Seçim sonrası işler açıldı
Reyting şirketleri, IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlar Türkiye’nin 2014 büyümesini revize ettiler. Tahminler yüzde 2.33.2 arasında değişiyor. Buna karşılık açıklanan veriler daha güçlü bir büyümeye işaret ediyor.
En başta sanayi üretimi ilk iki ayda ortalama yüzde 6 büyüdü. İhracat artışı çift haneli. Bu da net ihracatın büyümeye katkısını artırır. Muhtemelen yılın ilk çeyreği ihracatın öncülüğünde bir büyüme olacak.
İthalattaki gerileme iç tüketimin hız kestiğinin işareti. Büyümeye buradan bir olumsuzluk gelecek.
İÇ TÜKETİM DEVREDE: Nisan ayı ile yılın ikinci çeyreğine girdik.
Seçim sonuçlarının siyasi belirsizliği azaltmasıyla ikinci çeyrekte perakende ticaret canlandı. Bütün sektörlerdeki alışverişte sıçrama var. Bu da geçmiş aylarda tüketimin ertelendiğinin işareti.
Avrupa ekonomilerindeki kısmi canlanmanın etkisiyle ihracat artışının sürmesi yanında iç talep artışının sonucu olarak yılın ikinci çeyreğinde de büyüme biraz daha güç kazanabilir. Ancak geçen yılın aynı dönemine ait büyüme oranı yüzde 4.5 ile geçen yılın en yükseği. Bunun olumsuz baz etkisi ile bu yılın ikinci çeyrek büyümesi yüzde 4-5 arasında kalabilir.
Tarım üretiminin hava koşullarından dolayı geçen yıla göre gerileyecek olması ise büyüme oranının daha da yükselmesini önleyecek.
Şüphesiz ki, Türkiye’nin seçim maratonu ağustos ayı ile bitmeyecek. Normal zamanında yapılacağı dikkate alınırsa gelecek yılın haziranında da genel seçimler olacak. Hükümet yine 1 büyümeyi azami kılmak isteyecek. Düşük büyümeyle seçime gitmek istemeyecek. Faizlerin düşürülmesi yönündeki baskısı belki bu nedenden.
Ayrıca, hafta sonunda büyük projelere Hazine garantisi getirilmesinin büyümeyi ivmelendirici etkisi olacağı da açık. Projelere finansman bulunması kolaylaşacak ve maliyeti düşecek, projelerin yapımı hızlanacak. Girişimcilerde yeni projelere girme cesareti artacak. Nasıl olsa Hazine garantisi ile para bulunacak. Orta ve uzun vadedeki negatif etkisine karşılık, Hazine garantisinin kısa vadede büyümeyi hızlandıracağı açık.
Yine yılın ikinci yarısında ekonomiyi destekleyecek dış gelişmelerden biri de, AB Merkez Bankası’nın yeni parasal genişlemeye gitmesi olabilir. Böyle bir karar, hem Avrupa ekonomilerini canlandıracağı için ticaret, hem de finansman olanaklarını genişleteceği için kredi kanalıyla Türkiye ekonomisini çift yönlü destekleyebilir. Bütün bu nedenlerden dolayı benim yılın bütününde büyüme tahminim yüzde 4 civarında.
SONUÇ: “Denizi sev ama kıyıda ol.” George Herbert
- Liman sallanıyorsa fırtına küreseldir15 dakika önce
- 6 Şubat depremi: Kader var, tedbir niye yok?2 dakika önce
- Enflasyonun aynası nasıl değişti?25 dakika önce
- Yeni sepet, eski hikaye: Enflasyonda ocak klasiği13 dakika önce
- O "Kara Gece" bize ne anlattı?3 dakika önce
- İlk hesaplaşma ara seçimler, sonrası kıyamet senaryosu mu?57 dakika önce
- Altında, dolarda ne oluyor?18 saat önce
- Trump esiyor, dünya savruluyor13 dakika önce
- Davos 2026: Küreselleşme sahneyi terk ederken59 saniye önce
- Merkez Bankası indirimi niye kıprtı?1 dakika önce