Taş Devri!
Bazen bir “küçük” haber büyük sistemin tamamını özetler.
“Sistem” şöyle:
“Küçük haber” ise şu:
“Sayıştay, Soma A.Ş.’nin devlete sattığı, devletin kabul edip (milletin) parasını ödediği kömürün, normalin de çok üstündeki kısmının, çöpe giden taştan ibaret olduğunu belirledi.” (Hürriyet’te Hacer Boylacoğlu’nun haberi)
***
Mekanizma böyle kuruluyor işte:
Şimdi onu sevin, şunu sevin…
Elinizde bir de bu “taş” var işte.
Kimi mahdum rantını taştan çıkarıyor…
Kimi yetim bağrına taş basıyor!
***
Faciadan hemen önce, bakanların o madeni, o şirketi övmesi, yere göğe sığdıramaması boşuna değil demek ki.
Sermayenin kirini, pasını yere göğe sığdıramıyorlar…
Sonra bir anda 301 işçiyi birden yere sığdırıyorlar!
***
Başbakan (Asistanı) Davutoğlu, başbakan tayin edildiği kongrede şunu demeye getirmişti:
Ve artık herkese mi, kendi ailesine ve çocuklarına mı, sözü şöyleydi:
Kol filan kesilecek yer değil burası…
Çünkü yük, sadece bagajdaki dört bakandan ibaret değil.
Araba tavanın üstünde de yük taşıyor!
Her bir bakan, işte o kömürdeki taş gibi.
Birini suya atsan; halka halka yayılacak.
Halka yayılacak!
O yüzden “Saatçi” soluğu sarayda alıyor…
O yüzden baba ve mahdumuyla “Güler cemaati” ortaya karışık, “Konuşurum” diye tehdit sallıyor.
Beraber yürüyüp beraber ıslatanlar bu yollarda, bir ötekine karşı eline taşı alıp atmaya hazır; kendileri harcanırsa diye.
Ve Davutoğlu lafını yutuyor; bir millet, arsızlığın tapelerinin imhasına seyirci yazılıyor.
Bu iştahlı, arsız ve yüzsüz Ziyafet İşleri’nin namusla, temizlikle, dürüstlükle, iman ve yüce ahlakla ne alakası var, Diyanet İşleri?
***
Zaten biraz muhakeme yapan bir AKP’li bile şöyle düşünebilir ama zor oluyor genellikle:
Birilerinin bir gün darbe, komplo, kumpas vesaire yapma girişimi, tamam, velev ki doğru.
Bitti mi şimdi? Geçti mi o tehlike?
Evet, değil mi Emcet?
O vakit, zarf artık yırtıldıysa, mazrufa bakmayacak mıyız?
“Kasa-kutu cemaati”nin kayıt dışı muhasebe kayıtlarını hangi “Paralel” cemaatin ortalık yere postaladığını öğrendik, tamam.
Mektubun içindekileri hiç okumayacak mıyız?
Neden zarfla birlikte mektubu da yırtıyorsunuz a AKP, a Tape!
***
“Barış” denen ülkede polis kurşunuyla yine çocuklar, gençler, oto tamircisi Zeki ile balkondaki Musa da öldürüldü.
Bu kurşunların peşinde olan bir devlet, Emniyet ve yargı yok…
Çünkü “Taş Düzeni”ni tahkim etmek, bu düzenin arsızlıklarından taşanları örtmek, kılçıkları sindirtmek ve balçıklarda çatlak sesleri sindirmekle meşgul.
O yüzden, “kendi sesini duyan polisler”in peşinde olanlar; “çocukları sessizliğe gömen polisler”i umursamıyor bile!
***
Vallahi öncelikle AKP’ye oy vermiş yüzde 50’nin bir düşünmesi lazım.
- Komple saldırı mı komplo tezgâh mı?7 yıl önce
- Bundan böyle, Aznavour da yok!7 yıl önce
- İnci Sokağı'ndaki kız!7 yıl önce
- Fransa başbakanıydı… Barselona başkan adayı oldu!7 yıl önce
- Ajax'tan takasa, Avrupa'nın Pers seferi!7 yıl önce
- 380 yıl sonra Avrupa'nın 'din savaşları"7 yıl önce
- Cumhurbaşkanı adayına 'akli' muayene!7 yıl önce
- Faşizmin rehinesi olarak antifaşizm!7 yıl önce
- Her şey körleşiyor, derken… Devletler de itiraf eder!7 yıl önce
- İnsanların hüznü en çok gözlerinin içindedir!7 yıl önce