Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Bir temsil sorunu olarak medyada Kabil’in düşüşü
0:00 / 0:00
HABERTURK.COM

Dünya basınında Taliban’ın görüntüleri boy boy servis edilirken bir günde temsillerin yerle bir olduğu ve yerine başka temsilleri adapte etmekte medyanın çok da zorlanmadığı gözlemlendi.

Avustralyalı BBC sunucusu canlı yayında Taliban'dan telefon aldı, CNN muhabiri Kabil’in düşüşünü rapor etti, Taliban militanları ya da yeni bir ifadeyle ‘‘savaşçıları’’ ile konuştu.

Türkiye’den de A Haber, Taliban Sözcüsü Suhail Shaheen'i ‘‘canlı yayın’’da kabaca ağırladı. Örnekleri çoğaltmak mümkün...

Tüm bunlara dünya liderlerinin değişen söylemleri de eklenince temsillerin kırılganlığı ve medyanın bu temsilleri tarihsel süreçler içinde hem yıkıp hem de bir gün içinde söylemsel pratikler, semboller ve farklı temsiller aracılığıyla nasıl inşa ettiği bir kez daha su yüzüne çıkmış oldu.

Şüphesiz ABD’yi yakından ilgilendiren ve 20 yıllık askerî misyonunu Afganistan’da sona erdirmesiyle başlayan hızlı süreç, ABD medyasında da ilginç tanıklıklara neden oldu.

DONALD TRUMP

ABD’nin eski Başkanı Donald Trump, yakın bir tarihte Afganistan’da ABD askerlerinin geri çekilme sürecini başlattığını aktarmış ve ABD Başkanı Biden’ın ‘‘süreci durduramadığına’’ referans vermişti.

16 Ağustos 2021'de Twitter hesabı askıya alındığı için yaptığı yazılı açıklamasında Donald Trump, ABD Başkanı Joe Biden’ın Afganistan'a olmasına izin verdiği şey nedeniyle istifa etmesi gerektiğini söyledi.

Donald Trump, ''Biden'ın Afganistan'da yaşananlara izin verdiği için utanç içinde istifa etme zamanı geldi." açıklamalarında bulundu.

RESİMDEKİ İKİ FARK: MIKE POMPEO

16 Ağustos 2021 tarihinde, Twitter üzerinden, Taliban’ın bir ‘‘katil’’ olduğunu söyleyen ABD’nin eski Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun bu sözleri üzerine kullanıcılar Pompeo’nun Taliban'ın Katar Ofisi Başkanı Molla Abdul Gani Beradar ile geçtiğimiz sene eylül ayında yüz yüze bir araya gelmesini hatırlattı.

Twitter’da birçok kullanıcı ikilinin bir araya geldiği fotoğrafları ve ‘‘barış süreci müzakerelerini memnuniyetle’’ karşıladıkları o anlara kabaca ‘‘flashback’’ yaptı.

Donald Trump yönetimi döneminde yürütülen ‘‘üst düzey müzakereler sonucunda’’ gerçekleştiği bilinen görüşme sonrasında, Taliban’ın kurucularından Molla Abdul Gani Beradar, 2018'de Pakistan hapishanesinden serbest bırakılmıştı.

CNN MUHABİRİ CLARISSA WARD

Afganistan’da son gelişmeleri aktaran CNN muhabirinin, Kabil’in düşüşü ile ilgili yaptığı yayınlar dünya basınında geniş bir yankı buldu.

CNN muhabirinin ‘‘iki fotoğraf içindeki değişimi’’ olarak medyaya yansıyan o görüntülere yönelik konuşan muhabir, fotoğrafın yanlış yorumlandığını aktardı.

Ward, üstteki fotoğrafın özel bir yerleşkenin içinde çekildiğini aktarırken daha önce de muhabirlik esnasında Kabil’de hep başörtüsü taktığını ama tamamen bir burka/ çarşaf takmadığını açıkladı. Farkın olduğunu ancak ‘‘bu kadar keskin’’ olmadığını belirtti.

Muhabirin, Taliban'ın Afganistan'ı ele geçirdiği ve Kabil’in düşüşünü raporladığı o anlarda Taliban’ın kastederek, ‘‘Amerika’ya ölüm diye bağırıyorlar ama aynı zamanda arkadaş canlısı/ dostça görünüyorlar. Bu tamamen tuhaf.’’ ifadesini kullanması sosyal medyada eleştirilerin odağı noktası haline geldi.

Muhabirin bu ifadeleri absürt bulunurken aynı zamanda o anlarda böyle bir ifade kullanılmadığı için yanlış temsil nedeniyle Twitter kullanıcıları tarafından da eleştirildi.

ABD’nin Teksas Senatörü Ted Cruz ise Ward’ın bu raporunun temsil ettiği şeyin bir güzelleme ve amigoluk olduğunu söyledi ve ‘‘Talibancheerlider’’ yakıştırması yaptı.

Muhabirin işverenleri ve gazetecilerden bazıları muhabire yapılan eleştirilerin çirkin bir saldırı olduğunu vurguladı ve Ted Cruz’un Teksas’taki krizden dolayı Meksika’ya kaçtığı zaman hatırlatıldı.

Muhabirin dünyaya olanları anlatmak için hayatını riske attığını ve bunun cesaret gerektiren bir eylem olduğu savunuldu.

Tartışmaların ekseni, temelde bir gazetecilik tartışmasını da tekrar gündeme getirdi...

Bu haberin seslendirmesi Voiser tarafından yapılmıştır.