Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Havada ödülleri toplayan, üst üste Avrupa’nın en iyisi olan bir Türk Hava Yolları (THY) var, lakin karada çok küçük istisnalar hariç hiçbir havalimanımızın öne çıkan başarısı yok. Evet şu ana dek ülkemizden; En güzel, en temiz, en işlevsel, en iyi işletilen, en iyi alış-veriş, en iyi yeme-içme, en iyi mimari, en iyi personel gibi kategorilerde ilklere girmiş, ödül almış bir havalimanımız yok.

        Bu sebeple İstanbul Havalimanı’nın bu ödüllerden hangilerine layık görüleceğini, dünyada herhangi bir kategoride ilk ona girip girmeyeceğini çok merak ediyorum. Zira meydanlarının hızlı inşa edilmesi, en büyük olma gibi iddiaları, markalaşma, gelir ve kalite adına fazla bir anlam ifade etmiyor. İlgi odağı olmak, farkındalık oluşturmak için daha fazla hasletler gerekiyor.

        Dünya genelinde en güzel havalimanlarına iki şekilde belirleniyor:

        1) Sık seyahat eden yolcular veya seyahat otoriteleriyle yapılan anketlerle tespit ediliyor.

        2) Mimar ve mühendislerinin öncülük ettiği sivil toplum kuruluşlarının düzenledikleri yarışı, organizasyonlardaki alanında yetkin, deneyimli jüriler tarafından seçiliyor.

        Mesela İstanbul Havalimanı’nın Hava Trafik Kontrol Kulesi ve Teknik Binası, 2016 yılında daha yapımına başlanmadan proje aşamasında, “Mimarlık ve Dizayn Müzesi ve Mimari Sanat Tasarımı ve Kentsel Araştırmalar Avrupa Merkezi” tarafından 2016’nın Uluslararası Mimarlık Ödülü’ne layık görülmüştü. Böyle bir kule projesine benim de ciddi anlamda fikri katkım olduğundan Atina’daki ödül törenine davet edildim ve bu güzel ana şahitlik ettim.

        Türkiye’de hiçbir havalimanında tasarımıyla dikkat çeken kule olmadığına 3. Havalimanı ihalesi yapıldıktan sonra bir çok defa geniş analizlerle, dünyadan örneklerle vurgu yaptım. Yeni havalimanı için İstanbul’a özgü bir kule gerektiğini de özellikle birkaç defa anlattım. İGA’nın proje ekibi de böyle bir eserin ortaya çıkmasını sağladı. Asıl önemli olan ise bundan sonra gelecek ödüller…

        Şimdi dönelim asıl mevzumuza. Mimarlık fakültesi ve yüksek lisans öğrencileri tarafından geleceğin en güzel havalimanları tasarlanmış. Öğrenciler gelecekteki havalimanları nasıl olmalı sorularına cevap aramışlar ve ilginç tasarımlar geliştirmişler ve bu tasarımlarla da ödül kazanmışlar. Merakınızı cezbettiyse ele almak istediğimi husus bu. Buyurun beraber göz atalım geleceğini havalimanlarına...

        Önce ödülü alandan bahsedelim. Venedik’te gerçekleşen 2018 en iyi mimarlık üniversiteleri proje ödülünü, ABD’den North Carolina State College (NC State) mimarlık bölümü kazanmış. ‘Airport Studio’ ismi altında öğrencilerin tasarladıkları, en güzel 5 havalimanı projesi bu başarıyı getirmiş. Üniversiteliler, yenilik, geleceğe dönük düşünce ve küresel tasarıma yönelik bir çalışma yapmışlar. Örnek havalimanı projelerini Çin, İran, Madagaskar, Brezilya ve Yeni Zelanda ülkeleriyle bağdaştırıp konumlandırmışlar.

        “Geleceğin Havalimanları: Küresel Tasarım Düşüncesi” adlı çalışmalarını Venedik Bienali’nde sergilemek için İtalya Venedik’e davet edilen başarılı proje sahiplerinin eserleri Kasım ayı boyunca sergilenecek.

        Projelerde yeşil alan vurgusu dikkat çekerken, binalar yeşil alanlarla entegre halinde tasarlanmış. Ön plana çıkan projelerde havalimanının yapıldığı şehrin en önemli özellikleri yok edilmeden bir değer haline getirilmiş. En önemlisi ise yolcuların havalimanlarına en hızlı şekilde nasıl ulaşabileceği konusu olmuş.

        Geleceğin en güzel 5 havalimanı projesi, gelişmiş ulaşım teknolojileri, bulundukları yerin kültürü, coğrafyası ve ekonomisi dikkate alınarak tasarlanmış. Havalimanlarının arka planında yer alan kentsel iletişim, alışveriş merkezleri tasarlanmış. Öğrenciler mimarlık profesörü Wayne Place ve Curtis Fentress rehberliğinde bu ilgi çeken çalışmaya imza atmışlar. Buyurun geleceğin en güzel 5 havalimanına...

        Geleceğin Havalimanı Nanjing

        (Çin)

        Çin’de hayal edilen havalimanında odak, yolcuların torus benzeri fütüristtik bir yapıda, araçları ile tesise kolayca girip çıkabilmeleri olmuş. Varışta tüm uçaklar sorunsuz bir şekilde entegre edilecek ve yolcular inmesi gereken kapılara kolayca inecekler. Bu sistem uçakla bağlantılı durumda ve pilotun kontrolüyle sağlanıyor. Havalimanını merkezi lüks bir otel şeklinde tasarlanmış bir kule şeklinde. Uçaklar bu kulenin etrafında taksi işlemini gerçekleştiriyorlar.

        Aşkın ve Güllerin Şehri: Şiraz

        (İran)

        Aşkın şehri ve güller başlığıyla tasarlanan havalimanı bir çöl üzerine kurulmuş. Bu projede İran’ın kültürel yapısı dikkate alınarak bir proje oluşturulmuş. Havalimanı tipolojisini sıfırdan yaratan tasarımcılar, tesis şeklini ve işlevselliğini epeyce değiştirmiş. İki ayaklı kule olan tasarımın en ilginci yanı uçaklar yerden değil kulenin üzerinden kalkış yapıyorlar. Uçak geldiği zaman aprona iniyor, taksi yapıp havalimanı altında bulunan asansöre giriyor. Bu asansör uçağı iki kulenin birleştiği noktaya çıkarıyor ve uçak o noktadan kalkış yapıyor. Bu nokta ise yaklaşık 100 metre yüksekte bulunuyor. Uçağın asansör yardımıyla yukarı çıkması sırasında yolcularını alıyor.

        Herkes İçin Uçuş: Rio de Janeiro

        (Brezilya)

        Bu havalimanı ekonomik durumu iyi olan yolcularla kötü olanlar arasındaki sınıf farkını kaldırmayı planlıyor. Sosyoekonomik durumu geride bırakan bir havalimanı projesi. Zengin-fakir herkes bu havalimanını kullanabilecek. Havalimanı, şehir merkezinden uzak olmayan bir yerde kurulacak, çevre dostu hidroelektrik güç üretecek şekilde tasarlanmış. Havalimanının dışında bulunan alanda meyve bahçeleri var. Yolcuların sıra beklemeden uçuş yapabilmesi için her durum düşünülmüş. Çocuklar için oyun alanları, gençler için etkinlik alanları oluşturulmuş. Havalimanının sadece uçuş için geldiğiniz bir mekan olarak değil de uçuşu beklerken güzel vakit geçirebileceğiniz bir mekan olarak tasarlanmış.

        Okyanustan Gökyüzüne: Wellington

        (Yeni Zelanda)

        Dev okyanus Manta Ray balığından ilham alınarak tasarlanan havalimanı, akıllı havalimanı konseptiyle dikkat çekiyor. Havalimanının hiçbir bölgesinde çalışan göremiyorsunuz. Apronda yer hizmetleri yok, güvenlikte görevli yok, uçağa biniş kapılarında çalışanlar yok. Her şey yüz okuma sistemi üzerine kurulmuş. Yolcular kendi işlerini kendileri görüyorlar. Projeyi diğerlerinden ayıran farklılığı ise uçağa inip binerken olan süreç. Dikdörtgen bir asansör yardımıyla terminal içinden uçağa direkt biniyorsunuz. Bir alışveriş merkezi şeklinde kurulmuş bir terminali var. Havalimanı büyük alanlar kaplamıyor. Küçük, ama işlevsel konsepti var.

        Adaya Dikey İniş-Kalkış: Toamasina

        (Madagaskar)

        Bu havalimanı sadece dikey iniş kalkış (Vtol) yapabilen elektrikli uçaklara göre dizayn edilmiş. Bu tasarımda havacılığın geleceğinin bu yönde şekilleneceğine dair de vurgu var. Madagaskar Toamasina Havalimanı projesinde, aynı zamanda zengin yaban hayatını yolcularla paylaşmanın keyfini de sunmak amaçlanmış. Dünya üzerinde bitki çeşitliliğinin en fazla olan adanın bu özelliği de unutulmamış. Yüzlerce kumsal, yemyeşil bir doğa ve yağmur ormanları bu bölgeyi güzelleştiren en önemli unsurları olarak dikkate alınmış. Yolcular uçaklarını, yeşil doğaya bakarak bekleyecekler, havalimanı yapımı aşamasında yeşil alanlara zara verilmeyecek ve terminal içinde orijinal bitki türleri de yer alacak. Havalimanının deniz kıyısında olması sebebiyle yat limanı ile entegre düşünülmüş.

        Diğer Yazılar