilir.
- Aralıkta ithalat artışıyla cari açık versek bile ekim ve kasım aylarındaki fazlalar bunu karşılayabilir. Yılsonu geldiğinde hala 30 milyar dolar açıkla yerimizde sayabiliriz.
- Bu da bu yıl için 763 milyar dolar tahmin edilen GSYH’nın yüzde 3.9’una denk gelir. Yıla yüzde 5.5 ile başladık, bir ara yüzde 6.5’a çıktık ve yılın sonunda yüzde 4’e geri döneceğiz.
- Cari açıkta yeniden kabul edilebilir sınırlar içine geri dönüyoruz. Daha kolay finanse edilebilecek ve sürdürülebilecek bir açık. Bütün bu ekonomik daralma şokunu, kur şokunu, faiz şokunu, enflasyon şokunu yerken, teselli bulacağımız tek yer burası.
Madalyonun parlak yüzü bu.
Keşke cari açıktaki bu azalmayı ekonomide yapısal değişikliğe giderek verseydik. Ancak o zaman kalıcı olurdu. Bugün ekonomi daraldı, ithalat talebi azaldı diye cari açık da düştü. Ancak biliyoruz ki, yarın öbür gün ekonomik büyümeyle yeniden yüksek cari açıkla karşılayacağız. Sorundan kalıcı olacak kurtulmuş değiliz.
- Enflasyonun aynası nasıl değişti?25 dakika önce
- Yeni sepet, eski hikaye: Enflasyonda ocak klasiği13 dakika önce
- O "Kara Gece" bize ne anlattı?3 dakika önce
- İlk hesaplaşma ara seçimler, sonrası kıyamet senaryosu mu?57 dakika önce
- Altında, dolarda ne oluyor?18 saat önce
- Trump esiyor, dünya savruluyor13 dakika önce
- Davos 2026: Küreselleşme sahneyi terk ederken59 saniye önce
- Merkez Bankası indirimi niye kıprtı?1 dakika önce
- Japonya'da fay hattı kırılıyor: Sessiz tahvil depreminin küresel yankıları18 dakika önce
- Konut rekoru var, sermaye göçü de2 saat önce