Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Nagihan ALAN/HABERTÜRK
İstanbul’a tutkun 6 ressamın 200 yıl önceki tabloları “Pitoresk İstanbul” sergisinde bir araya geldi. Konseptiyle dünyada ilk olan sergi, 18. ve 19. yy İstanbul’unu dönemin müzikleri eşliğinde sanatseverlere 35 dakikada sunacak.
ŞİİRLERE ilham filmlere konu olan bu nadide kent kuşkusuz ki birçok sanatçının duygularına da tercüman oldu. 200 yıl önce bile... 18. yy ressam seyyahlarından Melling,Schranz, Allom, Bartlett, Lewis ve ressam Ayvazovski’nin İstanbul’u anlatan tabloları dünyada bir ilk olacak “dijital seyahatnameler” konseptiyle sanatseverlerle buluşacak. 35 dakikalık Pitoresk İstanbul, 12 Mart’ta Deniz Müzesi’nde gruplar halinde gezilebilecek. Sergi hazırlıkları için kalabalık bir ekip hummalı bir çalışma sürdürürken biz de açılış öncesi serginin Genel Yönetmeni Bülent Özükan, Müzik Yönetmeni Anjelika Akbar ve Sanat Yönetmeni Murat Öneş ile bir araya geldik...
‘DÜNYA’DA BİR İLK’
Genel Yönetmen Bülent Özükan, “6 ressamı özellikle seçtik. Çünkü 200 yıl öncenin İstanbul’unda yaşayarak resmetmişler ve dönemin tüm detaylarını yansıtmışlar. Bu sergi dijital seyahatnameler konseptinde dünyada bir ilk” diyor.
‘TÜM DETAYLAR VAR’
Özükan, “Kitap sayfalarında 20-30 santimlik gravürlerin 5 metre yüksekliğinde ve 60 metre eninde tuvallerle dijital olarak yansıtılması müthiş bir deneyim. Devasa boyutlardaki bu tablolarda 200 yıl öncesinin tüm detayları izleyiciler tarafından görülebilecek” diyor. Sanat Yönetmeni Murat Öneş ise hazırlık süreci 3 yılı bulan sergi için, “Animasyonlar, resimler senaryo bir yıl içinde gerçekleşse de öncesi 3 yıla dayanıyor. Gravürlerin özüne dokunmadan detayları ortaya çıkararmak zor bir işti” diyerek ekliyor: “Dev perdeler tam bir gerçeklik hissi verdi.”
HAREMİ YAŞAYACAKLAR
Dönemin canlandırılacağı sergi için Öneş, şaşırtıcı bir sergi deneyimi olacak diyerek ekliyor, “İzleyenler kendilerini bir anda ‘Harem’in içinde hissedebilecekler.Başka birçok sürpriz var. Tablolarda ve gravülerde bugün olmayan yapıları tespit ettik. Yangınlar ya da tadilatlarla değişikliğe uğramış yapılar bizi şaşırttı. İzleyicilere bu farklılıkları bugünle kıyaslama imkânı veriyoruz. ”
‘AMERİKA PEŞİNDE’
İlk olarak Amerika’nın bu sergiyi istediğini belirten Öneş, “Amerika serginin peşinde ama biz ilk durak olarak İstanbul’u seçtik. Fransa ve Rusya ile temaslarımız devam ediyor. Dünyadaki belli başlı tüm müzelerle eserlerin orijinallerini temin edebilmek için sürekli diyalog halindeydik. Kolay olmadı. Ancak Rusya’daki çok küçük bir şehrin müzesinden İstanbul’a ait bir Ayvazovski resmi bulmak, onu yerinde görmek benzersiz bir serüvendi.
 


Müzikler Anjelika Akbar’dan...

SERGININ bir önemli özelliği de Anjelika Akbar’ın canlı performansla dönemin müziklerini izleyenlerle buluşturması. Serginin müziklerini yaparken dönemin atmosferini tabloardan hissettiğini ifade eden Akbar bu süreçte döneme ait görselleri yoğun bir şekilde incelediğini ve özellikle de Ayvazovski’nin tablolarından ilham aldığını belirtiyor.
Üsküdar ve Gülnihal’e yeni yorum
AYVAZOVSKI bölümü için, “Ayvazovski Rapsodi”sini bestelediğini söyleyen Akbar,“Osmanlı zamanındaki padişahların yaptığı besteleri ve İstanbul’u müziklerine konu eden Avrupalı müzisyenlerin müziklerini projeye dahil ettik. Gülnihal ve Üsküdar gibi meşhur eserler için yeni yorumlar yaptım.Müzikleri tabloların hareketlerine göre yönlendirdik.
Sergide canlı performans olacak
SERGILERDE pek alışık olmadığımız canlı performans bu sergide yer alacak. Anjelika Akbar sergi öncesinde izleyenlere canlı müzik dinletisi sunacak. Akbar, “Dinleyenleri Doğu’nun ve Batı’nın buluştuğu noktadaki dünyaya götüreceğim” diyor.