Son Dakika

Her ikisi de filme kalbini koymuş

21.10.2018 - 02:14 | Güncelleme:

İlki 1937'de çekilen bir hikâyenin, dördüncü kez sinema uyarlanması ve bir kez daha başarılı olması, kimilerine şaşırtıcı gelebilir. Ama bir de “Hamlet”i düşünelim... “Hamlet”in sinemaya kaç kez uyarlandığını bile tam olarak bilmiyoruz. Aynı şey, roman ve öykü uyarlamaları için de geçerli değil mi? Sonuç olarak, bazı film hikâyelerinin, filmin kendisinden bağımsız olarak klasikleşebileceğini artık kabul etmemiz gerekiyor. Kaldı ki, “Bir Yıldız Doğuyor” tek örnek değil. En az 3 kez sinemaya uyarlanan “Invasion of the Body Snatchers” bir yana, aynı adı taşımayan ama aynı hikâyenin farklı çeşitlemelerini anlatan nerdeyse yüzlerce film var... Hatta daha da ileri gidersek, sinema sanatının birbirine benzeyen hikâyeler etrafında döndüğünü dahi söyleyebiliriz. Dolayısıyla, bu çağda önemli olan artık hikâyeden ziyade, öncekilerden farklı olarak ne yaptığınız, nasıl yorumladığınız ve nasıl çektiğiniz...


Bradley Cooper'ın, senaryosunu Eric Roth ve Will Fetters'le birlikte yazıp tek başına yönettiği “Bir Yıldız Doğuyor”un, 1937 ve 1954'deki çevrimlerden ziyade 1976 yapımı filmden daha çok yararlandığı söylenebilir. Kesin olan, önceki 3 filmden farklı bir ton tutturduğu ve özellikle seyirciyi duygusal anlamda etkileme açısından 1976 yapımı filmin çok üstüne çıktığı..
Cooper'ın yorumundaki göze en çok çarpan farklılık ya da yenilik ne derseniz, öncelikle öykünün duygusal yanını, karakterler arasındaki ilişkiyi, sevgiyi gerçekten iyi anlattığını ve şarkıları filmin bütünü içinde harika bir şekilde kullandığını söyleyebilirim. Cooper, açılıştaki ilk konser sahnesinden itibaren ileri ses teknolojisinin avantajlarından maksimum şekilde yararlanıyor. İlk sahnede Jackson Maine (Bradley Cooper) elinde gitar, kulisten sahneye çıktığında kendinizi onun hemen yanında hissediyor, basların titreşimini içinizde duyuyor ve filmin ilk yarısını her anından keyif alarak izliyorsunuz. Ally'nin (Lady Gaga) tecrübeli müzisyen Jackson Maine'in (Bradley Cooper) konserinde tek başına sahneye çıkıp “Always Remember Us This Way” şarkısını seslendirdiği ana kadar, filmin öyle bir duygusal enerjisi ve sinemasal dinamizmi var ki etkilenmemek biraz zor...   

Bradley Cooper'ın filmdeki konser sahnelerinin büyük bölümünü gerçek konser salonlarında, üstelik çoğunu seyircilerle birlikte ve oyuncuların bire bir canlı performanslarını kaydedederek çekmiş olması, filme seyirciyi kuşatan bir sahicilik getiriyor. Ama burada anlatım tekniğini aşan başka bir şey var. Şarkıların hikâyeyle bütünleşmesi... Mesela, Ally'yle arkadaşının garson üniformalarını çıkarıp Jackson'ın gönderdiği otomobile binmeleriyle başlayan sekans... Ally'nin otomobilden inip kulis kapısından girip sahneye kadar yürümesi, Jackson'ın onu düet yapmak için sahneye çağırması ve ikisinin birlikte “Shallow”u söylemesi insanın tüylerini diken diken ediyor. Lady Gaga, Ally'nin şarkının ortasında ciddi, kararlı bir şekilde sahneye yürümesini; orada sesiyle seyircileri kuşatmasını ve bu duruma içten bir şekilde şaşırmasını son derece doğal, samimi ve sahici oynamış. Burada müziğin giderek yükselişi, hareketli kameranın oyuncuları yakından takip etmesi ve montajın abartısızlığı kadar, Bradley Cooper ile Lady Gaga arasındaki kimya da galiba duyguları zirveye çıkarıyor.
Filmin ilk yarısında vasat hiçbir sahne yok. Maine'nin Ally'yi keşfettiği bar sahnesi mesela... Burada, Bradley Cooper'ın sade oyunculuğu kadar Lady Gaga'nın “La Vie En Rose”a getirdiği tutkulu yorumu da atlamayalım. Aslına bakarsanız, filmi yukarıya taşıyan yönetmenlik kadar her iki oyuncunun performansı. Birisinin ilk yönetmenliği, diğerinin ilk başrolü... Her ikisi de tüm kalplerini koymuşlar filme ve bunu hissediyorsunuz. Filmin bir yerinde söylendiği gibi, yetenek herkeste vardır, önemli olan kalbinizi ortaya koymaktır...
Cooper'ın yapımcı şirkete kabul ettirmek için hayli uğraştığı Lady Gaga, sadece şarkı söylediği sahnelerdeki harika performansıyla değil, doğal ve yalın oyunculuğuyla da filme çok şey katıyor; öyküye kendine özgü gerçekçi bir dokunuş ekliyor.

Ne var ki, filmin ikinci yarısını, yani Jackson Maine'in inişe, Ally'nin yükselişe geçtiği bölümleri aynı duyguyla seyrettiğimi söylemem imkânsız. İkinci yarı ne yazık ki, hikâyenin orijinalinden gelen melodramatik yapıya teslim oluyor. Belirli bir noktadan sonra, her sahnenin filmin gözleri yaşartan bir melodrama dönüşmesi için oraya konulduğu hissediliyor. İlk bölümdeki sahicilik hissi uçup gidiyor ve geriye sadece abartılmış olduğunu düşündüğünüz bir melodram tadı kalıyor.
Önceki üç filmi tümüyle bir yana bırakan, daha gerçekçi ve iyi yazılmış bir ikinci yarıyla belki her şey daha iyi olabilirdi. Kendi adıma hikâyenin bu haliyle sıradanlaştığını düşünüyorum. Çünkü montaj bir noktadan sonra dağılıyor, sahneler arası geçiş çok hızlanıyor ve dramatik olayların peş peşe gelmesi nedeniyle film, karakterlerin iç dünyasında olup bitenlere, hatta aralarındaki çelişkilere derinlemesine giremiyor.  
Özetle, “Bir Yıldız Doğuyor”u Amerikalı ve İngiliz eleştirmenler kadar çok beğendiğimi söylemem mümkün değil. Sevdiğim kesin ama özellikle ikinci yarısında hikâyenin gidişatını beğenmedim. Sözgelimi, Jackson Maine'in Ally'nin menajeri Rez Gavron (Rafi Gavron) ile yaptığı birkaç dakikalık konuşmanın ardından aniden büyük bir değişim göstermesine hiç ikna olamadım. Grammy Ödül Töreni'nde olup bitenler de açıkçası biraz abartılı geldi. İkinci yarıda bence filmi ayakta tutan senaryo ve hikâyeden ziyade, konser sahnelerinin sahiciliği ve oyuncuların başarısı... Tam da burada Bradley Cooper ve Lady Gaga'nın yanı sıra Sam Elliott'un da adını anmam gerek.
Öte yandan, ikinci yarısındaki tüm zaaflarına rağmen yine de gönül rahatlığıyla önerebileceğim bir film bu... Ama tadını çıkarmak için sinema salonunda seyredilmesi gerekiyor. O muhteşem “Shallow” düeti ve Lady Gaga'nın “Always Remember Us This Way” performansı bence kesinlikle sinemada izlenmeli.
Filmin notu: 7


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300