Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Mayıs ayında aşı olanların iç mekanlarda maske takmaları gerekmediği açıklanınca Amerika’daki eyaletler bir gecede yönetmeliği değiştirdi. Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezi (CDC) aşı olanların virüsü bulaştırma riskinin çok düşük olduğunu söyledi, böylece bir seneyi aşkın maske baskısı bir gecede son buldu. Spor salonlarında, sinemalarda, süpermarketlerde maskesiz hayat yeniden başladı. Son zamanlarda maskenin zorunlu olduğu metroda bile maskesizlere yan gözle bakanlar azalmaya başladı.

Ancak CDC’nin tavsiyesini uygulayan eyaletler insanların sözüne güvenmeyi tercih etti. Hiç kimse kimin aşılı olup olmadığını kontrol etmedi. Kişinin beyanı esastı. Bazı süpermarketlerde maske takan çalışanların aşı olmayan gruba girdiğini varsayıyorduk, bazı müşterilerse başkalarına güvenmediği için maske takıyor gibiydi. Ama sonunda bu beyana dayalı sistem çöktü. Çünkü insanlar yalan söyledi, sistemin açığından faydalandı, aşısızlar da aşılıymış gibi davrandı. Ve vaka sayıları artmaya başladı. New York şehri şimdi spor salonlarından lokantalara kadar iç mekanlara girebilmek için aşı sertifikasını beyan etmeyi zorunlu kılıyor.

YAKINDA ZORUNLU OLACAK

Bireysel özgürlükler konusunda kavga çıkarmaya hazır ABD’de başka şehirler de New York’un izinden gidecek, yeni kavgalar çıkacak belli ki. Florida eyaletinin Cumhuriyetçi valisi okulların aşı ve maske zorunluluğu getirmelerini yasaklamıştı mesela. Başka Cumhuriyetçi valiler de aşı sertifikalarına şiddetle karşı. Ancak New York tıpkı Fransa ve İtalya’daki gibi aşı sertifikasını zorunlu kılarak yavaşlayan aşılanmanın önüne geçmeye çalışıyor.

Önceki gün önce spor salonundan, sonra da Balthazar’dan içeri girerken artık aşı sertifikası göstermemiz gerektiğine dair mesaj geldi. New York eyaletinin bu işi kolaylaştırmak için hazırladığı bir app var, QR kodunu okutarak aşı olduğunuzu kanıtlayabiliyorsunuz. App’i kullanmayı tercih etmeyenler aşı olunduğunda verilen kartı beyan edecekler. New York ayrıca sadece ABD’de onay alan üç aşıyı – Pfizer/BioNTech, Moderna, Johnson & Johnson – değil, Dünya Sağlık Örgütü’nün onayladığı diğer aşıları da kabul ediyor. AstraZeneca veya Sinovac aşısı olduğunuza dair belge gösterdiğinizde de iç mekanlara girebiliyorsunuz.

New York’ta uygulama 16 Ağustos’ta başlıyor, ama Eylül ayına kadar işletmelere uyum sağlamaları için müsaade edilecek. Daha sonra katı bir şekilde aşılılarla aşısızların arasındaki duvar belirginleşecek. Aslında şimdiden kimi barlar kapıda kimlik kontrolüyle birlikte aşı kartı da soruyor. Eylülde perde açacak Broadway müzikalleri sadece aşı olan seyircilere oynayacak örneğin.

Aslında çok daha önce bu uygulamaya geçilebilirdi, nitekim New York eyaletinin aşı pasaportu ta Mart ayında çıktı. Önceki gün bir bara gidene kadar da hiç kimse bana bu pasaportu sormadı. Ama bundan sonra hayatın önemli bir parçası olacak gibi gözüküyor.

Olması gereken de bu.

AŞI OLANA ÖDÜL

İnsanların aşı olmama hakkı var elbette, ama aşı olmadıkları sürece aşı olanların da hayatını tehlikeye atıyorlar. Dahası, erkenden aşı olup hem kendi sağlıklarını düşünen hem de topluma karşı sorumluluğa sahip insanların sırtına yüklenerek sistemi çökertiyorlar.

New York’ta başlayan uygulama başka Amerikan şehirlerine de sıçrayacak, çünkü burası hemen her konuda önder. Neden Avrupa’nın bu kadar gerisinde kaldığı başlı başına bir tartışma.

Aşılama oranının yavaşladığı Türkiye’de de bir an önce benzer bir aşı sertifikası uygulamasına geçilmeli. Ne işe yaradığı anlaşılmayan HES kodundansa sinema, tiyatro, cafe, restoran, uçak, otel gibi yerlere sadece ve sadece aşı sertifikası göstererek alınmalı insanlar. Önceki gün televizyonda izledim, Türk halkı aşı olmak için “Birkaç gün tatil, borçların silinmesi vs.” gibi absürt taleplerde bulunuyor. “Hayatta kalmak,” hiç kimsenin aklına en önemli ödül olarak gelmiyor. Varsa yoksa bedavacılık. Şimdi en azından aşı olanlara hareket özgürlüğü en büyük hediye olabilir.

YORUMLAR

Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
0:00 / 0:00