Türk edebiyatının usta şairlerinden, yazar, çevirmen Cemal Süreya ölümünün 30'uncu yılında Kadıköy Belediyesi'nin ev sahipliğinde anılıyor. Cemal Süreya Kültür Sanat Derneği tarafından düzenlenen gece Cemal Süreya Kültür Sanat Derneği Başkanı Seyyit Nezir ve Kadıköy Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı'nın açılış konuşmaları ile başlayacak. Cemal Süreya'nın 'Uçurumda Açan' şiirinin de dizesi olan 'Yurdumsun Ey Uçurum!' adı verilen anma programı gazeteci - yönetmen Nebil Özgentürk'ün hazırladığı belgesel gösterimiyle devam edecek. Sunuculuğunu Gülsen Tuncer'in yapacağı gecede Aydan Ay, Mürsel Üstün, Nisa Leyla İbrahim Hacıbektaşoğlu, Fügen Kıvılcımer, Ali Kandaz, Melahat Babalık, Olcay Bağır, Nesrin Karyaldız ve Feridun Andaç, şairin sevilen şiirlerinden mısralar okuyacak ve şaire dair konuşmalar yapacak. Gece Ozan Çoban ve Güneş Demir'in 'Süreya'nın Ezgileri' adlı dinletisiyle son bulacak.
Caddebostan Kültür Merkezi'nde düzenlenen program 9 Ocak Perşembe saat 20'de.

UÇURUMDA AÇAN
Aşktın sen, kokundan bildim seni
Bir ahırın içinde gezdirilmiş gül kokusu
Taşıttan indin, sonra da karşıya geçtin
Elinde tuhaf bir çanta, saçında soku

Akıl almaz işleri şu zambakgillerin
Sokakta bir sövgü gibi akıp gittin
Gözlerin sonsuz uzun, sonsuz çekikti
Baksan uçtan uca Çin Seddi'ni görebilirdin

Yanındaki adam mutlaka kardeşindir
İstanbul öyle ağırbaşlı bir kent değildir
Aşktın sen, gidişinden bildim seni
Neye yarar sağduyuyu aşmazsa şiir

Birbirinizi kucaklarken neye yarar
Kucaklamıyorsak eski, yeni sevgilileri
Diyorum çoğunca evli kadınlar
Bu yüzden ölü yıkayıcısıdırlar

Bilir misin acaba ne demiş tilki?
Kişi bir anda nasıl çarpılıverir
Kuliste yarasını saran bir soytarı gibi
Giderek nasıl anlaşılmaz olur sözleri

Ömer ki gölü balığı için değil
Kamışı için vergilendirdi
Ama değnek vurulurken zavallı uğruya
Yüzüne ve neresine değmesin derdi

Selam size büyük durumlar, doruk anlar
Dağ görgüsü kazanır Ağrı'yı bir kez görse de kişi
Marmara'dan yirmi yılda çıkaramayacağı gerçeği
Okyanusu beş dakika seyretmekle kavrar

Belki de biraz geç rastladım sana
Ama her şey geç gelmiyor mu yurdumuza
1929 buhranı bile geç gelmemiş miydi
Eksikliğe mi alışmışız, mutsuzluğa mı yoksa

Bir ahırın içinde gezdirilmiş gül kokusu
Ağır uykusu aldatılmış olanın
Ve aldatanın delik deşik uykusu
Taşıttan indin, sonra da karşıya geçtin

Divan, Nazım Hikmet, İkinci Yeni
Kaç gündür adını düşünüyorum
Ne demiş uçurumda açan çiçek
Yurdumsun ey uçurum