Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

TCMB'nin 31 Aralık 2015 tarihinde sona eren 84. hesap dönemi bilançosu bugünkü Resmi Gazete'de yayımlandı.

Bilançoya göre, TCMB 2015 yılında dönem karını 2014 yılına göre yüzde 60,4 artırarak 13 milyar 857 milyon 321 bin 192 lirayla rekor seviyeye taşıdı. TCMB 2014 yılında 8 milyar 641 milyon 643 bin 826 lira dönem karı açıklamıştı.

Dönem karının tamamına yakını yasal karşılıklar ayrıldıktan sonra ana hissedar olan Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı'na nisan ayı içinde aktarılacak.

MERKEZ BANKASI'NDA BANKA EKONOMİSTLERİNE SUNUM

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yakın dönemde küresel oynaklıklarda bir miktar düşüş gözlendiğini belirterek, "Ayrıca, Ağustos 2015 tarihli yol haritasında belirtilen politika araçlarının kullanılmaya başlanması da geniş bir faiz koridoruna duyulan ihtiyacı bir miktar azaltmıştır." açıklamasını yaptı.

TCMB yöneticilerinin, banka ekonomist ve analistleri bilgilendirme toplantısında yapılan sunum, bankanın internet sitesinde yayımlandı.

Sunumda, dış ticaret hadlerindeki olumlu gelişmeler ve tüketici kredilerinin ılımlı seyrinin cari dengedeki iyileşmeyi desteklediği aktarılarak, artan jeopolitik risklere karşın Avrupa Birliği ülkelerinin talebindeki artışın ihracat üzerindeki olumlu etkisinin güçlenerek sürdüğü ifade edildi.

Yakın dönemde küresel oynaklıklarda bir miktar düşüş gözlendiğine işaret edilen sunumda, "Ayrıca, Ağustos 2015 tarihli yol haritasında belirtilen politika araçlarının kullanılmaya başlanması da geniş bir faiz koridoruna duyulan ihtiyacı bir miktar azaltmıştır. Bu doğrultuda Kurul, sadeleşme yönünde ölçülü bir adım atılmasına karar vermiştir." değerlendirmesi yapıldı.

Sunumda, bununla birlikte, çekirdek enflasyon eğilimindeki iyileşmenin sınırlı olmasının likidite politikasındaki sıkı duruşun korunmasını gerektirdiği kaydedilerek, Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) büyümesinin dayanıklı ve istikrarlı seyrini koruduğu vurgulandı.

PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞ...

Güven endekslerinin oynak bir seyir izlediği belirtilen sunumda, şu bilgilere yer verildi:

"Son dönemde sanayi üretiminde ılımlı artış eğilimi sürerken dış sipariş göstergelerinde bir miktar bozulma gözlenmiştir. İstihdamdaki istikrarlı artış devam etmektedir. Avrupa Birliği ülkelerinin talebindeki artışın ihracat üzerindeki olumlu etkisi güçlenerek sürmektedir. Artan jeopolitik riskler ihracat artışını sınırlamaktadır. Petrol fiyatlarındaki düşüşün cari denge üzerindeki olumlu etkisinin sürmesi beklenmektedir. Önümüzdeki dönemde cari işlemler dengesindeki iyileşmenin  devam edeceği öngörülmektedir. Cari işlemler açığı finansmanı uzun vadeli borçlanma ve doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile sağlanmaktadır." 

Sunumda, son dönemde enflasyonun düştüğü ancak döviz kuru hareketlerinin gecikmeli etkileri nedeniyle çekirdek göstergelerin yüksek seyrettiği kaydedilerek, ithalat girdi fiyatlarındaki düşüşün, son aylarda enflasyon üzerindeki maliyet yönlü baskıları hafiflettiği dile getirildi.

Orta vadeli enflasyon beklentilerinin mart ayında sınırlı bir iyileşme gösterdiği vurgulanan sunumda, "Yakın dönemde küresel oynaklık göstergeleri bir miktar düşmüş ve risk iştahı artmıştır. Bu doğrultuda, son haftalarda gelişmekte olan ülkelere yönelik portföy akımlarında bir miktar toparlanma gözlenirken risk primi göstergeleri aşağı yönlü bir seyir izlemiştir. Ağustos 2015 tarihinde yayımlanan yol haritasında belirtilen araçların kullanılmaya başlamasıyla birlikte Türk lirasının göreli oynaklığı azalmıştır." değerlendirmesine yer verildi.

KREDİ BÜYÜME HIZLARINDA DÜŞÜŞ SÜRÜYOR

Sunumda, gelecek dönemde cari açıktaki iyileşme ve enerji fiyatlarındaki düşük seyrin etkisiyle döviz talebinin önemli ölçüde azalmasının beklendiği belirtilerek, şu ifadelere yer verildi:

"Döviz likiditesi araçları da Türk lirasının değerini dengeleyici yönde kullanılmaya devam edilecektir. Bu çerçevede, esnek döviz satım ihaleleri yoluyla gerekli görülen günlerde ve gerekli görülen tutarlarda döviz likiditesi sağlanması
esas alınacaktır. Getiri eğrisi yataya yakın konumunu korumaktadır. Sıkı finansal koşullara bağlı olarak tüketici kredisi faiz oranları yüksek seviyelerde seyretmektedir. Parasal ve finansal koşullardaki sıkılaşma sonucu yıllık kredi büyüme hızlarındaki azalış sürmektedir. Ticari kredilerin tüketici kredilerine göre daha hızlı büyümesi fiyat istikrarına, finansal istikrara ve dengelenme sürecine katkı yapmaktadır."

"Ak para kara para değil, sorun bilgi işlemden"

Emeklilik fonlarında hisse oranının her dönem yüzde 14 ile sınırlı kaldığını belirten Mert, “Fon yöneticileri sektörden kopmak istemiyor. Herkes birbirini izliyor. Fark yaratmaya çalışan yok” dedi

Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, İran asıllı işadamı Reza Zarrab yakalandıktan sonra New York FED’in Ziraat Bankası New York Şubesi’ni incelediğine yönelik haberler gördüğünü belirterek incelemenin kara para ile ilgisinin bulunmadığını, sadece 13 şirket ve 25 bireysel hesaptan oluşan şubenin teknolojisini yenilemediği için FED tarafından uyarıldığını söyledi.

FED’in kuralları gereği bilgi işlem sistemlerinin müşterileri tanımaya uygun olması gerektiğini anlatan Aydın “FED bize ‘Bu bilgisayar sistemi ile müşterini tanıyamazsın bilgisayar sistemini yenile’ demiş. Bizim şubede 13 ticari, 25 bireysel
hesap olduğu için bu dönüşümü şube bizden önce yapmamış. Kulağının üzerine yatmış. 2013’te FED yeniden incelemeye gelmiş. Verdiğimiz sözü tutmadığımızı gördüğü için bizi uyarmış. Biz de özür dileyerek teknolojimizi yeniledik. FED de bunu kabul etti. Olay bundan ibarettir. Kara parayla ak parayla ilgili değil” dedi.

Aydın, özellikle bankacıların maruz kaldığı risklere değinerek “Dünyanın hiçbir yerinde bankacılar Türk bankacıların karşı karşıya olduğu riski taşımıyor. A, B firmasına kredi yaptık. 20 sene krediye hiçbir şey olmadı. 20 sene anası para kadar faiz de tahsil ettik, 21’inci sene bir şey oldu, hem krediyi alan hem krediyi veren 160. madde. Halen ‘Bu madde değişmesin’ denilen bir regülasyonda hangi rekabet avantajından söz edilir? Makul bir riskin mutlaka tarif edilmesi lazım” diye konuştu.

‘FAIZIN YÖNÜNÜN AŞAĞIYA DOĞRU OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUZ’

Gelecekte faizlerin yönünün aşağıya doğru olacağını düşündüğünün altını çizen Aydın, bankacılık sisteminin zayıf yanlarına da değinerek, “Çok net, hepimizin katıldığı en zayıf konu tasarruf açığımızdır.

Üzerinde saatlerce, yıllarca konuşulabilir. Bir şeyin altını çizelim; sağlamız, güçlüyüz ama dünyanın en büyük 35 bankasının her birinin bilanço büyüklüğü, sektörümüzün yani Türkiye’de faaliyet gösteren bankacılık sektörünün toplam bilançosundan daha büyük. Biz küçüğüz demektir. Kaynaklarımızın kısıtlı olmasının yanında aracılık maliyetleri çok yüksek” dedi.