HABERTURK.COM

Küresel politikacıların, iş insanlarının, sivil toplum önderlerinin, teknoloji liderlerinin ve düşünce insanlarının hatrı sayılır bir bölümü bu yıl yine Davos’ta bir araya geliyorlar.

Dünya Ekonomik Forumu 49. kez düzenleniyor. Her yılın, tahmin edilebileceği üzere ayrı bir hikayesi var. Geçtiğimiz yılın hikayesi Başkan Trump’un herkesin gözünün içine baka baka ‘ticarette bizim tarafımızdan başlatılan bir korumacılık hamlesi olmayacak’ demesi ve ardından olmayacak dediğini oldurmasıydı.

Önceki iki yıl Davos’un açılışını gelişen ülke liderleri yaptılar. Geçen yıl gelişen ülkelerin artan önemini Hindistan Başbakanı Modi anlattı. Ancak ondan bir yıl önce Çin Lideri Xi’nin küresel liberal ticareti savunan konuşması pek çok açıdan -barındırdığı garabetler dahil olmak üzere- tarihe geçti.

***

Son 2 yılda küresel ekonomik görünüm epey bozuldu. Bunun ana nedeni Başkan Trump’un korumacı politikaları. Zaten yavaşlamakta olan Xi’nin Çin’i bir de bu darbeyi alınca büyüme temposunu iyice kaybetmeye başladı. Büyüme kompozisyonunu dönüştürme gayretinde geri adımlar atmak durumunda kaldı.

Başkan Trump yerleşik düzenle olan mücadelesini git gide sertleştiriyor. Öyle ki federal hükümetin kapalı kalması görülmedik bir aşamaya vardı. Öyle ki Başkan ve tüm ekibi Davos planlarını son anda iptal ettiler. Kanat çırpan bir kelebek değil, daha büyük bir canlı ve her seferinde küresel etkileri daha büyük oluyor. Belli ki olacak da.

Bu yılın teması aslına bakılırsa her şeyi açıklıyor. 

Yıllardır sanayi devriminin yenisini ve teknolojik gelişmeleri tartışıyor Davos ‘elitleri’. İnsanlık yürüyüşüne ve gelişimine devam ediyor. Binlerce yıldır geldiğimiz nokta şu:

Çok daha az bebek ölümü, çok daha sağlıklı insanlar, daha az savaş, daha az çatışmada daha az can kaybı, uzamış insan ömürleri, çok daha iyi eğitim ve sağlık hizmetleri. Çok daha az insanın yoksulluk çekmesi...

Oysa dışardan bakınca öyle görünmüyor? Dışarıdan derken, bu istatistikleri yakından incelemeden demek istiyorum. Çünkü bugün dünya üzerinde kime sorsanız, dünyanın daha kötüye gittiğini söylüyor. Hadi yanıtlayanların çoğu diyelim. 

Öyle değil mi? Sorun kendinize ve yanıtlayın lütfen.



Geldiğimiz noktada anlaşıldı ki insanlığın bir bölümü koşarken önemli bir bölümü de refah seviyesini artırıyor. Ancak geride kalanların oranı küçülse de geride kalan kitlelerin sayısı hiç azımsanacak gibi değil.

Üstelik eşitsizlik artıyor. Eskiden bir somun fazlası ile atbaşıydı refah yarışı. Şimdi öyle değil.



Küresel ve yerel gelir dağılımındaki artan eşitsizlik insanları umutsuzluğa sürüklüyor. Tam da bu yüzden Davos sakinleri ‘Küreselleşme 4.0’ parolasıyla toplanıyorlar. Geride hiç kimse kalmadan nasıl ilerleriz, bu tartışılacak.

Tartışmalar şöyle dursun, ilerleyenler yürüyüşlerin sürdürüyorlar. Teknoloji öyle hızlı ilerliyor ki yıkıcı kimliği çok daha fazla insanı korkutuyor. Bugünün insanı artık her şeyin mümkün olduğunu ancak kendisinin haberi olmadığını düşünüyor. Yalnızlık hissediyor. 

Konforlu ancak çok daha fazlasına sahip olabilecek, en kısa zaman biriminde iletişim kurabilen ancak yalnız. Haz duyması için sonsuz seçeneği olan ancak mutsuz.

Davos katılımcıları ‘mutluluğun resmini çizebilecekler mi’ bakalım...

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri