Nasıl olur!.. Bir baba evladını kurban eder mi!
Hazret-i İbrahim, Allah bir oğul verirse onu Allah için kurban edeceğini söyledi.
Dileği yerine geldi, rüyasında sözünü yerine getirmesi bildirildi.
Rüyasında oğlu Hazret-i İsmail’i kurban ettiğini gördü. Eşi Hazret-i Hacer’e dedi ki:
Hazret-i Hacer sordu: Bıçak ve iple misafirliğe nasıl bir gidiş bu?
Cevap geldi: Belki Allahü teala bize bir koyun verir.
Şeytan bunu duydu, Hazret-i Hacer’in yanına vardı:
Hazret-i Hacer sordu. Nasıl olur? Bir baba oğlunu kurban eder mi?
Şeytan, ama Rabbim emretti diyor, dedi.
Hazret-i Hacer, O emretmişse, ona bin can feda olsun, diye cevap verdi.
Şeytan Hazret-i İbrahim ve oğlunu da yokladı. İkisinden de aynı feda olsun, cevaplarını duydu.
Hazret-i İbrahim, oğlum, rüyamda seni boğazladığımı görüyorum, dedi.
Hz. İsmail baktı ki, bıçakta besmele yazılı: Besmele yazan bıçak, nasıl keser!
Hz. İbrahim bıçağı vurdu, bıçak kesmedi. Kızıp yere fırlattı. Bıçak dedi ki, sana kes diye emreden, bana da kesme diye emrediyor.
Ve bir lütuf nidası geldi:
Hz. İbrahim bir baktı, oğlunun bağları çözülmüş: Yavrucuğum, kim çözdü?
İnanç budur, “kurban kesmek babanız İbrahim’in sünnetidir” diyen “Peygamber’in buyruğu” odur, bayramsa o bayramdır, kurbansa o kurban, kansa o kandır..
***
Lakin…
Memleketin birinde mesela…
30 yıldan dar zamanda, 50 bin çocuk kurban edilmiştir. İbrahim, İsmail, Hacer, Mehmet…
Övünerek, şişinerek çürük binalar yapılmış, binlerce evlat kurban edilmiştir. İbrahim, İsmail, Hacer…
Minicik kızların hayatı, ruhu çalınmış, ezilmiş; N.Ç. diye, her harfinin üstünde “kanun devleti” tepinmiştir.
Gençler, “Yok şeytana uydu”, “Yok itiraz etti”, “Yok yan baktı, çok konuştu, yürüdü, bağırdı, pankart açtı” diye kurban edilmiş, elleri bağlanmış, yüzükoyun yatırılmış, hançerelerine ne hançerler dayanmıştır.
***
Bugün, devletli veya ahaliden, binlerce baba, imkn nispetinde, ellerde bıçak, alınlarda kan, yerde bir kurban, bir nevi imtihan…
O kadar derin inançla bile hala kavrayamıyor ki…
Madem ki bir koç, bir koyun sünnettir size; evlatları boğazlamayın, kesmeyin, anaları dayanamaz kılmayın diyedir!
Kadim soru aynıdır:
Bitsin artık bu kanlı, zorlu imtihan. Giyin giydirin, kendinizce en iyi elbiseleri. Tarayın saçları. Bayramı bir kez olsun, bayram yapın!
***
Hepinize mutlu, hiç değilse umutlu bayramlar dileğimle; bayram vesilesiyle kendimizle de yüzleşmeye ve tefekküre davetle, biraz müsaade!
- Komple saldırı mı komplo tezgâh mı?7 yıl önce
- Bundan böyle, Aznavour da yok!7 yıl önce
- İnci Sokağı'ndaki kız!7 yıl önce
- Fransa başbakanıydı… Barselona başkan adayı oldu!7 yıl önce
- Ajax'tan takasa, Avrupa'nın Pers seferi!7 yıl önce
- 380 yıl sonra Avrupa'nın 'din savaşları"7 yıl önce
- Cumhurbaşkanı adayına 'akli' muayene!7 yıl önce
- Faşizmin rehinesi olarak antifaşizm!7 yıl önce
- Her şey körleşiyor, derken… Devletler de itiraf eder!7 yıl önce
- İnsanların hüznü en çok gözlerinin içindedir!7 yıl önce