Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

ABD'nin İran'a uyguladığı enerji alanındaki bazı yaptırımların 10 yıl daha uzatılmasını öngören yasa tasarısı, Temsilciler Meclisinin ardından Senatoda da kabul edilerek Beyaz Saray'a gönderildi.

ABD'nin ilk olarak 1996 yılında uygulamaya soktuğu ve 2006'da uzatılan "İran Yaptırımlar Yasası", 10 yıl daha uzatılmak üzere Senatoda oylandı ve oybirliğiyle kabul edildi.

Temsilciler Meclisinin ardından Senatoda da kabul edilen yasa tasarısı Başkan Barack Obama'ya gönderildi. Obama imzaladıktan sonra yasalaşacak tasarı, 2026 yılına kadar yürürlükte kalacak.

İran'ın nükleer silah sahibi olmasını engellemeye yönelik söz konusu yasa, bu ülkenin enerji endüstrisine kısıtlamalar ve yaptırımlar içeriyor.

Beyaz Saray, konuyla ilgili açıklamasında, yasa tasarısının İran'la nükleer anlaşma kurallarıyla ne ölçüde örtüştüğüne ve ilgili uluslararası yasaları ihlal edip etmediğine bakılacağı bilgisini paylaştı.

Daha önceki açıklamalarında, tasarıyı hazırlayanlar arasında yer alan Demokrat vekil Eliot Engel, yönetim değişse bile İran konusunda ABD'nin durduğu yeri koruması gerektiğine işaret etmişti. Bir diğer tasarı destekçisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi Ed Royce da söz konusu yasanın ABD-İran ilişkilerini düzenleyen "kritik bir araç" olduğunu vurgulamıştı.

Bugün Senatodan geçen tasarının yasalaşması halinde İran'la nükleer anlaşmayı nasıl etkileyeceği ise ayrı bir tartışma konusu olarak görülüyor.

8 Kasım'daki seçimleri kazanan Cumhuriyetçi Donald Trump birçok kez "İran'la nükleer anlaşmaya karşı olduğunu" dile getirmişti. Trump'ın göreve başlamasından sonra İran konusunun başkent Washington'ın ana gündem maddeleri arasında ön sıralarda yer alması bekleniyor.

ABD'de Barack Obama'nın 8 yıllık başkanlık döneminin sonuna yaklaşılması, gözleri ilk siyahi başkanın ardında nasıl bir Ortadoğu ve dünya bırakacağı konusuna çevirdi.

"Arap Baharı"nın başlamasıyla tüm bölge için umut edilen demokrasi ve özgürlük beklentileri önce Mısır'daki darbe, ardından da Suriye ile Yemen'deki yıkım ve vekalet savaşlarıyla yerini karamsarlık ve kaosa bırakmış durumda.

Bölgede tüm bu gelişmeler yaşanırken Obama yönetiminin yaptıkları ve yapmadıkları çok tartışıldı.

Obama'nın başkanlık yaptığı 8 yıllık dönemde İran sahada hegemonyasını her geçen gün artırarak başta Irak olmak üzere Suriye, Yemen ve Lübnan'da söz sahibi oldu ve Rusya gibi kendisine masada yer buldu.

Başkan Obama'nın İran politikasını şiddetle eleştiren ve İran nükleer anlaşmasına karşı çıkanların başında 20 Ocak 2017'de başkanlık koltuğunu Obama'dan devralacak Donald Trump geliyor.

Trump, seçim kampanyası boyunca İran'ın Obama yönetimi sayesinde güçlendiğini dile getirmişti.

"ABD'nin Irak ve Suriye'yi İran'a teslim ettiğini" savunan Trump, "İran'ın ABD'ye bunun için teşekkür mektubu yazması gerektiğini" söylemişti.

İRAN'IN ORTADOĞU'DAKİ ETKİSİ 

İran'ın bölgedeki etkinliğinin artmaya başlaması, ABD'nin Aralık 2011'de Irak'tan askerlerini çekmesiyle ivme kazandı ve Şii Başbakan Nuri el Maliki ile yakınlaşan İran, Irak'ta etkin bir rol oynamaya başladı.

Irak'ın İran ile yakın ilişkilerini ve Maliki'nin mezhepçi politikalarını Maliki'den sonra yönetime gelen Irak Başbakanı Haydar el İbadi de sürdürmeye devam etti.

ABD'nin eski Irak, Afganistan ve BM Temsilciliklerini yapan Zalmay Halilzad, "The National Interest" dergisinde yer alan makalesinde bu etkiye dikkati çekerek ABD'nin çekilmesiyle oluşan güvenlik boşluğunu İran'ın hızla doldurduğunu belirtti.

DEAŞ tehdidinin ardından bu etkinin daha da arttığını kaydeden Halilzad, "İran, bugün Bağdat'ta alınan ulusal güvenlik kararlarında başat etkiye sahiptir ve Irak'ın savaş gücünün büyük kesimi üzerinde etkindir." ifadelerini kullandı.

YENİ YÖNETİMİN TUTUM DEĞİŞTİRMESİ BEKLENİYOR 

ABD'nin yeni seçilen başkanı Trump, seçim kampanyası sırasında, İran ile 5+1 ülkeleri arasında imzalanan nükleer anlaşmayı "tarihte müzakere edilen en kötü anlaşmalardan biri" ve "felaket" olarak nitelendirmişti.

Cumhuriyetçiler de anlaşmanın, İran'ın bölgedeki ekonomik gücünü artırması, ABD'nin müttefiki İsrail'in ve Ortadoğu'nun güvenliğini tehdit etmesi ve İran'ın bölgesel rakibi Suudi Arabistan ile ABD arasındaki ekonomik ilişkileri bozması gibi olasılıklara dair endişelerini ısrarla dile getirmiş ve Obama hükümetini suçlayıcı tavırlar sergilemişti.

ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarının kalkmasının ardından, Obama yönetimi İran'ın yaklaşık 50 milyar dolarlık alacaklarının serbest bırakılacağını açıklamıştı.

Eylül ayında da ABD Hazine Bakanlığı, uçak şirketleri Airbus ve Boeing'in İran'a yolcu uçağı satması önündeki engellerin kaldırıldığını duyurmuştu.

Söz konusu şirketlerin İran'a toplam 200'e yakın yolcu uçağı satabileceği belirtilirken, uçaklar sayesinde yaklaşık 80 milyonluk nüfusu olan ülkede ulaşımın ve ticaretin hızlanacağı bildiriliyor.

İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) İran'a yönelik uygulanan yaptırımların 10 yıl daha uzatılması kararının yasalaşması halinde bunu nükleer anlaşmanın ihlali sayacaklarını söyledi.

İran resmi ajansı IRNA'nın haberine göre, başkent Tahran'daki ikametgahında Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı grupları kabul eden Hamaney, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları uzatma kararını değerlendirdi.

Hamaney, "Mevcut Amerikan yönetimi, birçok kez nükleer anlaşmayı ihlal etti. Bunun son örneği de yaptırımların 10 yıl uzatılmasıdır. Gerçekleşmesi durumunda bu kesinlikle nükleer anlaşmanın ihlali olacaktır. İran İslam Cumhuriyeti buna karşı kesinlikle tepki verecektir." dedi.

ABD Temsilciler Meclisi'nde geçen hafta yapılan oylamada İran aleyhindeki yaptırımların 10 yıl uzatılmasını içeren yasa tasarısı oy çokluğuyla kabul edilmişti. Tasarının yasalaşması için önce Senatoda kabul edilmesi daha sonra da ABD Başkanı Barack Obama tarafından imzalanması gerekiyor.

NÜKLEER ANLAŞMANIN GELECEĞİ

​Tahran yönetimi ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesi ve Almanya arasında 14 Temmuz 2015'te imzalanan anlaşma uyarınca nükleer programında kısıtlamalara gitmesi karşılığında İran'a uygulanan ambargoların kaldırılması öngörülüyordu.

Anlaşmaya rağmen ABD tarafından uygulanan kısıtlamalar ve İran'ın buna tepkileri nükleer anlaşmanın geleceğiyle ilgili şüpheler doğuruyor. ABD'de 8 Kasım'da düzenlenen başkanlık seçimlerini kazanan Donald Trump, seçim kampanyası sürecinde Obama yönetimi tarafından İran'la imzalanan anlaşmayı sert şekilde eleştirmişti. Trump'ın başkan seçilmesiyle anlaşmanın uzun ömürlü olmayacağı yorumları yapılıyor.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, 9 Kasım'da yaptığı açıklamada, Trump'ın seçim kampanyası boyunca başkan seçilmesi halinde nükleer anlaşmayı feshedeceğine yönelik söylemlerine işaretle, nükleer anlaşmanın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararı olduğunu ve bir hükümetin kendi başına alacağı kararla değiştirilmesinin mümkün olmadığını belirtmişti.