Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Engin kültüründen, devlet adamlığından, ışığından, ileri görüşünden, geniş ufkundan insanlığından, O'nunla aynı ulusun ferdi olma onurundan mahrum yetiştirilmiş bazıları, son yıllarda sık sık kemiklerini sızlatsa da, kendisini anlama onurunu taşıyan bizler için Atatürk hep bir abide olarak kalacaktır. Sevgili Cafer dün, gerçek bir Mustafa Kemal hayranı ve neferi olan, kaldığı huzurevinde eser üzerine eser veren, Atatürk Fotoğfrafları Koleksiyoncusu Hanri Benazus'un "Yaşamın içinden Atatürk Anıları" isimli kitabından bir alıntı göndermiş.

Tarih:12 Haziran 1922- Adana-Akşehir-Konya... Türk Kurtuluş Orduları Başkumandanı Mustafa Kemal Paşa'nın bir konuğu vardır. İngiliz General Sir Charles Townshand... İstihbaratta çalışan Deniz subaylarımızdan Cemil Bey, Generale refakat subayı olarak verilmiştir. Adana sıcak günlerinden birini yaşarken, General Townshend, zorunlu olarak geceyi bu kentte geçirecektir ve Bursa Oteli'ne yerleştirilir.

Ertesi gün özel trenle Konya'ya geçen General, akşam vakti Mustafa Kemal'in karargahının bulunduğu Akşehir'e ulaşır. Anadolu'daki İngiliz kuvvetlerinin yüksek rütbeli subayı, işgalci yedi düvelle birlikte ülkeyi onlara peşkeş çekmeye hazır Osmanlı Hükümeti'ne baş kaldıran ünlü bir eski askerle karşılaşacağı için heyecanlıdır.

*

"Hiç bu geceki kadar ezilmemiştim..."

Akşehir'e geldiğinin ikinci akşamı, Mustatafa Kemal'le karşı karşıya gelir. Çakmak gibi yanan bir çift mavi göz, İngiliz General'in üniformasını adeta delmektedir.

Çakmak gibi yanan iki gök mavisi göz, General Townshand'in üniformasını adeta delmektedir.

Anadolu güneşinin yakıp bakır rengine döndürdüğü Gazi Mustafa Kemal sırım gibi bir vücut, yaylanmış bacaklar üzerinde misafirine "Hoş geldiniz" diyerek elini uzatır.

General, Gazi'nin gözlerine bakarak şöyle der:

- Siz Napolyon'a benziyorsunuz...

Türk Başkomutan'ın cevabı, kınından çekilmiş kılıç kadar etkileyicidir;

Napolyon, arkasına değişik milletlerden bir sürü insanı toplayarak bir maceraya çıkmıştı. Bundan dolayı yarı yolda kaldı. Ben ise, bir anadan, bir babadan gelen kardeşimle, kederli vatanımı kurtarma davası peşinde koşuyorum ve mutlaka başarılı olacağım.

O gece uzun olur... Diğer devlet temsilcilerinin de katıldığı sohbet sabaha kadar sürerken, General Townshend, binadan ayrılırken şöyle der.

Ben şimdiye kadar 15 hükümdar ve cumhurbaşkanı ile özel ve resmi konuşmalar yaptım. Bu geceki kadar ezildiğimi hatırlamıyorum. Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın inanılmaz bir ruh gücü var.

*

Misafire hediye vermek...

Ertesi gün Mustafa Kemal Paşa Konya'da yabancı devlet temsilcilerine ve İngiliz General şerefine, Türk Demiryolculuğu'nun babası, gençlik ve kader arkadaşı Behiç Bey'in evinde bir yemek verir.

Baş komutan bu yemekte, bir gün önceki halinden tamamen arınmış durumdadır ve başta İngiliz General olmak üzere tüm konuklara iltifatlarda bulunmaktadır.

İngiliz bu kez, Mustafa Kemal'in konukseverliği karşısında ezilmektedir.

Gazi bir ara, Townshend'a şöyle der;

Biz Türkler'de adettir. Misafirlerimize mutlaka bir hediye veririz. Benim hediyem bir emanet olacaktır.

Kolundaki saati çıkaran Mustafa Kemal devam eder;

*

Buyurun...

General şaşkınlık içinde elini uzatırken, Baş Komutan hediyesine açıklık getirir; - Bu saati bana Anafartalar'da bir Türk askeri verdi. Ölen bir İngiliz subayının üstünden almış. Saatin arkasında, o subayın künyesi vardır. Bu subayın o zamanlar ailesini aratmıştım ama bulduramadım. Şimdi de savaştayız. Sizden ricam, İngiltere'ye dönüşünüzde, o subayın ailesini bulur, bu emaneti verirseniz, çok memnun olurum.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
Diğer Yazılar