Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Behzat Gerçeker, kurucusu ve şefi olduğu ENBE Orkestrası ile orkestra müziğinin sevilmesinde, yaygınlaşmasında öncü oldu.
Aynı zamanda milli tenisçi olan Behzat Gerçeker, müzik hayatına Ankara Devlet Konservatuvarı'nda başladı. İstanbul Devlet Konservatuvarı'nda yüksek lisans yaptıktan sonra İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestra sanatçısı olarak gittiği Paris'te modern müzik üzerine çalışmalarda bulundu. Fransa'dan sonra gittiği Macaristan'da Macar etnik müzikleri üzerine araştırmalar yaptıktan sonra döndüğü Türkiye'de İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nde 9 yıl görev yaptıktan sonra kurduğu ENBE Orkestrası ile Ajda Pekkan, Leman Sam, Nükhet Duru, Nilüfer Yumlu, Tarkan ve Kayahan gibi müzisyenlerle ortak projelerde yer aldı.

Behzat Gerçeker, aralarında Mustafa Ceceli, Elvan Günaydın, Aslı Güngör, İlyas Yalçıntaş ve Büşra Periz'in de yer aldığı birçok şarkıcıya kariyerlerinin başında el vererek sektöre girmelerinde yardımcı oldu. Gerçeker'in yeni el verdiği şarkıcılardan biri Azerbaycanlı Nahide Babashlı. Birlikte 'Sevda Karası' adlı şarkı için çalışan Gerçeker ile Babashlı, Habertürk'e verdikleri röportajda Mehmet Çalışkan'ın sorularını cevapladı.

Bir araya nasıl geldiniz?
Behzat Gerçeker: Nahide Babashlı'yı dijital platformlardan takip ediyordum. Tabii ki internet çağı, başka bir dünya... Oradan takip ediyordum. Bir buçuk sene önce bir gün otururken sevgili prodüktörümüz Samsun Demir'e Nahide'nin çalışmalarını çok beğendiğimi söyledim. Samsun Demir de kendisini tanıdığını söyledi. Hatta Samsun Demir'e bir şarkısını götürmüş, o zaman görüşmüşler. "Ben tanıyorum, istersen seni görüştürelim, beraber konuşalım" dedi. Ben de onunla bir projede beraber olmak istediğimi ve ses rengini beğendiğimi söyledim. Sevgili Samsun Demir de yaklaşık 6 ay önce bizi bir araya getirdi. 'Sevda Karası'nı zihnimde hayal etmiştim. Beraber yapıp müzikseverlerin karşısına çıkmak benim fikrimdi. Ama kendisini takip ediyordum. Azerbaycan'ın iyi yorumcularından, genç yorumcularından biri. ENBE Orkestrası'nda Türkiyemizin büyük yıldızlarıyla çalışıyoruz. Örneğin geçen albümümüzde Tarkan bir şarkı parça seslendirmişti, Ajda Pekkan da söylüyor, Sezen Aksu her zaman albümümüzde oluyor. Türkiye'nin birçok yıldızıyla çalışma şansımız oldu. Dünya yıldızlarıyla da çalışma şansımız oldu. Nahide Babashlı ile özellikle buluşup Türkiye'de de müzikseverlerin daha çok tanımasını istedim. Böyle başladı.

ENBE Orkestrası ve Behzat Gerçeker ile çalışmış olmaktan dolayı neler hissediyorsun? Daha önce çalışmalarını takip ediyor muydun?
Nahide Babashlı: Tabii ki takip ediyordum. Tabiri caizse ben kendisini çocukluğumdan beri takip ediyorum. Yaptığı işler zaten göz önünde, kendisi senelerdir büyük isimlerle çalışmış. Tabii ki de severek takip ediyordum. İşlerini de çok beğeniyordum. Sevgili Samsun Bey, 'Sevda Karası'nı dinledikten sonra "Bunu Behzat Bey ile yapalım" deyince zihnimde ampuller yandı. "Behzat Bey ile bu şarkı o kadar güzel olur ki" diye düşündüm. Ki zaten de öyle oldu. Bu vesileyle tanışmış olduk. Aslında tam hayal ettiğim gibi birisi, pamuk gibi bir kalbi var, iyilikle dolu bir insan. Birisiyle çalışıldığı zaman insani hususiyetlerin de birbirine yakın olması çok önemli. İnsan olarak da çok yakın hissettiğim birisi. Ben kendisini çok sevdim ve aynı projede olduğum için oldukça mutluluk duyuyorum. Ben inanıyorum ki bundan sonra da birçok projede bir araya geliriz.
Behzat Gerçeker: Nahide, iyi bir şarkıcı. Daha önemlisi kadirşinas olması. Düzgün bir aileden geliyor, biz de mesleğimizi ailemizle, çoluğumuzla çocuğumuzla bize yakışır bir şekilde yapmaya çalışıyoruz. Tamam bütün sanatçılarla çalışıyoruz ama bir tarzımız bir duruşumuz var. Bundan fedakârlık etmiyoruz. Onun hem aile olarak hem düzen olarak, dünyaya bakış açısı da benim için çok önemli. Çünkü beraber iş yaparken aynı frekansta olmanız gerekiyor. Çok genç ve düzgün birisi. Bu ülkede de çok başarılı olacağını düşündüğüm güzel insanlardan biri.

Bir yandan yıldızlarla çalışırken diğer yandan mesleğe yeni adım atan meslektaşlarına el veriyorsunuz. El verme durumunu kendinize bir misyon olarak mı üstlendiniz?
Behzat Gerçeker: Ben de onların yaşındaydım. Konservatuvarda okudum, çok zorluklar yaşadım, İnsanlar birbirine destek çıkmıyordu. Düşünebiliyor musunuz? Babam Ankara'da devlet memuruydu, İstanbul'da kimseyi tanımıyordum. O sebeple bir yerlerden destek alabilmeleri çok önemli. Onlara biraz yardım edebilmek, müzik sektörü içinde daha iyi planda olmaları beni çok mutlu ediyor. Mustafa Ceceli, Elvan Günaydın, Aslı Güngör, İlyas Yalçıntaş, Büşra Periz gibi birçok meslektaşımla çalışmış olmaktan mutluyum. Çalıştığımız insanlara bakalım, isimler ne kadar müzik sektörünün içinde olursa, Nahide ne kadar başarılı olursa biz de bir kenardan bakarız, bizim için büyük bir mutluluk olur. Bir müzisyen olarak, bir sanatçı olarak, bir devlet sanatçısı olarak, sevdiğimiz ve bu işi hak eden müzisyenlerin, bu işe gönül ve emek veren, işinin peşinde olan insanların bu sektörün içinde olmasından yanayım. Yani operada bir devlet sanatçılığımız var, klasik müziğe, pop müziğe yıllarca hizmet etmişiz. Dolayısıyla beni bu mutlu ediyor. Azerbaycan'da kendisi çok iyi tanınıyor, Türkiye'de de daha çok müziksever tarafından tanınırsa kendimi çok mutlu hissederim.

Daha önce Türkiye'ye gelmiş miydin? Çalışmışlığın var mıydı?
Nahide Babashlı: Neredeyse iki senedir aralıksız geliyorum. Bir iş ya da bir proje olduğu zaman burada çalıştığım bir ekip var.

Proje dediğin konser mi?
Nahide Babashlı: Konserler de oluyor ama malum pandemi döneminden dolayı birçoğu iptal oldu ve ertelendi. Ülkede bir de savaş olayları var. İşte onlardan dolayı bazı aksilikler yaşıyoruz biz de işle ilgili ama iki senedir aralıksız gidip geliyorum. Tabii ki Azerbaycan'da olduğu gibi aranjörüm, orkestram, arkadaşlarım, ekip arkadaşlarım, Türkiye'de çalıştığım insanlar var.

Behzat Gerçeker'den edindiğin en önemli bilgi ne oldu?
Nahide Babashlı: Önemli olan her zaman duygudur. Her zaman bunu söylüyor. Duygu çok önemli. Bence matematik bir yana şarkıya eğer duygu veremiyorsan, neredeyse kalbini şarkıya koyamıyorsan, o matematik de çok bir işe yaramıyor. Behzat Bey'den bunu öğrendim.

Kariyerine nasıl bir etkisi olmasını umuyorsun?
Nahide Babashlı: Behzat Bey'in bu derin bilgilerinden yararlanmayı çok istiyorum. Müzik bilgisi inanılmaz derecede çok yüksek ve ben bundan yararlanmayı çok istiyorum, kendisine de söyledim. Bana müzikle ilgili mutlaka çok şey öğretmesini istiyorum.
Behzat Gerçeker: Nahide hem yetenekli hem de bakış açısı güzel. Şöyle güzel; çünkü onların önünde çok uzun bir yol var. Ülkemizde süperstar dediğimiz zaman uzun yıllar orada kalabilmek çok zor. Ajda Pekkan, o kadar çok çalışıyor ki... Neden? Çünkü işini öyle seviyor ki. Ve işine öyle saygı gösteriyor ki... Bir Ajda Pekkan kolay yetişmiyor. Başarısına bakıyorsunuz, her zaman en üst seviyede. Nahide; şimdiki gibi her zaman çalışkan olursa, işine her daim saygı gösterirse, uzun yıllar boyunca çok büyük başarılar elde edeceğine inanıyorum.

Neden bu işi bir okula dönüştürmeyi düşünmediniz?
Behzat Gerçeker: Okula dönüştürünce, konserlerimiz oluyor, sahne performanslarımız oluyor, başka işlerimiz oluyor, televizyonda programımız var. Sen nasıl kendini işine odaklıyorsun ve ayırıyorsun, başka bölümler de yazabilirsin bir gazeteci olarak ama kendi alanın var, o zaman diğer her şeyi bırakıp o işe konsantre olmak lazım. Esas konu para değil. İşimi müzikal bir başarı için yapıyorum. Ondan sonra zaten para da gelir, pul da gelir. Çünkü insanlar sizi konserine davet eder, özel gecesine çağırır, sizi dinlemek isterler. Bir yerden para kazanırsın. Ben zaten iyi yaptıktan sonra parayı her işte kazanacağını, herkesin kazanacağını biliyorum.
Nahide Babashlı: Ben aslında şunu söylemek istiyordum, aklımdaydı ama söyleyemiyordum. Bu kadar büyük isimlerle çalışıp, bu kadar bizim ulaşamayacağımız yerlere ulaşıp başarılı sahne performansı gösterdikten sonra bence bu kadar mütevazı kalmak da herkesin becerebileceği bir şey değildir. Çünkü ben de bakıyorum insanlara, çok küçük bir şey başarmışlar ama egoları başardığı şeylerden daha yüksek. Kendisini bu kadar mütevazı olduğu için ayrıca çok seviyorum. Ve bu yönünü de bizim gibi gençlere ve kendisini sevenlere gösterdiği için de ayrıca çok teşekkür ediyorum.

Behzat Gerçeker: Örneğin konserlerimize gelen Jose Feliciano 6 Grammy ödülü almış. Hem açık havadaki konserimize geldi hem de aldım kendisini Bodrum'a götürdüm. Ben o insanlara baktığım zaman daha mütevazı geliyorlar. Bazen acaba biz mi havalıyız gibi geliyor. Bu insanlar dünya starları sonuçta.
Nahide Babashlı: Aslında olması gereken bu, ama yine de kendisi olması gerekenden daha mütevazı bence.
Behzat Gerçeker: Böyle olursak güzel örnek olmuş oluyoruz. Bunu görüp bu yolda ilerlemeleri lazım. Ben şuna karşıyım; başka meslekten, mankenlikten oradan buradan geliyorlar ve bizim sektöre bizim mesleğe girince güzel olmuyor. Çünkü emek veriliyor, hepimiz konservatuvar okuyoruz veya bu işe gönül veriyoruz ve yıllarca uğraşıyoruz. Dışarıdan birisinin gelip de başka şeylerle bu işi bulandırması güzel olmuyor. Ben bunu beğenmiyorum. O yüzden oyumu hak edenlerin müzik sektöründe olmasından yana kullanıyorum.

Nihai hedefin nedir? Ne yaparsan 'Başardım' dersin?
Nahide Babashlı: Aslında ne yaparsam yapayım "Tamam, başardım" diyebileceğim bir nokta olmayacak. Çünkü her zaman iyiden daha iyisi vardır. Kendim için her zaman böyle güzel insanların yanında olmayı, işini layıkıyla yapan insanlarla çalışabilmeyi diliyorum. Nasıl söyleyeyim, işini bilmeyip de biliyormuş gibi davranan insanlardan becerebildiğim kadar uzak durmaya çalışacağım. Yolumuz daha çok uzun. Behzat Bey ile de çok uzun, benim de yolum çok uzun. Bu yolda elbet hatalarım olacak, elbet düşeceğim yerler olacak. Hep elimden tutup beni kaldırabilecek ve bana doğru yolu gösterebilecek insanların yanında yer alacağımı umut ediyorum.
Behzat Gerçeker: Şöyle bir düşünelim; herkes hata yapmıştır. Biz de birçok hata yaptık, biz de bu yollardan geçtik. İnşallah herkes onun yanında olur, onun da müzikte çok sevgili dostları olacağına inanıyorum. Türk müzik sektöründeki bu alanda müzikseverlere çok güzel şeyler sunar. Çünkü onun görevi kolay değil, herkes ondan çok güzel müzikler, çok güzel duygulu şarkılar bekliyor. Ajda Pekkan dedik, süperstar olarak niye orada kalabiliyor? Sorumluluğu var ve hâlâ işin bilincinde. Çok çalışması gerektiğini biliyor. Aynı şey bizim için de geçerli.