Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Vücutta bulunan organların hepsinin farklı bir görevi ve yapısı vardır. Bu yapılar hücrelerden oluşmaktadır. Hücre yapılarından birisi de akyuvarlardır. Akyuvarlar kanda bulunmakta olan hücre yapılarıdır. Akyuvarların görevi ise; vücuda giren mikroplar ve bakterilerle savaşarak onları yok etmeye çalışmaktır. Akyuvarlar hastalıklardan koruyan yapı hücreleri diye de adlandırılabilir.

Akyuvarlar vücuda giren zararlı bakterileri bilerek onları yok etmek üzere ilerlemeye başlar. Bakteriye ulaştığında etrafını sararak onu sindirir ve yok eder. Vücuda giren bakteri sayısının fazla olması akyuvar sayısının da savunma nedeniyle artışa geçmesine neden olacaktır. Akyuvarlar kemik iliğinde üreme yaparlar.

Kanda bulunan akyuvarların yanında ayrıca alyuvarlarda vardır. Akyuvar sayısı alyuvarlardan daha az bulunur. Ortalama 800 alyuvara karşı bir akyuvar bulunmaktadır. Akyuvar hücrelerinin bazıları alyuvarlardan büyük olmaktadır yani belli büyüklükleri ve bir tanımı söz konusu değildir. Akyuvar hücreleri şekil değiştirme sağlayarak hareket etmektedirler.

Akyuvar Çeşitleri Nelerdir?

Vücutta oluşan hastalıklar ve enfeksiyonlarla savaş veren akyuvarlar; yapıları ve görevleri itibariyle bazı çeşitlere ayrılırlar.

Monositler: Monosit çekirdekleri böbrek şeklinde veya fasulye tanesi şeklinde olan bu tür akyuvarlar, hücrelerde mikroplarla savaşma görevini yaparlar.

Granülositler: Bunların çekirdekleri tanecikli bir yapıya sahip olurlar ve granüsitlerin görevi ise; mikropları yutmaktır.

Lenfositler ve Plazma Hücreleri: bu çeşitte olan akyuvarların görevi dolaylı olarak hastalıklardan korumayı sağlamaktır. Hastalıklardan korumak üzere antikor üretiminde bulunurlar.

Akyuvarlar savaşçı yapıda olmaları nedeni ile; vücutta her hangi bir yerde hasar oluşması halinde oraya giderler. Bu hasardan içeri giren mikroplara saldırarak, yok etmeye çalışırlar. Bu sırada akyuvarların da ölme riskleri bulunmaktadır. Bazı mikroplar akyuvarların ölmesini sağlar. Eğer bir antikor ölürse yerine yenisi yapılanmaktadır. Hasar olan kısmın çevresinde olan antikor hücreleri yaranın içerisindeki bakteri ve ölü hücreleri de alarak dışarı atılırlar. Bu durum iltihaplanma olarak adlandırılır.

Vücuda zarar veren bakterilerle savaşan antikorlar; normal değerlerde 1 milimetreküp kanda 4 ile 10 bin kadar bir sayıda bulunurlar. Bakteri ya da mikrop girmesi ile bu sayı daha da çok artar. 30 ile 50 bin sayısını bulmaktadırlar. Bu sayının değişimi mikrobun türüne göre değişim sağlamaktadır. Strepkokok, stafilakok ve gonokok adlı mikropların olması halinde akyuvar sayısı artışı çok daha fazla ortaya çıkmaktadır. Özellikle lösemi hastalığında bu sayı oldukça yüksek oranlarda oluşmaktadır. Bu durumda bütün kemiği sararak istila ederler; ancak akyuvarlar bu durumda kanser hücresi özelliğini alması nedeniyle görevlerinde değişiklik olur savaşmak yerine saldırıya geçerler.

Bazı nedenlerden ötürü akyuvar sayısı azalma göstermektedir. Leukepeni adı verilen akyuvar azalması bazı hastalıkların etkisiyle ortaya çıkmaktadır. Bu hastalıklar; bazı lösemi çeşitleri, anemi durumu, habis hastalıkları ve bazı kullanılan antibiyotikler nedeni ile akyuvar azalması ortaya çıkmaktadır.