Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Sinema Altın Portakallı filmler gişede nasıl sıralandı?
        1

        10. Bornova Bornova (2009)

        İzmir’in Bornova semtinde günlerini mahalle bakkalının önünde geçiren Salih (Kadir Çermik) ve Hakan (Öner Erkan) abi-kardeş gibidirler. Askerden yeni dönen ve sakatlık yüzünden futbolculuk kariyeri başlamadan biten işsiz Hakan, taksi şoförlüğü yapmak ister. Mahallenin kızlarından liseli Özlem’den (Damla Sönmez) hoşlanır. Salih ise mahalledeki yasadışı işlere bulaşan, çevresindekilerin çekindiği biridir… Yönetmen İnan Temelkuran, sağlam sosyolojik gözlemlerle çıkar karşımıza. Mahallenin işsiz güçsüz erkekleri, esrarkeş ‘düz lise'li kızlar, bilardo oynayan ‘Anadolu liseli' çocuklar, kuytu apartman önleri, erotik hikâye yazan eski solcular... 1980 askeri darbesine kadar giden acılar ve yüzlere sinmiş umutsuzluk... ‘Bornova Bornova’, en iyi film ödülünü Reha Erdem’in ‘Kosmos’uyla paylaşır, Öner Erkan ve Damla Sönmez’e de oyunculuk ödülleri kazandırır.
        Seyirci sayısı: 15.194

        2

        9. Çoğunluk (2010)

        Türkiye’de ayrımcılığın toplumun genlerine nasıl nüfuz ettiğini, ‘altta kalanın canı çıksın’ tavrının gündelik hayatlarımıza nasıl hükmettiğini gösteren bir hikâye anlatıyor film. Eve girerken ayakkabılarını çıkartmayı ihmal etmeyen, yemeğe vaktinde oturan, sessizce televizyon seyreden, gündelik alışkanlıklarına bağlı “tanıdık bir aile” var karşımızda. Anne (Nihal Koldaş) ilgisizlikten, sevgisizlikten şikayetçi. Cuma namazlarını kaçırmayan; polisle, devletle olan sorunlarını halletmenin yolunu bilen; karşısına çıkan zayıfları şiddetle sindiren ve onları sömüren müteahhit baba (Settar Tanrıöğen) ise bir kötü adam değil, adeta bir Türkiye gerçeği… 21 yaşındaki oğlu Mertkan’ın (Bartu Küçükçağlayan) babasından farklı bir yola sapmayacağını en başından hissediyorsunuz. Yazar ve yönetmen Seren Yüce’nin asıl ilgilendiği konu toplumsal kötü alışkanlıkların babadan oğula aktarılışı… Mertkan’ın kişisel ve toplumsal ilişkilerinde vicdanını, merhametini kaybediş süreci…
        Seyirci sayısı: 25.499

        3

        8. Sarmaşık (2015)

        Armatörü iflas eden gemi, açık denizde demir atar. ‘Deniz hukuku’ gereği mürettebatın gemiyi terk etmeden beklemesi gerekmektedir. Bekleyiş ve izolasyon çeşitli psikolojik problemlere yol açar. Beş gemici ve bir kaptandan oluşan mürettebatın arasındaki hiyerarşik güç savaşı tuhaf noktalara varır… Senaryoyu da yazan yönetmen Tolga Karaçelik, ilk bölümde karakterleri tanıtarak gerilimin nerelerden patlayabileceğini, ikinci bölümde ise nasıl tırmandığını anlatır. Nadir Sarıbacak, Kadir Çermik, Hakan Karsak, Osman Alkaş, Özgür Emre Yıldırım ve Seyithan Özdemir’in oynadığı film, festivalde Karaçelik’e yönetmen ve senaryo dallarında da ödül kazandırır.
        Seyirci sayısı: 26.381

        4

        7. Kader (2006)

        Film Zeki Demirkubuz’un 1997 yapımı filmi ‘Masumiyet’te tanıdığımız Uğur ve Bekir karakterlerinin gençlik yıllarını anlatır. Bekir (Ufuk Bayraktar), aynı mahallede oturduğu Uğur’a (Vildan Atasever) uzaktan âşıktır. Uğur’un mahallenin belalı ve uğursuz erkeklerinden Zagor’u (Ozan Bilen) çok sevdiğini daha sonra öğreniriz. Öylesine âşıktır ki hapisten çıkar çıkmaz cinayet işleyen Zagor’la kaçmayı göze alır. Zagor yeni cinayetler işleyip yakalandığında, o da çaresiz mahalleye döner. Bekir, onunla birlikte olmak için elinden geleni yapar ama Uğur, Zagor’dan asla vazgeçmez. Bekir de Uğur’un peşinden ayrılmaz… Aşkı uğruna ailesi, işi ve parası dahil her şeyini kaybetse de her koşulda Uğur’la olmaya kararlıdır. ‘Kader’ birçok kişiye göre sinemamızın en güzel aşk filmlerinden ve Demirkubuz’un başyapıtlarından biri...
        Seyirci sayısı: 26.464

        5

        6. Yumurta (2007)

        Semih Kaplanoğlu’nun, ‘Yusuf Üçlemesi’nin ilk halkası olarak gerçekleştirdiği film, Antalya’da 6 ödül birden alır. ‘Yumurta’, yıllar önce doğup büyüdüğü kasabayı terk edip İstanbul’da yaşayan Yusuf’un (Nejat İşler) hikâyesi üzerine kuruludur. Çıkardığı şiir kitabıyla çok ses getiremeyen Yusuf’un İstanbul macerasının pek başarılı geçmediği bellidir. Annesinin ölüm haberi üzerine kasabaya döndüğünde evde Ayla (Saadet Işıl Aksoy) ile karşılaşır. Yusuf, son 5 yıldır annesiyle yaşayan uzak akraba Ayla’dan tümüyle habersizdir. Annesinin son isteğini yerine getirmek üzere Ayla ile bir yolculuğa çıkar. Yolculuk, Ayla ile kurduğu iletişim ve annesinin hatıraları, Yusuf için ruhani bir yolculuğa dönüşür. Finalde, artık farklı bir Yusuf vardır karşımızda.
        Seyirci sayısı: 34.918

        6

        5. Güzel Günler Göreceğiz (2011)

        Senaryosunu Emre Kavuk’un yazdığı film, bir gün içinde İstanbul’da geçiyor ve beş farklı karakterin hikâyesini anlatıyor. Karakterlerin yolları kesişse de birbirlerinin hayatlarına müdahale etmiyorlar. Hasan Tolga Pulat’ın yönettiği filmde başrolleri Uğur Polat, Buğra Gülsoy, Nesrin Cevadzade, Feride Çetin ve Barış Atay paylaşıyor… Müjde Ar’ın başkanlığını yaptığı jürinin en iyi film ödülünü ‘Güzel Günler Göreceğiz’e vermesi, ödül töreni sonrası tartışmalara yol açar. Özellikle sinema yazarları, jürinin Ümit Ünal’ın ‘Nar’ı başta olmak üzere ‘Geriye Kalan’ ve ‘Zenne’ gibi filmleri bir yana bırakıp en iyi film ve en iyi senaryo ödüllerini ‘Güzel Günler Göreceğiz’e vermesini çok eleştirir. Ama listemizde Altın Portakallı 23 film arasında beşinci sıraya yerleşmesi kuşkusuz azımsanamaz.
        Seyirci sayısı: 36.009

        7

        4. Uzak (2002)

        Mahmut (Muzaffer Özdemir) İstanbul gibi bir yerde mesleki anlamda hayata tutunmayı başarmış, kimseye ihtiyacı olmadan yaşayan bir fotoğraf sanatçısıdır. Ayrıldığı eşini hâlâ unutamayan Mahmut evinde tek başına yaşar. Taşradaki kuzeni Yusuf’un (Mehmet Emin Toprak) İstanbul’a gelip yanında kalmaya başlamasıyla kurduğu düzen sarsılır… Yusuf’un kendisine ihtiyaç duymasından rahatsızdır. Aynı kökenden gelmelerine karşın birbirlerinden hayli uzak düşmüş iki farklı insan olarak birlikte yaşamakta zorlanırlar. Nuri Bilge Ceylan’ın yönettiği ‘Uzak’, Cannes Film Festivali’nde aldığı Jüri Büyük Ödülü’nün yanı sıra Muzaffer Özdemir ve Mehmet Emin Toprak’a en iyi erkek oyuncu ödülünü getirir. Antalya’da ise 4 ödül birden alır.
        Seyirci sayısı: 63.845

        8

        3. Büyük Adam Küçük Aşk (2001)

        Tüm ailesini kaybeden küçük Hejar (Dilan Erçetin), yoksul akrabası tarafından İstanbul’da genç bir kadın avukatın yanına bırakılır. Avukatın evine yapılan polis operasyonu sırasında Hejar dışında herkes öldürülür. Polisler tarafından fark edilmeyen Hejar, daireden çıkmayı ve komşu evine sığınmayı başarır. Sığındığı evde emekli ve idealist bir hâkim (Şükran Güngör) oturur. Evin Kürt hizmetçisi (Füsun Demirel) sayesinde Hejar’ın durumu anlayan hâkimin gönlü, çocuğu polislere teslim etmeye el vermez. Kısa süre önce eşini yitiren hâkim, tek kelime Türkçe bilmeyen Hejar’la aynı evde kalmaya başlar… Yönetmen Handan İpekçi’ye senaryo ödülü de getiren film, çok olumlu eleştiriler alır ve gösterime girdiği yılın en çok konuşulan filmlerinden biri olmayı başarır.
        Seyirci sayısı: 139.450

        9

        2. Yazı Tura (2004)

        Güneydoğu’da birlikte savaşan ve mayın patlaması sonucunda sakatlanan iki askerin hikâyesi, filmde iki ayrı bölüm olarak karşımıza gelir. Önce bacağını kaybeden ‘Şeytan Rıdvan’ lakaplı Göremeli futbolcunun (Olgun Şimşek) eve döndüğünde yaşadıklarını izleriz. İkinci bölümde ise patlamada sağ kulağındaki işitme duyusunu kaybeden Hayalet Cevher’in (Kenan İmirzalıoğlu) başına gelenleri... Her ikisi için de hayatlarına kaldıkları yerden devam etmeleri mümkün değildir artık. Uğur Yücel’in yazıp yönettiği ilk uzun filmin, Antalya’da kazandığı 11 ödül arasında yönetmen ve senaryo ödülleri de var.
        Seyirci sayısı: 271.988

        10

        1. Güle Güle (2000)

        Zeki Alasya ve Metin Akpınar’ı 13 yıl sonra bir araya getiren film, gişelerde gösterdiği dikkat çekici başarının yanı sıra Antalya’da en iyi film dalında Altın Portakal da kazanır. Senaryosunu Fatih Altınöz’ün yazdığı filmde Bozcaada’da yaşayan, yaşını başını almış bir grup çocukluk arkadaşı, banka soymaya karar verir. Amaçları, kansere yakalanan Galip’i (Akpınar) ölmeden önce son bir kez sevgilisini görmek üzere Küba’ya göndermektir. Usta sinemacı Zeki Ökten’in yönettiği filmde, Şükran Güngör, Yıldız Kenter, Eşref Kolçak ve Zeki Alasya gibi deneyimli oyuncular bir araya gelir.
        Seyirci sayısı: 1.275.967

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ