Sebzede tek yol düşüş
Türkiye geçmişte tarımda kendi kendine yeterli 7 ülkeden biri olarak tanımlanıyordu. Bu tanımlama aynı zamanda bugün kendi kendimize yetersiz hale geldiğimizi belirtmek için de kullanılıyor. Kendi kendine yeterliliği net bazda ithalatçı olmamak ya da ihracatçı olmak biçiminde tanımlarsak; evet bugün de aynı durumdayız, kendi kendimize yetiyoruz. Çünkü tarımda dış ticaret açığı vermiyoruz. Açık verdiğimiz yıllar var ancak fazla verdiğimiz yıllar daha çok. Son 23 yılın toplamında ise birikimli olarak 10.5 milyar dolarlık fazla verdik.
- 23 yılın 15’inde ihracat, 8’inde ithalat daha fazla oldu. 23 yılın toplamı ise 246.3 milyar dolarlık ihracata karşılık, 235.8 milyar dolarlık ithalat yapıldı. Buna göre ihracatın ithalatı karşılama oranı 23 yıllık birikimli olarak yüzde 104.4. Türkiye’nin 2018’de dış ticaretindeki yüzde 75’lik karşılama oranına göre yaklaşık 30 puan daha yukarıda, ihracatın lehine bir tablo var tarımda.
Aynı fasıllarla hesapladığımız ithalat ise geçen yıl yüzde 3.5 azaldı. Buradan da 2.984 milyon dolarlık bir tarım ürünleri dış fazlası meydana geldi.
- Uzun vadede dış ticaret fazlası vermemize, hatta geçen yıl bu fazlayı sürdürmemize karşılık, ne oldu da yurt içinde özellikle sebze fiyatlarında yüksek artışlar yaşandı?
- TÜİK verilerine göre sebze fiyatları alt endeksi ağustos ayında 668.92 düzeyindeyken Ocak 2019’da 817.34’e çıktı. Sebze fiyatları 5 ayda yüzde 67.86 arttı.
- Bunun üç ana nedeni var. En önemli neden sebzedeki üretim kaybı. TÜİK verilerine göre sebze ürünleri üretim miktarı 2017 yılında 30.8 milyon ton iken, geçen yıl 30 milyon tona indi. Azalma 793 bin ton ve yüzde 2.6 düzeyinde. Üretim çarliston biberde yüzde 26, dolmalık biberde yüzde 6, soğanda yüzde 9.4, patlıcanda yüzde 5.4, taze fasulyede yüzde 7.8, karalahanada yüzde 14 azaldı. Bunlar 2018 üretim kayıpları.
- Üretime son darbe elbette ocak ayında hava koşullarının etkisiyle geldi. Hortum, fırtına ve seller Antalya, Mersin, Aydın ve Manisa gibi illeri etkiledi ve sera üretimini vurdu. Seralarda yetiştirilen ürünlerin toplamı tarım uzmanı arkadaşımız Ali Ekber Yıldırım’a göre 7.8 milyon tona ulaştı. Toplam meyve sebze üretiminin dörtte biri kadar. İhracata giden ürünlerin üzerine bir de üretimdeki azalma geldi. Sonuç ise ocak ayında sebze fiyatlarının yüzde 29.7 artması oldu.
- Sebze fiyatlarındaki artışın ikinci nedeni kur artışından kaynaklanıyor. Tarımda üretim girdilerinin yaklaşık yüzde 60’ı ithalata bağımlı. Akaryakıt, gübre, yem, tohum, ilaçların çoğu ithalatla karşılanıyor. Kur arttığında üretim maliyetlerinde belli bir artış meydana geliyor.
- Kaldı ki ihracat kur artışından dolayı daha karlı hale geldiyse, üretimin bir kısmı daha ihracata yönlendiriliyordur. Nitekim geçen yıl ağustos ayında kur şoku yedikten sonra eylülden itibaren 4 aylık ihracatta ekstra bir artış var. Yılın toplamındaki artış yüzde 5.2 iken, son 4 ayın artışı önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5.9’a çıktı.
- Üretim azalması gıda ticaretini yapan bir kısım aracılara yeterli spekülasyon malzemesini fazlasıyla sağlıyor. Bu imkanı kullanan da çok ki, perakende fiyatlar üretici fiyatlarının kayda değer oranda üzerinde artmaya devam ediyor. 2018’de Tarım Üretici Fiyat artışı yüzde 15.89 olarak gerçekleşmişken, meyvelerin artışı yüzde 18.24’de kaldı, sebze fiyatları ise yüzde 40.86 arttı. Sebze üretim kaybı, kur şoku ve spekülasyon üçgeninde kaybolup gitti.
- Ocak ayında yüzde 29.7 artan sebze fiyatları artık tavana vurmuş ve geri dönüş başlamıştır. Fiyatlar şubat ayından itibaren tanzim satışlar tarafından sert biçimde kırılmıştır. Bundan sonra sebze fiyatları için tek yol düşüş yoludur. Başka sapabileceği bir yol yoktur.
- Çünkü kış aylarının en ağır hava koşullarının darbesi yenildi. En ağır spekülasyon dönemi geride kaldı. Bundan sonra dikkatimiz yeni mevsim tarla ürünlerinin üretim miktarına çevrilecek. Bir kaç ay sonra yeni tarla ürünleri piyasaya çıkacak. Dolar da pek artmıyor zaten.
- Davos 2026: Küreselleşme sahneyi terk ederken59 saniye önce
- Merkez Bankası indirimi niye kıprtı?1 dakika önce
- Japonya'da fay hattı kırılıyor: Sessiz tahvil depreminin küresel yankıları18 dakika önce
- Konut rekoru var, sermaye göçü de2 saat önce
- Bu kez geri adım da yetmeyecek mi?5 saat önce
- Bütçe düzeldiyse enflasyon niye inatçı?3 dakika önce
- Dolarda büyük kavga12 saat önce
- Trump'tan büyük hamle: Petrol vanası, Çin ve yeni dünya düzeni13 dakika önce
- 2026'da para nereden kazanılır?5 dakika önce
- Paradan bile para kazanılamıyorsa sorun nerede?12 dakika önce