Sinsi bir tehdit: Stres vücudu sessizce nasıl ele geçiriyor?
Modern çağın görünmez hastalığı stres, sadece ruh halimizi değil, tüm bedenimizi etkiliyor. Günlük koşuşturma içinde farkına varmasak da, stres kalp atışımızdan sindirim sistemimize, cildimizden saçımıza kadar her noktada iz bırakıyor. Peki, vücudumuzun "yardım çağrısı" olan bu sinyalleri nasıl fark edebiliriz?
ABONE OLYorgunluk, kas ağrıları, mide sorunları ya da saç dökülmesi… Bunların altında sadece fiziksel nedenler değil, yoğun stres de yatıyor olabilir. Stresle başa çıkmayı öğrenmek, hem ruhsal hem bedensel sağlığın anahtarı olarak görülüyor.
Stresle karşılaştığımızda vücudumuz, tehdit olarak algıladığı bu duruma karşı kendini savunmaya hazırlar. Bu süreçte bir dizi biyokimyasal reaksiyon meydana gelir ve stres hormonları salgılanır. Bu hormonlar sayesinde vücut, stres yaratan durumla başa çıkabilmek için çeşitli fizyolojik mekanizmaları devreye sokar.
Stres altında vücudumuzda pek çok belirgin tepki ortaya çıkar:
- Nabız ve kalp atış hızı artar, kan basıncı yükselir.
- Kan şekeri seviyesi yükselir.
- Enerji artışı, dikkat ve farkındalıkta yükselme hissedilir.
- Solunum hızlanır.
- Terleme artar.
- Kaslara giden kan akışı artar, hareket kabiliyeti kolaylaşır.
- Metabolizma hızlanır ve yağ yakımı uyarılır.
Günlük yaşamın bir parçası hâline gelen stres, sabah çalan alarmdan işe yetişme telaşına, trafikte geçirilen zamana kadar pek çok durumda kendini gösterebilir. Ancak stres her zaman zararlı değildir. Bazen bizi motive eder, odaklanmamızı sağlar ve hedeflerimize ulaşmamıza yardımcı olur. Önemli olan, stresin kontrol altında tutulabilmesidir.