Esma ile Şeyma kardeş olamaz mı?
Mısır’ın “darbeci-seçilmiş” başkanı Sisi, Paris’te Fransa’nın “sosyalist-seçilmiş” Cumhurbaşkanı ile görüşmüş, silah(lanma) anlaşması da yapılmıştı.
Sonra…
Paris’te Charlie Hebdo baskını ardından Sisi ona başsağlığı da diledi.
Dedi ki: “İslamiyet, masum sivillere karşı böyle eylemlere karşıdır.”
Sonra…
Şeyma’dan dünyaya, kanlar içindeyken, henüz yere düşmeden, diz çökmüş kocası ona sarılmış, o da kocasının omzuna tutunmuş vedalaşırken bir “an” kaldı.
Sisi’nin silahları, henüz darbe yaparken, yüzlerce kişiyle birlikte Esma’yı da öldürmüştü.
Kalbimiz ayırıyor, vicdanımız ayırıyor, gözyaşlarımız ayırıyor!
Bırak ayrı silahları, mermi aynı silahtan çıksa bile ayırıyor!
***
Çünkü Esma ile Berkin’i de ayırıyoruz…
Berkin ile Yasin’i de!
***
Nasıl da zor geliyor ayırmamak.
Aynı toprağa benzer kahpelikler sonucu düşenleri, aynı toprakların çocukları saymamak nasıl da zor geliyor.
***
O yüzden vicdanlar karışık, kafalar karışık, stratejik derinlikler zaten çok karışık.
“Devlet gözyaşları” kafadan ayırıyor çocukları.
“Cumhuriyet Bayramı”nda kimi cumhuriyetçi komutanın gözaltına aldırıp asit kuyusunda erittiği çocukları hiç görmeden Berkin’i görebilen gözlerimiz…
Berkin’i ve annesini yuhalatıp Yasin’i öven sözlerimiz…
12 yaşında çocuğu delik deşik eden 13 mermiyi hoş görüp 10 yıl sonra da 12 yaşında Nihat’ın üzerine basarak Müslümanlık, insanlık, devlet adamlığı, demokrasi, insan hakları dersi fışkırtan arazözlerimiz var bizim!
“Çocuklarımı dinlediler” diye feryat edip kanunlardan, polisten,yargıdan bir “Yeni Türkiye” kurarken; “çocuğumu vurdular” diye isyan eden analara kapalı kulaklarımız, kapalı gözlerimiz!
“Çocuklarımı dinlediler” diye polisleri içeri atarken, işten atarken; “çocukları vuranlar”ı kahraman sayıyor gözdelerimiz!
***
O yüzden…
Dünya ve ülkemiz, biraz da, hatta epeyce de bu yüzden acıdan acıya koşturuyor.
Çünkü Esma ile Şeyma’yı aynı kalbe sığdıramıyoruz.
İki kalpli “sosyalist” cumhurbaşkanları da sığdıramıyor…
“16 Türk devletli” cumhurbaşkanları da!
Cumhurbaşkanı Cibuti’den AB’ye seslendi:
Ben böyle tavırları nedense çok seviyorum!
Fakat karşılıksız bir sevgi bu.
Çünkü bu tavrı alıyorsanız, ne yapmanız beklenir:
Ne beklenir mesela:
Topraklarında atom bombası, Patriot, kalkan koleksiyonu olsun…
El alemin bombası, silahı, uçağı, ittifakı, hesabı kazık gibi orta yerine çakılsın…
Somali’den Afganistan ve Irak’a “koalisyon ortağı” geçin…
Sonra “kendi yolunu çiz” gitsin!
Aynen, “Sisi darbeci” deyip o darbeyi yaptıran Suudi Kralı için “yas” gibi İlyas!
Şimdi bir AB elemanı mesela, emin değilim de, belki der belki demez:
- Komple saldırı mı komplo tezgâh mı?7 yıl önce
- Bundan böyle, Aznavour da yok!7 yıl önce
- İnci Sokağı'ndaki kız!7 yıl önce
- Fransa başbakanıydı… Barselona başkan adayı oldu!7 yıl önce
- Ajax'tan takasa, Avrupa'nın Pers seferi!7 yıl önce
- 380 yıl sonra Avrupa'nın 'din savaşları"7 yıl önce
- Cumhurbaşkanı adayına 'akli' muayene!7 yıl önce
- Faşizmin rehinesi olarak antifaşizm!7 yıl önce
- Her şey körleşiyor, derken… Devletler de itiraf eder!7 yıl önce
- İnsanların hüznü en çok gözlerinin içindedir!7 yıl önce