Kilo, pek çok insanın bir an önce kurtulmak istediği problemlerden biri... Öyle ki sağlıksız beslenme, hareket etmeme gibi olumsuz faktörler yaşam tarzımız olmuşken, çok kısa bir sürede fazlalıklarımızdan kurtulmak isteriz. Hızlıca kilo vermek çoğu insan için çok çekici görünse de bu durum pek çok sağlık sorununu da beraberinde getiriyor.

Hal böyleyken birçok kişi, diyetisyenin kapısını çalmadan uzaktan 'online diyet programı' alıyor. Bazı uzmanlar ise sosyal medya hesaplarında, online diyetle ayda 8-10-12 kilo verdirdiklerini iddia ediyor. Peki bu ne kadar doğru?

"Online diyet çoğunlukla diyetisyene gitmek için vakit bulamayan ya da yaşadığı yerde diyetisyen olmayan bireyler için geliştirilmiş bir diyet planlama ve takip yoludur" diyen Diyetisyen Arif Kaçan, "Online diyet, ilk başladığı yıllarda (Türkiye'de yaklaşık 10 yıldır) çoğu beslenme ve diyet otoritesi tarafından tavsiye edilmemişti. Diyetisyenle yüz yüze görüşmeden diyetin yazılamayacağı dile getirilmişti. Ancak günümüzde neredeyse her diyetisyenin online diyet hizmeti verdiği biliniyor. Online diyet, diyetisyenlerin daha geniş kitlelere ulaşması açısından oldukça önemli ancak her şeyin kuralına ve kaidelerine uygun bir şekilde yürütüldüğü düşünülürse online diyet hem diyetisyen hem de danışanlar için büyük kolaylık sağlıyor" diye konuştu.  

DOĞRU KİŞİYE ULAŞMAK ÖNEMLİ 

Diyetisyen Arif Kaçan, "Herkesin bildiği gibi internet ucu bucağı olmayan çok geniş bir mecra. Online diyetle zayıflamak isteyenlerin bu geniş mecrada doğru kişiye ulaşmaları oldukça önemlidir. İletişime geçtiğiniz diyetisyenlerin diplomalarını ve İl Sağlık Müdürlüğü tarafından verilen çalışma izinlerinin olduğundan emin olun" diyerek, online diyetin zararlı olmaması için şu tavsiyelerde bulundu: 

* Diyetisyen tarafından mutlaka danışanın hastalık ve diyet öyküsü alınmalı.
* Son üç ay içinde yapılmış olan kan tahlilleri istenmeli.
* Doğru boy ve kilo ölçümleri alınmalı. (vücudun kas–yağ–su oranları belirlenmeli ve belirli periyotlarda bakılmalı)

PEKİ ÖLÇÜMLER NASIL YAPILIYOR?

İdeal olan ölçüm şeklinin biyoelektrik impedans analizi yöntemi ile yapılan (bütün diyetisyen ofislerinde kullanılan cihazlarla) ölçüm şekli olduğunu vurgulayan Diyetisyen Arif Kaçan, "Online diyette daha geleneksel olarak evde bulunan basküllerle ölçümler yapılabiliyor. Bu ölçüm yöntemi sadece vücudun toplam ağırlığı hakkında bilgi verir. Sağlıklı bir vücut için önemli olan nokta, vücudun su-yağ-kas oranın yaş, cinsiyet ve kiloya göre normal sınırlarda olmasıdır. BİA yöntemiyle vücudun su-kas-yağ oranları ayrıntılı bir şekilde belirlenebilmekte ve giden kiloların hangisinden olduğu kontrol ölçümünde tespit edilmektedir. Bu diyetisyenin sizin diyetinizde neleri değiştirmesi gerektiği konusunda bilgi verir. Aynı zamanda sizin giden kilonuzun yağdan mı sudan mı yoksa kas kaybından mı olduğu konusunda size bilgi verir. Online diyette baskül ölçümleriyle giden kilonun kaynağı maalesef tespit edilemiyor" açıklamasında bulundu. 

KİLO VERME BORSASI: '1 AYDA 8-10-12 KİLO VERDİK'

"Hızlı kilo vermeyi herkes hayal ediyor ama yapılan çalışmalarla 1 ayda 4 kg'den daha fazla yağ kaybını vücudun kabulenmekte , tolere etmekte zorlandığı ve sağlık açısından oldukça riskli olduğu yapılan çalışmalarla bildirilmiştir" diyen Kaçan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Özellikle kronik bir hastalığı (diyabet, kalp, böbrek, hipotiroit, kanser tedavisi almış, hipertansiyon ) olanlar, gençler ve çocuklarda istenmeyen sonuçlara neden olabilmektedir. Online diyet ve sosyal medyada neredeyse kilo verme borsasına dönüşen '1 ayda 8-10-12 kilo verdik' şeklinde diyetisyen, yaşam koçu, diyetisyen doktorlar ve her türden zayıflama ürünü satanlar tarafından yapılan paylaşımlar 1 ayda bu kiloları vermenin normal olduğu (ancak bu anormal bir durum) algısını oluşturuyor hatta kilo veremediği için birçok kişinin diyet motivasyonunu negatif etkiliyor. Sağlıklı bir bedene ulaşmak için bütün sağlık otoritelerince önerilen ayda 4 kg yağ kaybından fazla kilo kaybının olmasını önermiyoruz."

"BİR AYDA 8-10 KİLO VERMEK SAĞLIKLI DEĞİL"

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hatice Sebile Dökmetaş, erişilen kiloların bir ayda oluşmadığını bu nedenle tüm kiloların bir ayda verilmesinin de doğru olmadığını söyledi. 

Prof. Dr. Hatice Sebile Dökmetaş, "Bir ayda 8-10 kg gibi hızlı kilo vermek asla sağlıklı değildir. Hızlı kilo verme süreci özellikle karaciğerde yağlanması olan bireylerde karaciğer fibrozisine ve siroza kadar ilerleyen bir süreci başlatır. Bu nedenle önerdiğimiz ayda en fazla 4 kg kadar kilo verilmesi şeklindedir" diye konuştu.

KAS ERİMESİ VE KANSER SEBEBİ OLABİLİR!  

"Hızlı kilo kayıpları ve çok düşük kalorili diyetlerden sonra vücutta önemli besinsel elementlerde ciddi eksiklikler oluşur" diyen Prof. Dr. Dökmetaş, "Bu hastalarda kas erimeleri, kas ağrıları ve kramplar sık görülen ve olmaması gereken durumlardır. Yine depresyon ve intihar eğilimlerinde artma da sık görülür. Daha önemlisi çok düşük kalorili diyetlerle kontrolsüz yapılan diyetlerden sonra ciddi immün sistem yetmezliği gelişebilir. Bunlar tekrarlayan ve uzamış enfeksiyonlara veya daha önemlisi vücudun kanserle savaşında gücünün tükenip kanserli hücrelerle savaşamama sonucu kanser gelişimine yol açabilir" açıklamasında bulundu. 

ÖNCE YAŞAM TARZI DEĞİŞTİRİLMELİ! 

Kilolu kişilerin öncelikle yaşam tarzını değiştirmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Hatice Sebile Dökmetaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bireyin aldığı enerji ile harcadığı enerji dengede ise kilosu aynı kalır. Kilo vermek için harcanan enerjiyi artırmak, alınan gıda miktarını ise azaltmak gerekir. Bu politikayı birkaç gün veya ay gibi sınırlandırılmış bir zaman dilimi için değil, ömür boyu “sağlıklı yaşam tarzı” amacıyla benimsemek gerekir. Böylece kişinin hem kilo vermesi hem de verdiği kiloyu tekrar almaması mümkün olur."

AŞIRI KİLO, O HASTALIKLARA DAVETİYE ÇIKARIYOR

Beden kitle indeksinin; 30 kg/m2'den büyük olmasının obezite olarak tanımlandığını söyleyen Prof. Dr. Dökmetaş, obezitenin birçok hastalıkla nedensel ilişki içinde olduğunu vurguladı. Dr. Dökmetaş, "Obez bireylerin iç organlarında en önemlisi de karaciğerlerinde yağlanma oluşmuştur ki bu insülin direnci ile birliktedir. İnsülin direnci kilo alımına katkı sağlar. Bu noktada başlayan kısır döngü giderek kilo alımı ve parelelinde giderek aratan insülin direncine yol açar. Sonuçta bozulan glukoz toleransı ve sürecin sonunda da diyabet gelişir. Fazla kilolu olmak; kemik-eklem hastalıkları, safra kesesi hastalığı, psikolojik rahatsızlıklar, hipertansiyon ve kardiyovasküler hastalıklar, inme vb. birçok hastalıkla ilişkilidir. Diğer taraftan obezitenin birçok kanser ile nedensel bir ilişki içinde olduğu da bugün iyi bilinen bir durumdur. Obezite ve insülin direnci kanserin oluşum mekanizmalarına kapıyı açar desek daha doğru olur" dedi.  

KİLO VERMEK İÇİN NASIL BİR PLAN YAPILMALI? 

Prof. Dr. Hatice Sebile Dökmetaş, "Kilolu kişi öncelikle endokrinolojik hastalığının olup olmadığını araştırmak ve sağlıklı kilo vermek için bir endokrinologa başvurmalıdır. Burada yapılacak ayrıntılı tetkiklerden sonra altta önemli bir hastalık yoksa kişi bir diyetisyen ve gerekliyse bazı tedaviler yardımıyla, sabırlı bir şekilde kilo verme sürecine başlamalıdır. Sağlıklı bir yaşam içinde yememesi gereken miktar veya besin öğelerinden kaçınarak sağlıklı beslenmeyi benimsemeli ve günde en az yarım saat / 45 dakika olacak şekilde sürdürülebilir bir sporu benimseyip bunu ömrü oldukça uygulamalıdır" diye konuştu.  

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri