Şimdi tekmenin ne olduğunu anladık mı?
Şöyle özetleyeyim bir de:
Çalışma Bakanı diyor ki, “Bugüne kadar orada bir işçi öldü. Başkaca da vukuat yoktur”.
Oysa 10 Kasım’da “Saray’dan işçi düşürme” başlıklı yazıda yazdım; yine düşen, yaralanan ve artık iş göremeyecek hale gelmiş bir işçi var.
Evet, ölmedi ama ölmekten beter edildi.
Sadece işsiz değil, çalışamayacak durumda.
Bir konduda kirayla, iki çocuğun hayatıyla baş başa.
Ve o işçi de, biri Saray’ın esas inşaatçısı, diğeri taşeron, iki işvereni dava etti.
Büyük patron, “Lenin’den, Nazım Hikmet’ten alıntılar” yapan, ama birini adeta St. Petersburg’da “çiçekçi”, diğerini de “ihaleci” gibi anan hoş bir insan belli ki!
Onları sınıfsal şahsiyetler olarak bilmektense, duygusal, sanatsal kişiler olarak anıyor.
Çalışma Bakanı da belki artık merak eder, Çalışamaz, iki çocuğa bakan o işçi ne durumda diye…
Hiç merak etmesin, onun başına gelenlerin “Fikr-i takip”indeyim!
***
İşte bu ahval ve şerait içinde, “Danışman Yusuf’un yerde yatan Somalı işçiye tekmesi” de daha büyük mana kazanıyor.
Çünkü…
Yani ölü ya da diri, düşersin…
Ölü ya da diri bir de tekme yersin!
Çalışırken işçi işçi ölürsün…
Ölmezsen işsiz işsiz olursun!
***
Pekiyi, “Hükümetin nöbetçi vicdanı” Arınç ne der bu duruma:
Çok iyi yapıyorsunuz…
Yükte hafif pahada ağır olmalı işveren ve hür teşebbüs!
Not: Habertürk’teki yazılarıyla, ihtisasıyla, Ali Tezel işçiler, çalışanlar için önemli bir “bilgi ve tavsiye kaynağı”ydı. Öyle bir bilgi kaynağını kaybedince, hepimiz kaybediyoruz! Somalılar da, Ermenekliler de, medya çalışanları da.
Diğer her şey baki…
Ama Cumhurbaşkanı’nın Rusya (Putin) ile attığı adım önemli.
Rusya, kendisini kuşatan Batı (ve Suudi) oyununa karşı misilleme ile çıkış arıyor.
Onu da Türkiye’de arıyor şimdilik.
İndirimli gaz sunarak ve boru hattı resti ile.
Bu ülke için bu iyi bir şey.
Ama ortadaki garabet de şu:
Belki de bunlar birbirine karışmaz; lakin S. Arabistan misal, petrol fiyatlarını düşürerek hem krizdeki Batı ekonomilerine gaz verdi; hem de Rusya’yı önemli bir gelir kaybına uğrattı. (İran’ı da).
Kimin yanında, kimin karşısında olacak Ankara an be an?
Bakalım aynı anda bir sürü dansı kıvıracak mı, “dansın sultanları”?
- Komple saldırı mı komplo tezgâh mı?7 yıl önce
- Bundan böyle, Aznavour da yok!7 yıl önce
- İnci Sokağı'ndaki kız!7 yıl önce
- Fransa başbakanıydı… Barselona başkan adayı oldu!7 yıl önce
- Ajax'tan takasa, Avrupa'nın Pers seferi!7 yıl önce
- 380 yıl sonra Avrupa'nın 'din savaşları"7 yıl önce
- Cumhurbaşkanı adayına 'akli' muayene!7 yıl önce
- Faşizmin rehinesi olarak antifaşizm!7 yıl önce
- Her şey körleşiyor, derken… Devletler de itiraf eder!7 yıl önce
- İnsanların hüznü en çok gözlerinin içindedir!7 yıl önce