Acil önlem alınmazsa su krizi ilk olarak tarımı ardından büyükşehirlerdeki yaşamı vuracak
Kuraklık ve su krizi büyükşehirler ile turizm beldelerinde kapıya dayandı. MGSB'de ulusal güvenlik tehdidi olarak tanımlanan soruna karşı yağmur/kar ve atık su geri kazanımı, damla sulama ve yeraltı sularına sıkı denetim gibi acil adımlar isteniyor. Önlem gecikirse 5-10 yıl içinde tarımda yüzde 15-25 kayıp ve şehirlerde su kesintileri bekleniyor; Konya, Ankara, İstanbul ve İzmir başlıca riskli iller
ABONE OLBüyükşehirlerde ve turizm beldelerinde yaşamı olumsuz etkilemeye başlayan su krizi ve kuraklık konusunda önlem alınmazsa hepimizi zor günler bekliyor.
Yapılan tahmin ve öngörülere dayanak; acil önlem alınmazsa su krizi önce tarımı ve tarım ürünlerini ardından büyükşehirlerdeki yaşamı olumsuz etkileyecek.
Türkiye’nin acil olarak yağmur, kar ve atık suların geri kazanımı, tarımsal sulama sisteminin değiştirilmesi ve yeraltı sularının kontrol altına alınması konusunda tedbirleri hayata geçirmesi gerekiyor.
Ulusal Güvenliğimizin Anayasası olarak kabul edilen Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nde (MGSB) Küresel Isınma ve İklim Değişikliği, Su Kaynaklarının Korunması ulusal güvenlik tehditleri arasında sayılıyor. Küresel iklim değişikliği sadece ülkemizi değil, bütün dünyayı ve ekosistemi tehdit ediyor. Ülkeler bu amaçla acil eylem planları hazırlayıp sorunun çözümü için büyük bütçeler ayırıyor.
Kullanılabilir su potansiyeli 112 milyar metreküp olan Türkiye’de kişi başına 1400 metreküp su düşüyor. Hızlı nüfus artışına bağlı olarak artan su ihtiyacı, kuraklık, gelişen sanayi ve tarımsal faaliyetlere paralel olarak ortaya çıkan aşırı su kullanımı gibi nedenlerle yüzeysel su kaynaklarının azalması ve yer altı su rezervlerindeki düşüşler ile kirlilik kaynaklı sorunlar nedeniyle ülkemizin su sıkıntısı çeken ülkeler arasında yer aldığını görüyoruz.