Ver gazı, al Gazze'yi!
Bir okur sordu:
“Mesela Işid yahut ne bileyim PKK Türkiye’ye tazminat verip özür dilese, İsrail gibi mutabakat olur mu?”
“Olmaz” diye kestirip attım, devlet adamı ciddiyetiyle.
Işid’den emin değilim tabii; o da adı üstünde, tabii aynı değil de, İsrail gibi bir “devlet.”
Seyyar, tanışan olsa da resmen tanıyan yok, kafa keserken S. Arabistan gibi kanunlara uymuyor ama kendi beyanıyla öyle işte!
Önceki “mutabakat mevsimleri”nin kimi eserini de biliyoruz:
Buna bakınca, İsrail’le mutabakat yine de kârlı; öldürülenlerin ailelelerine 20 milyon dolar koparmış hükümet.
“Özür” zaten İsrail’in bugüne kadarki en büyük yenilgisi!
Bir de İsrail doğal gazı gelirse hakikaten İsrail diz çökmüş olacak!
Demiş oluyorsun ki, sert bir ses tonuyla, “Ver gazı, al Gazze’yi!”
Sonra ver elini yine Konya’da Anadolu Kartalı uçuşları, ver eline tank ihalesi, Mavi Marmara’ya saldırmış İsrail komandolarını eğiten Ofer Ailesi”ne ver elden Kuşadası Limanı.
Bunların hepsi oldu, biliyorsunuz.
Olmayan ise şuydu:
“Seviyeli ilişkilerimiz” şöyle:
Osmanlı mirasını kırıp dökmüş, “Arap Baharı”nın insanî ufuk olma ihtimalini boğmuş, Bahreyn’de demokratik protestoyu tankla ezmiş, Yemen’de sivilleri vurmuş, “Kardeşimiz Mursi”yi sandık iradesini çiğneyerek devirmiş, hapse atmış, “Esma kızımız” ile yüzlerce Mısırlıyı katleden askeri darbeyi kotarmış S. Arabistan Sarayı bir kolumuzda…
Mavi Marmara’yı basıp 10 insanı öldürmüş, Gazze’yi esir-rehin almış, Filistin’i gasp etmiş Likud İsrail’i diğer kolumuzda…
Artık nereye çekerlerse!
Tepemizde de “İncirlik açılacak, Musul’dan asker çek, sınırın 98 kilometresini Işid’e kapat, İsrail’le barış, S. Arabistan’la İslam İttifakı yap, Mısır darbesine fazla laf etme” deyip uçak uçuran ABD…
Sırtımızda “Demokrasi o kadar mühim değil, yeter ki şu Aylangiller’i ölü ya da diri senin oralarda, serin sularda, toplama kamplarında tut. Al sana 3 milyar Avro, güle güle ye” diyen AB.
***
Sonra bakiyeye bakıyorsun:
Bravo vallahi!
Bravo, “baldıran olsa içeriz” dediğin “barış umudu”nu, “millet iradesi”ne kızınca” bozdurup harcamış, onca zaman göz yumulan hendekleri, hendekçileri filan “savaş ilanı” saymışsın…
Meclis’te bir iktidar milletvekili çıkıp “HDP Apo’yu tasfiye etmek istedi” diyebiliyor…
Yani bir halkın, bir partinin “barış içinde siyaset, Meclis’te temsil, muhalefet” imkânlarını çok daha tehlikeli görmüşsün…
Bir yanın hissetmese de bir yanın kanıyor: Delik deşik kentler, bir zamanlar “Sincan’da balans ayarı”na köpürdüğün tanklar şehir içinde “teröristlere karşı” binalara atış yapıyor!
Böyle bir zaman işte!
Not: Bu arada İsrail deyince, tank deyince aklıma bir zamanlar çok yazdığım “İsrail’e verilmiş tank modernizasyonu ihalesi” geldi.
“Bin yıllık 28 Şubat süreci” ısrarla İsrail’e verdirmişti ihaleyi; İsrail tankları Filistin’i ezerken. AKP de iktidara gelmeden önce “İktidara gelince hemen iptal edeceğiz" dediği ihaleyi iptal etmemişti.
İyi de olmuş, “İsrail’le 17 Aralık mutabakatı”nı, bugünleri de görmüş tanklar!
- Komple saldırı mı komplo tezgâh mı?7 yıl önce
- Bundan böyle, Aznavour da yok!7 yıl önce
- İnci Sokağı'ndaki kız!7 yıl önce
- Fransa başbakanıydı… Barselona başkan adayı oldu!7 yıl önce
- Ajax'tan takasa, Avrupa'nın Pers seferi!7 yıl önce
- 380 yıl sonra Avrupa'nın 'din savaşları"7 yıl önce
- Cumhurbaşkanı adayına 'akli' muayene!7 yıl önce
- Faşizmin rehinesi olarak antifaşizm!7 yıl önce
- Her şey körleşiyor, derken… Devletler de itiraf eder!7 yıl önce
- İnsanların hüznü en çok gözlerinin içindedir!7 yıl önce