Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Cihangir İstanbul’un sıradışı semtlerindendir. Taksim’in hemen yanıbaşındaki bu bölgede Türkiye’nin “yeni” profiline fazla uymayan insanlar yaşar. Cihangir’de kiralar nisbeten ucuz, manzara güzel ve Beyoğlu’na yakın olduğundan burası daha çok sanatçıların, yabancıların, aykırı kimliklerin bir nevi “sığınağı” gibidir. Sokak aralarındaki mütevazi binaların altlarında güzel kafeler ve restoranlar, Cihangirlilerin olduğu kadar diğer İstanbulluların devam ettikleri yerlerdir.

        Şimdi ramazan. Cihangirlilerden gelen şikayetlere bakılırsa böyle bölgeleri Çarşamba’ya benzetmeğe kararlı olan ve sırtlarını seçimde kazandıkları çoğunluğa dayayan bazı kesimler Cihangir sakinlerini rahatsız etmek için ramazan davulcularını kullanıyorlar. Davulcular ve etraflarındaki 25-30 kişilik bir grup zaten seslerin yankı yaptığı dar sokaklarda uzun süreyle ve büyük bir gürültüyle davullar çalarak Cihangirlileri sahura kadar uyutmuyorlar.

        İş bununla da kalmıyor, semt halkı tacize de uğruyor. Geçtiğimiz Cuma gecesi evlerine dönmekte olan iki genç bu insanların tacizine uğradı. Gençlerden biri hasta yatmakta olan yaşlı komşusunun ricası üzerine davulculardan gürültü yapmamalarını istedi. Davulcular ve etraflarındaki güruh iki gence “Atatürkcü” ve “sarhoş” diye saldırdılar. Gençler soğukkanlı davranıp kaçmasalar çok ciddi sonuçlar doğabilirdi.

        TÜRKİYE MANZARALARI

        Okuyuculardan gelen şikayetlerin çoğu yurdumuzun ne hale getirildiğinden örneklerle dolu. İzmir- Şirince’den yazan bir okurumun anlattığına göre bir süre önce bu ilçeyi ziyaret eden Emine Erdoğan, ilçeyi çok beğendiğini fakat kapalı “hanım” sayısının az olduğunu söylemiş ve parmağını sallayarak “bu konuyu halledeceksiniz” diye yetkililere herkesin içinde emir vermiş.

        Bence acele etmesine gerek yok, zaten sonunda bütün Türk kadınları ister istemez kapanacak.

        Geçtiğimiz günlerde Bodrum’da mayo satan bir dükkana bir “hanım” geliyor ve tesettür mayosu istediğini söylüyor. Dükkan sahibi sadece bikini ve mayo sattığını söyleyince “hanım” dükkan sahibini azarlıyor. Bir saat sonra belediye yetkilileri gelip çeşitli bahanelerle dükkanı 1 hafta kapatıyorlar.

        Bunlar okurlardan gelenler. Bir de çok azı yazılıyor da olsa medyadan izlediklerimiz de var. Örneğin Ankara’daki Laila restoranın sahipleri karşılarına yapılan AKP Genel Merkezinin korumalarının içki satmayın baskılarına dayanamadı ve ayran içilen bir kebapçıya dönüştürüldü. Mescidi de var.

        Her zaman demokrasi adına gericiliği savunan Nazlı Ilıcak bu sefer de AKP milletvekilinin İstanbul’un ünlü restoranı 29’da namaz kılmak için mescit sormasını savunuyor. Demek ki inançlı bir Müslüman olan rahmetli eşi Kemal Ilıcak’dan ibadetin gizli olması gerektiğini öğrenememiş. AKP’lilerin gösterilerine alet oluyor.

        Tahmin ediyorum ki muhterem milletvekilini 29’a Nazlı Hanım götürmüştür. Daha önce orada pek AKP’lileri görmezdik. Nazlı Hanım’dan rica edelim bundan sonra AKP’li dostlarını içki satılmayan, mescidi olan yerlere veya Al Jamal gibi Arap havalı yerlere götürsün ki sorun yaşamasınlar. Bir süre daha böyle idare etsinler ondan sonra içkili ve mescitsiz yer zaten kalmayacak.

        vedatsertoglu@haberturk.com

        Diğer Yazılar