Hangi yüzle, hangi yüzsüzlükle?
Ve daha küçükleri:
Ve şimdilik en küçükleri:
***
İsrail’in geleneksel “toplu cezalandırma” bombardımanlarında son öldürülen 100’den fazla insan arasındaki 30 kadar çocuktan bazıları.
Ayırmayın; kaçırılıp öldürülen üç İsrailli genci, 16 yaşlarındaki Gilad Shaer ile Nafheli Fraenkel’i ve 19 yaşındaki Eyal Yifrah’ı da ekleyelim elbet.
Onların yanına da, aklı başında, vicdanı kalbinde onca İsrailli’ye karşın, “ırkçı” linç, intikam, nefret hezeyanlarıyla kaçırılıp işkence edilen ve canlı canlı yakılan 16 yaşındaki Muhammed Ebu Khdeir’i de.
Ve elbet, onca yılda çoğu canlı bombalarla öldürülmüş 100 kadar İsrailli çocuğu…
Ve tabii ki, 1950’deki ilk kayıtlı “İsrail çocuk katliamı”nda öldürülen üç çocuktan itibaren, çoğu “üstün bombardıman gücü” altında can vermiş, evi, toprağı,ülkesi zaten gasp edilmiş yüzlerce ve yüzlerce Filistinliği çocuğu.
***
Muhammedler; boyunlarında ölüm fermanıyla, birer esir yahut rehine, her an mülteci ve her an toplu bir suçun failleri olarak doğuyor ve sığındıkları o adlarıyla öldürülüyorlar.
İsrail devletinin, çoğu zaman Batı işbirlikçiliğiyle vuku bulan “tarih boyu katliam”ını kınayan “Müslüman elemanlar”ın çoğu da, epeydir birbirlerini katletmekle meşgul zaten.
Böyle de bir yüz ve ikiyüzlülük meselesi var, “mazlumlar”ın.
İsrail’in katlettiğinden fazlasını Iraklı “Müslümanlar” birbirini keserek, paramparça ederek kafa kopararak katletti; Suriye’de rejim ile ayaklananlar ve başka İslam ülkelerince doldurulanlar bir o kadar katletti.
“Şia’dan beter” diyen, öldürülenleri ayıran Müslümanlıklar, “Şiiler İsrail’den daha büyük düşman” diyen Suudi Sarayı filan var bu dünyada.
Sünni-Şii kırımını inancının emri sayanlar.
Mısır’da meydanlarda katledilenler Müslüman’dı; katleden paşalar da öyle.
O paşaları besleyenler de Müslüman’dı; şimdi kutlamaya koşanlar da.
***
“Biz”e gelince.
Hadi mermiyle, gaz kapsülüyle, evleri yakarak, asit kuyusuna atarak, sırtından 13 mermi sıkarak, köy basarak, bombardımanla yere serdiğimiz 12, 13, 14 yaşında çocuklarımızı saymayalım.
Yok.
Attık tuttuk.
Mısır ve İsrail arasında sıkışmasını unuttuk.
Üstelik bir elinde, “İsrail’e sevk edilen Kürt petrolü”, bir elinde “İsrail’le özür mözür sayesinde artan ticaret” ile.
Ve “çocukları katleden” zulüm ve devletten ziyade; halkları ve insanları topluca aşağılayan, ırkçı kelimeler koşturan, konuşturan, Yıldızlı, yaldızlı bildik nefret diliyle.
S. Arabistan ve Katar ittirmesiyle, “Sünni Blok” diyerek müthiş bir yarılmanın ateşine odun taşımışsın; TIR’lamışsın…
Şimdi fırlamışsın da, ne diyeceksin ki zaten!
***
Daha da beteri.
***
Cezaevlerindeki binlerce Filistinli dışında, bir halkın tamamının hapishane gibi kapatıldığı bir topraktan, “üç genci katleden failler” bir yana, cinayet yüzünden bir halkı bombalayan, başka çocukları kolayca katleden bir devlet vahşetinden söz ediyoruz.
Bir Nazi askeri öldürülünce, yerel halktan yüz kişiyi kurşuna dizenlerden bakiye toplu cezalandırma vahşetinden.
- Komple saldırı mı komplo tezgâh mı?7 yıl önce
- Bundan böyle, Aznavour da yok!7 yıl önce
- İnci Sokağı'ndaki kız!7 yıl önce
- Fransa başbakanıydı… Barselona başkan adayı oldu!7 yıl önce
- Ajax'tan takasa, Avrupa'nın Pers seferi!7 yıl önce
- 380 yıl sonra Avrupa'nın 'din savaşları"7 yıl önce
- Cumhurbaşkanı adayına 'akli' muayene!7 yıl önce
- Faşizmin rehinesi olarak antifaşizm!7 yıl önce
- Her şey körleşiyor, derken… Devletler de itiraf eder!7 yıl önce
- İnsanların hüznü en çok gözlerinin içindedir!7 yıl önce