Husilerin Suudi Arabistan saldırılarının sebebi ne? Çatışmalar ne durumda?
Suudi Arabistan'ın komşusu olan Yemen'in, İran yanlısı ayrılıkçı silahlı grubu Husiler; Suudi Arabistan'la yıllardır devam eden çatışmaları Riyad ve çevresine taşıdı. Husilerin son saldırılarında onlarca kişi hayatını kaybederken, petrol rafinerilerine ve enerji yollarına yapılan saldırılar da küresel ekonomiyi doğrudan etkiliyor. Peki saldırılar neden yoğunlaştı? Suudi Arabistan neden saldırıları durduramıyor?
Suudi Arabistan ve İran destekli Yemen merkezli Husiler arasında yıllardır devam eden çatışmalar, son günlerde Suudi Arabistan'ın başkentinde ve önemli havalimanları çevresinde yoğunlaştı.
İran destekli grubun saldırıları, Riyad destekli Yemen hükümetinin yürüttüğü karşı saldırı sırasında gerçekleşti.
Cumartesi günü Yemen'deki Husiler tarafından düzenlenen bir füze saldırısı Riyad'ın uluslararası havalimanını vurdu; olayda 13 kişi hayatını kaybetti ve yüzlerce kişi yaralandı. Pazar günü gerçekleşen bir başka saldırıda ise bir kişi öldü, yaklaşık on kişi de yaralandı. Güvenlik kamerası görüntüleri, cumartesi günkü saldırının isabet ettiği anda insanların korkuyla siper almaya çalıştıklarını gösterdi. Pazartesi günü de Riyad'da patlamalar yaşandı.
Saldırıların ardından kaydedilen görüntüler, Suudi Arabistan'ın başkentinin yaklaşık 35 kilometre kuzeyinde yer alan havalimanındaki terminal binalarından birinin içinde meydana gelen hasarı gözler önüne serdi.
İran destekli bir grup olan Husilerin gerçekleştirdiği bu saldırılar, son haftalarda Suudi havalimanlarına, petrol tesislerine ve tankerlerine yönelik yürüttükleri saldırı dalgalarındaki şimdiye kadarki en büyük tırmanışı temsil ediyor.
Husilerin attığı her bomba Trump'a doğrudan zarar
Çatışmalar ilk bakışta Arap Yarımadası ile sınırlıymış gibi görünse de, yakıt fiyatlarını ve dolayısıyla uluslararası enflasyonu yükselterek küresel sonuçlar doğuruyor ve kasım ayında gerçekleştirilecek ABD Ara Seçimleri'nde mensubu olduğu Cumhuriyetçilerin zafer kazanması için çalışan ABD Başkanı Trump, bu küresel sonuçlardan en çok zarar görecek isim.
Trump'ın partisinin ara seçimden hasarsız çıkması için yakıt fiyatlarının Amerikan halkı için karşılanabilir bir seviyeyi aşmaması gerek. Öyle ki Trump, enerji fiyatlarındaki artışı dizginleyebilmek için Rusya'dan 300 bin ton dizel satın aldı.
Husilerin zamanlaması kısmen fırsatçı bir nitelik taşısa da, aynı zamanda Körfez genelindeki çatışma dinamiklerine dayanıyor.
Husiler, bu yılın başlarında ABD ve İsrail tarafından İran'a karşı başlatılan çatışmanın dışında kalmayı tercih etmişlerdi. Ancak geçen ay Husiler stratejik öneme sahip bölgelerin kontrolünü ele geçirdi ve bölgeden yapılan petrol ve gaz ihracatı için kritik bir nakliye rotası olan Kızıldeniz'e hakim konumdaki Babülmendep Boğazı üzerinde fiili bir kontrol sağladı.
Suudi Arabistan destekli Yemen hükümet güçleri ve yerel müttefikleri, geçen hafta Husileri Babülmendep'ten geri püskürtmek ve diğer Husi mevzilerini vurmak amacıyla büyük bir karşı saldırı başlattı. Suudi Arabistan, Yemen'in BM destekli hükümetini ve bu hükümete bağlı güçleri desteklediği için Husilerin hedef tahtasında yer alıyor.
Krallığın uluslararası entegrasyonunun ve ekonomik geleceğinin kilit sembolleri olan petrol altyapısı ve başkent havalimanı gibi önemli hedeflere yönelik saldırılar, Riyad'ın stratejik tercihlerinin bedelini acı bir şekilde gözler önüne seriyor.
Bu tür saldırılar, Tahran'ın bölge genelinde güç ve nüfuz yaymasını sağlayan İslamcı ve sertlik yanlısı hareketler koalisyonu olan "direniş ekseni"nin bir parçası olarak uzun süredir Husileri destekleyen İran'ın da işine yarıyor. Husilerin Kızıldeniz ve Suudi Arabistan'a yönelik yeni tehdidi, Tahran ve müttefiklerinin küresel petrol ve gaz arzı üzerinde kurabildikleri muazzam baskı gücünü bir kez daha gözler önüne seriyor ve bu durum, ABD'nin son dönemdeki baskısına bir yanıt niteliği taşıyor.
Suudi Arabistan'a yönelik son saldırılar, krallığın son on yılda maruz kaldığı en ölümcül saldırılar oldu.
Sivil havacılık ciddi zarar gördü
Bu saldırılar aynı zamanda Suudi sivil havacılığında yıllardır görülen en büyük aksamalardan birine yol açarak Avrupa ve Asya genelindeki havayolu şirketlerini seferlerini askıya almaya mecbur bıraktı.
Riyad'ın finans merkezindeki işletmeler çalışanlarına uzaktan çalışma talimatı verirken, yetkililer okullardan bu hafta çevrimiçi eğitime geçmelerini istedi; ayrıca başkentte düzenlenen ve büyük ilgi gören bir konferansın programından üst düzey enerji yöneticileri çıkarıldı.
Suudi Arabistan onlarca yıldır Orta Doğu ve ötesindeki çatışmalara dolaylı yollardan müdahil olsa da, şiddet olayları krallığın kendi topraklarına neredeyse hiç sıçramadı. Ülke, son aylarda yöneticilerinin uzun süredir kaçınmaya çalıştığı bir durumla, yani bir çatışma cephesinin tam ortasında kalmakla yüzleşti.
Saldırılar neden durdurulamıyor?
Suudi Arabistan son yıllarda ordusuna muazzam miktarda yatırım yaptı. Krallık, silahlanmaya en çok harcama yapan sekizinci ülke konumunda. Ancak Husi saldırılarını durdurmak son derece zor. Bunun sebebi olarak da Suudi hava savunma sisteminin gelişmiş olmasına rağmen ülkenin yüzölçümünün büyüklüğü sebebiyle tam olarak kontrol sahibi olamaması.
Bazı analistler ise İsrail hava savunma sistemlerinin bile geçen yıl Ben Gurion Uluslararası Havalimanı'nı kıl payı ıskalayan bir balistik füzeyi durdurmakta başarısız olduğuna dikkat çekiyor.
Husilerin maliyeti uygun onlarca drone ile saldırılar gerçekleştirmesi ancak hava savunma sistemlerinin kullandığı füzelerin ciddi maliyetli olması da Suudi Arabistan hava savunma sistemlerinin sürdürülebilirliğiyle ilgili soru işaretlerini büyütüyor.
Husilere karşı misilleme yapmak veya hareketin saldırı kapasitesini önleyici bir hamleyle yok etmeye çalışmak da hiç kolay değil. ABD'nin 2025'teki bombardımanı, kısmen İran'ın sağladığı danışmanlık ve yatırımlar sayesinde son yıllarda kapasitesini büyük ölçüde artıran bu milis gücünün imkanlarını yok etmenin ne denli zor olduğunu ortaya koymuştu.
Husiler eylemlerinin 'cevap hakkı ilkesine dayandığını', yani Yemen'de kontrolleri altındaki bölgelere yönelik süregelen Suudi saldırılarına yanıt verdiklerini belirtiyor. İki taraf da saldırılara son verme sinyali vermiyor.
Suudi Arabistan'la Mekke Anlaşması olarak bilinen Ortak Savunma Anlaşması imzalayan ve bu anlaşmayla Suudi Arabistan ve Pakistan'la güvenlik ortaklığı kuran Türkiye, Husilerin saldırılarını kınadığını duyurdu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suudi Arabistan'a gerekli tüm askeri desteğin verilmesi çağrısında bulundu.
ABD Başkanı Trump da saldırıların derhal sona erdirilmesini istediğini bildirdi.
Husileri İran uzantılı düşman olarak kabul eden İsrail'in de Suudi Arabistan'a Washington aracılığıyla ilettiği Yemen’deki Husilerle yaşanan çatışmaya dahil olma talebinin Riyad tarafından reddedildiği öne sürüldü.