Serkan AKKOÇ / GAZETE HABERTÜRK

İstanbul  Boğazı’ndan, Rus savaş gemisi Kunikov’un üzerindeki askerle ‘füzeli’ geçiş yapmasının ardından boğazlarda güvenliğin nasıl sağlandığı sorusu akıllara geldi. HABERTÜRK, boğazların güvenliğini araştırdı.

Barış döneminde Sahil Güvenlik ve Deniz Polisi’nin güvenlik önlemlerini aldığı boğazlarda risk dönemlerindeyse asker devreye giriyor. Türk savaş gemileriyle giriş ve çıkışları kontrol altına alınırken, bölge, havadan gelecek tehditlere karşı ‘kontrollü hava sahası’ ilan ediliyor. Boğaz ayrıca uçaksavarlar ve savunma sistemleriyle koruma altına alınıyor.

Eski Donanma Komutanı emekli Oramiral Nusret Güner, savaş halinde boğazların özel önem arz etmesi nedeniyle denizden, karadan ve havadan özellikle korunduğunu söyledi. Güner, köprüler ve boğaz geçişlerinin güvenliği için kıyıdaki noktalarda uçaksavarlar ve savunma silahlarının bulundurulduğunu belirtti. Güner, füze taşıyan Rus askeriyle ilgili olarak da, “Bu hareket mesaj vermek üzere yapılmış bir hareket ve Rusya, bu hareketle, ‘Türkiye Cumhuriyeti’ne güvenmiyorum’ mesajı vermek istedi” dedi.

MONTRÖ SÖZLEŞMESİ MENFAATİNE

Güner, Rus savaş gemisinin füzeli geçişini şöyle yorumladı: “Türk boğazları, Montrö Sözleşmesi’yle uluslararası bir statüye sahip olmakla birlikte Türkiye’nin hükümranlık bölgesidir. Montrö, Karadeniz’e kıyısı olan 6 ülkenin lehine imzalanmış bir antlaşmadır. Montrö Sözleşmesi, Türkiye’nin olduğu kadar, Rusya’nın da menfaatinedir. Rusya da, Türkiye de Montrö’nün titizlikle uygulanması konusunda hep hassasiyet göstermiştir.”

Harp gemilerinin de Boğaz geçişi sırasında uyması gereken kurallar olduğunu vurgulayan Güner, “Bunların en önemlisi, geçişin duraklamaksızın ve zararsız şeklinde olmasıdır. Boğaz ve dar geçişlerde harp gemileri kendi güvenliğinden endişe eder. İstanbul Boğazı, bizim karasularımız olduğu için geçiş yapan Rus gemisinin güvenliği de Türkiye’nin sorumluluğundadır. Sahil Güvenlik botları bu gemilere refakat eder” diye konuştu.

Güner şöyle devam etti: “Geminin üstüne füze taşıyan bir asker çıkarırsanız uluslararası kuralları ihlal etmiş olursunuz. Bir risk varsa dışarıyı tahrik etmeden içeriden de gerekli önlemlerinizi alabilirsiniz. Ufacık bir füzeyle bir ülkenin tehdit edilmesi söz konusu değildir. Ülkeler bu gerilimi azaltmalı, dostluğu kaybetmemelidir. Ne Rusya kısa menzilli bir füzeyle Türkiye’yi tehdit edebilir, ne de o füzeyle Rus askeri gemisi korunabilir.”

"DENİZ PİYADESİ KIYAFETİ"

Güner, boğazların savaş hali dışında terör ve benzeri gibi durumlarda korunmasının İçişleri Bakanlığı sorumluluğunda olduğunu da hatırlattı. Güner, füze taşıyan denizcinin kıyafetiyle ilgili “O silahı deniz piyadeleri kullanır. Kıyafetin farklı olması doğal” dedi.

BOĞAZ'DA KARŞILAŞTILAR

Rus donanmasına ait Caesar Kunikov isimli savaş gemisinin cuma günü, omuzunda füze tutan bir askerle geçişinin ardından dün sabah İstanbul Boğazı’nda ilginç bir enstantane yaşandı. Rus Deniz Kuvvetleri’ne ait LST Korolev adlı savaş gemisi, saat 08.30 sıralarında Karadeniz’e doğru ilerlerken görüntülendi. Aynı dakikalarda F497 TCG Göksu Fırkateyni de Boğaz’da kameralara yansıdı. Göksu ise Marmara’ya doğru yol aldı.