Borsada şimdi de sanayi out bankalar neden in oldu?
Türkiye piyasalarının dünyadan pozitif ayrıştığı bir haftayı geride bıraktık. Dünya da pozitifti ama Türkiye’nin performansı daha iyiydi ve arada aleyhimize açılan makas biraz olsun kapandı.
- Önce paradan başlayalım. Gelişmekte olan ülke kurları JP Morgan endeksiyle dolar karşı geçen hafta sadece yüzde 0.16 artış kaydetti. Halbuki TL dolara göre geçen hafta yüzde 2.6 değer kazandı. TL’nin sepet kura karşı değer kazanımı ise yüzde 3.1’e çıktı.
- 2 Yıllık gösterge tahvil faizi ağustos sonrası ilk kez yüzde 18’in altını gördü ve haftayı yüzde 18.19’dan kapattı. Faiz 11 Ocak’la biten haftada yüzde 18.94 ve 4 Ocak’la biten haftada yüzde 19.71 idi.
- Türkiye’nin risk primi de sonunda kayda değer bir gerileme gösterdi. Bir süredir 360-380 bandında hareket eden 5 yıllık Türkiye CDS’i geçen hafta 371.63’ten 341.11’e kadar indi ve yüzde 6 geriledi.
- Sonunda borsa da 90 bin endeks civarından kurtuldu ve yukarı yönde sıçrama yaparak 100 eşiğine dayandı. Borsanın bir haftalık artışı yüzde 7.4, iki haftalık artışı yüzde 12.6 oldu. Gelişmekte olan borsaların MSCI endeksiyle artışı son haftada yüzde 1.7, son iki haftada yüzde 7.6’da kaldı. MSCI Türkiye Endeksi’ndeki son bir haftalık artış yüzde 11, son iki haftalık artış da yüzde 15’e yükseldi.
NELER OLDU?
- En başta belirtelim ki, haftaya Trump’ın “ekonominizi mahvederim” mesajı ile kötü başlamıştık. Ancak ilk günden başkanlar düzeyinde kurulan telefon trafiği böyle bir riski bertaraf ettiği gibi, Türkiye ile ABD arasında serbest ticaret anlaşmasına kadar gidecek ekonomik ilişkileri geliştirmeye doğru evrildi. Risk priminin düşmesinde ABD ile ilişkilerin iyi gitmesinin de rolü var.
- Faizleri düşüren etkenlerden biri ise Hazine’nin yaptığı 2 milyar dolarlık dış tahvil ihracıydı. Bunun parası 16 Ocak’ta Hazine’ye geldi.
- Faizleri düşüren ikinci faktör de TCMB’nin yıllık kar payı dağıtımının öne çekilmesiydi. Geçen hafta yapılan genel kurulla TCMB 33.5 milyar lira kar payını avans olarak erken dağıttı. Bunun yarıdan çoğunu Hazine ve kamu kuruluşları aldı.
- Hazine’nin kasasına, buradan 20 milyara yakın, dış borçlanmayla 10 milyarı aşkın toplam ise 30 milyar liralık bir nakit girdi. Borç geri ödemelerinde Hazine’nin elinin rahatlaması, faiz oranları üzerinde gevşetici rol oynuyor.
- Kurun gevşemesinde ise 2 milyar dolarlık dış borçlanma yanında TCMB’nin para politikasında faiz değişikliğine gitmemesi de etkiliydi. Bir anlamda yabancıları teşvik etti. Türkiye’nin risk priminin azalmasında yine Merkez Bankası’nın sıkı parasal duruşunun etkisini görüyoruz.
BANKALAR IN, SANAYİ OUT
- Peki bu durumda borsaya ne oldu? Aylarda 90 bin civarında süründükten sonra atağa geçti. Üstelik bankacılık hisseleriyle. Aşağıda yer alan grafikten de izlenebileceği gibi, banka hisseleri son bir haftada yüzde 16 prim yaparken sanayi hisselerinin artışı yüzde 4.7’de kaldı. Borsanın yükselişe geçtiği 3 Ocak’tan bu yana alırsak banka hisseleri yüzde 21.9, sanayi hisseleri yüzde 11.1 primli. Banka hisseleri sanayi hisselerine bir tur bindirmiş durumda.
- Aslında piyasaların ağustosta dibe vurduktan sonra döndüğü eylül ayına kadar vadeyi uzatırsak sanayi ile banka hisseleri arasındaki performans değişiminin aylar öncesinden başladığını söyleyebiliriz.
- Yani eylül sonrasında banka hisseleri yüzde 37 yükselirken, sanayi hisseleri yüzde 12.5 geriledi. Ağustos öncesinde yaklaşık 5 yıl süreyle bankacılık sektörünün performansı sanayi sektörünün altındaydı. Bankalar demode sanayi ise modaydı. Ağustos şoku ile birlikte işler tersine döndü. Son gelen alımlar daha çok bankalara yönelikti.
- Çünkü faizler düşerken bütün sektörleri rahatlatır ama en çok elinde en fazla Hazine kağıdı bulunduran bankalara kar yazar. 2019 yılında da faizlerinde en çok indirim yapma ihtimali olan ülke Türkiye.
- Yüzde 24’lük politika faizinin, bir çok uluslararası kuruluş, yerli kuruluş ve ekonomistler yüzde 20’nin altına gerileyeceğini tahmin ediyor. Yıl sonuna kadar yüzde 16’ya yüzde 17’ye kadar indirim bekleyenler ağırlıkta. Politika faizinde bir yıl içinde 7-8 puanlık indirim yapma ihtimali olacak başka ekonomi yok.
- O zaman faiz düşüşünün en çok yarayacağı sektör de fiyat yönünden çok cazipse alımlar da oraya gelir.
- Borsaya kim gelmişse, yerli mi, yabancı mı, algoritmik işlemler mi, herif mi yoksa belli bir karışımla oluşturulan piyasa düzenleyicisi mi bilemem ama iyi bir karar vermiş. Hedefe tam isabet ettirmiş gibi. Bu yönüyle geçmişteki algoritmik işlemlerle piyasayı genelde düzeltici ve yükseltici etki yapanları çağrıştırıyor.
- Yine ağustos sonrası hareketlenen bankacılık sektörünün son alımlarla daha bir ön plana çıkması bize, borsa yatırımcılarının içine girdiğimiz konjonktüre reel sektör krizi teşhisi koyduklarını gösteriyor. Bu nedenledir ki, sanayi sektörü hisselerine mesafeli, banka hisselerine yakınlar. Çünkü reel sektörün yapılanması, ayağa kaldırılması, yeniden büyümeye geçmesi zaman alacak. Reel sektör için yapılanlar aynı zamanda bankalara yarayacak.
- Davos 2026: Küreselleşme sahneyi terk ederken59 saniye önce
- Merkez Bankası indirimi niye kıprtı?1 dakika önce
- Japonya'da fay hattı kırılıyor: Sessiz tahvil depreminin küresel yankıları18 dakika önce
- Konut rekoru var, sermaye göçü de2 saat önce
- Bu kez geri adım da yetmeyecek mi?5 saat önce
- Bütçe düzeldiyse enflasyon niye inatçı?3 dakika önce
- Dolarda büyük kavga12 saat önce
- Trump'tan büyük hamle: Petrol vanası, Çin ve yeni dünya düzeni13 dakika önce
- 2026'da para nereden kazanılır?5 dakika önce
- Paradan bile para kazanılamıyorsa sorun nerede?12 dakika önce