Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Diyarbakır'ın merkez Sur Kaymakamlığını ziyaret etti.

Sur Kaymakamı Memduh Tura ile makamında görüşen Görmez, terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonların tamamlandığı ilçe hakkında bilgi aldı.

"9 CAMİ YIKILIP YENİDEN YAPILACAK"

Görmez, Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy'u, Sur ilçesi tarihi İçkale Müze Kompleksi'ndeki valilik makamında ziyaret etti.

Bugün de Diyarbakır'da Ulu Cami'de vatandaşlarla birlikte olacağını anlatan Görmez, öncelikle Diyarbakırlılara "geçmiş olsun" demeye geldiğini söyledi. Görmez, şöyle devam etti:

"Rabbimiz hanelerimizi, şehirlerimizi bu tür kötülüklerden muhafaza etsin diye dua etmeye geldim. Kutlu Doğum'u idrak ediyoruz. Hem ülkemiz hem de coğrafyamızın tamamında hamdolsun, tevhid ve vahdet temalı, gelin birlik olalım, insanlığı yüceltme, diriltme ve yaşatma mesajlarının bütün dünyayı sardığı bir dönemdeyiz. Sevgili peygamberimizin 14 asır önce getirdiği rahmete bugün insanlığın çok muhtaç olduğu, o rahmet mesajını yenilemek için buradayız. Bunları Ulu Cami'de kardeşlerimizle paylaşacağız."

Bir gazetecinin "bölgede olaylarda tahrip edilen camilere ilişkin projelerini" sorması üzerine Görmez, "Arkadaşlarımız bütün şehirleri gezdiler. Terör mağduru mabetlerimiz var. Terör mağduru mabetlerimizin sayısı 89. Bu 89'un 60'ını hemen, tekrar içinde ibadet edilir hale getirdik. Cizre, Silopi, Silvan'da büyük oranda tamamlandı." dedi.

Görmez, "Sur'daki manzarayı gördükçe, kalbimin çok mahzun olduğu Kurşunlu Cami manzarası, bizi hep hüzne boğan bir manzaradır. Tabii ki can mabetten daha kıymetlidir. Onu da ifade edeyim. Her müminin kalbi bir mabettir. Sadece mabetlerden dolayı değil, her can kaybından, her şehit cenazesinden dolayı kalbimiz mahzun." diye konuştu.

Kısa sürede tüm camilerde çalışmaları tamamlayacaklarını ifade eden Görmez, bunlardan 9'unun yıkılıp yeniden yapılacağını bildirdi.

MEHMET GÖRMEZ'DEN DİYARBAKIR'DA KÜRTÇE MESAJ

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Vali Hüseyin Aksoy ile birlikte Seyrantepe Spor Kompleksi'nde düzenlenen, 'İnsanlığı Yüceltmek İçin Gelin Birlik Olalım. Hz. Peygamber, Tevhid ve Vahdet' temalı Kutlu Doğum Haftas'nın kapanış programına katıldı. Türkçe, Kürtçe ilahiler ile Kuran-ı Kerim'in okunmasının ardından söz alan Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy, birlik ve beraberliğin önemine vurgu yaparak, "Vahdet, inananların birliğini ve beraberliğini ifade eder. Hiç şüphe yok ki Müslümanların günümüzde en çok ihtiyacı olan inanç ve düşünce, tevhit ve vahdettir. İslam aleminin yaşadığı bu kaos ve kargaşadan kurtulması ve barışa kavuşması, vahdet sayesinde mümkün olacaktır. Son aylarda yaşadığımız terör hadiseleri ülkemize kaos ve kargaşa ile fitne ortamını yaşatmaya çalışarak birliğimizi ve kardeşliğimizi hedef almaktadır. Bugün her zamankinden daha fazla vahdete sarılmalı ve terör odaklarının heveslerini kursaklarında bırakmalıyız" dedi.


"SUR'A BARUT KOKUSU YAKIŞMAZ, SADECE GÜL KOKUSU YAKIŞIR"


Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez ise, yaşanan terör olaylarına değinerek, Diyarbakır'a geçmiş olsun dileklerinde bulunarak, Sur İlçesi'ne barut kokusunun değil, gül kokusunun yakıştığını söyledi. Görmez, "Ben bugün sadece Kutlu Doğum'da Diyarbakırlılar'a hitap etmeye gelmedim. Ben bugün aynı bir kardeşiniz olarak size geçmiş olsun demeye geldim. Geçmiş olsun, aziz Diyarbakır. İçinde nice evliyalar barındıran, nice alimler yetiştiren Sur'a barut kokusu yakışmaz, sadece gül kokusu yakışır. Gül denince Muhammed'i hatırlayan bir medeniyetin çocuklarıyız. Nice kardeşimiz zor günler geçirdi. Nice evlatlarımız şehit oldu. Eli kalem tutacak bu toprağın nice çocukları, kendi kendilerini helak ettiler. Nice kardeşimiz evsiz, barksız kaldı.Bütün bunlara değer miydi? Şimdi yaraları sarma, düşünüp teffekkür etme zamanıdır. Sevgili Peygamberimizin kutlu doğumunda 'Vahdet ve Tevhid. Gelin Birlik Olalım' Werin em bibin yek' yazmışız. Ne güzel bir çağrı. Bu dünyayı birlikte imar etmek varken, bu dünyayı birbirimizi için güzelleştirmek varken, barışı, hakkı, adeleti, merhameti birlikte Diyarbakır'dan bütün dünyaya yaymak varken, kalplerin arasına kin, öfke ve nefret yakışır mı?" diye konuştu.


SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZ, YAŞATMAYA GELDİ, ÖLDÜRMEYE GELMEDİ


İnsanlığın bugün zor bir girdaptan geçtiğini anlatan Görmez, "Bütün insanlık zorluklar yaşıyor. Çevremizi ateşlerle kuşatılmış vaziyette. Şam-ı Şerif, yıllarca İslam medeniyetine merkez olmuş, Şam, Halep, Humus'ta ateşler yükseliyor. Milyonlarca kişi kendi hanelerini terk ettiler. Asırlardır Medine-tü Selam olarak bildiğimiz Bağdat, Musul ve nice güzel şehirler, medeniyet merkezleri tarumar oldu. Hikmetin merkezi Yemen'de ateşler yükseliyor. Asırlarca bir parçamız olan Trablus'ta ateşler yükseliyor. Şimdi birileri istiyor ki, bu ateş Diyarbakır'dan da yükselsin. Diyarbakır buna izin vermez. Biz yaşatmaya geldik. Doğumunu kutladığımız sevgili Peygamberimiz, yaşatmaya geldi, öldürmeye gelmedi. Buradan din, peygamber, kitap adına insan öldürmeye kalkışan cinayet şebekelerine söylüyorum. Allah'a hamd olsun ki, yaptıkları Allah'ın dini ile yer yüzüne merhamet getiren Muhammed Mustafa ile hiç bir ilişkisi olamaz. İster adına DAİŞ deyin, ister IŞİD deyin, ister Boko Haram deyin, ister PKK deyin ne olursa olsun bu cinayet şebekelerinin yaptıklarının sevgili Peygamberimizin yer yüzüne getirdiği merhametle asla bir ilişkisi olamaz. Onun içindir diyoruz ki, yaşatmak için, insanı yaşatmak için gelin birlik olalım, insanı diriltmek için gelin birlik olalım" dedi.


"O YÜREKLERİ DAĞLANAN ANNELER VE BABALARLA KONUŞTUM"


Görmez, Kutlu Doğum Haftası kapanış programına katılmadan önce Ulu Camii'nde hutbe okudu. Görmez, birlik ve beraberlik mesajı vererek, "Siz burada bu zorlukları yaşarken, bu kötülükler şehirlerimizde yer alırken, dünyanın her tarafında Müslüman kardeşlerimizle görüştüğüm zaman tek cümleleri şu olmuştu, 'Diyarbakır'da barış olursa bizde de olur. Diyarbakır'da huzur ve sükunet olursa biz de kendi ülkelerimizde güven içerisinde oluruz. Dualarımız sizinle" ifadelerini kullandı.


Görmez, dünyanın her tarafından aynı Rahmana secde eden müminlerin, aynı duygu ve düşünceler içerisinde olmasının, kederleriyle kederlenmeleri kadar büyük bir nimetin bulunmadığını vurgulayarak, şunları söyledi:


"Şimdi Diyarbakır'ın da bütün kainata haykırma zamanı gelmedi mi? Diyarbakır'da bütün kainata şöyle haykırmalı; Ben Diyarbakır, ben Diyarbakır İslam'ın çocuğuyum. Ben Diyarbakır İslam'ın çocuğuyum ve Mekke'nin kardeşiyim. Ben Diyarbakır, Muhammed Mustafa'nın evladıyım ve Medine-i Münevvere'nin kardeşiyim. Ben Diyarbakır İslam'ın çocuğuyum, İstanbul'un kardeşiyim, Bağdat'ın kardeşiyim, Şam'ın kardeşiyim, Buhara'nın Semerkand'ın kardeşiyim, bütün Müslüman beldelerin kardeşiyim. Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla, Çerkez'iyle, Laz'ıyla; bu topraklarda yaşayan bütün insanlar olarak, Iyaz bin Ganem, Süleyman bin Halid bin Velid bu topraklara gelmeden önce atalarımızın tamamı dalalette değil miydi? Hepsi dalaletteydi ve hepsi onlarla hidayeti buldu. Hepsi medeniyet fakiriydi ve hepsi Muhammed Mustafa ile zenginleşti. Elhamdülillah İslam'ın nimetine sahip oldu. Hepimiz özgürlüğümüzü kaybetmiş insanlardık, hepimiz özgürlüğümüze kavuştuk. Cenab-ı Hak özgürlüğümüzü daim eylesin.Nice zor günlerden geçtik. Bu zor günlerde eli kalem tutacak nice çocuklar, bu toprakların nice evlatları kendi kendilerini heba ettiler. Nice evlatlarımız da tabutlar içerisinde Türkiye'nin şehirlerine dağıldılar. Gözyaşlarıyla annelerin, babaların yürekleri dağlandı. O yürekleri dağlanan anneler ve babalarla konuştum. Hiç birisinde, hiçbir kardeşine karşı bir kin, bir öfke, bir düşmanlık görmedim. Milletimizin her ferdi bu zor süreçte ‘Bizim kardeşliğimiz bakidir. Biz hiçbir şeyi kardeşliğimize değişmeyiz' dedi. Bugün İslam dünyasından ateşler yükseliyor. Çocuklarımız ateşlerde yanıyor. Bağdat'tan, Şam'dan, Kahire'den, Yemen'den ateşler yükseliyor. Ve bütün o mazlumların, o mağdurların umut bağladığı son ada birlikte içinde yaşadığımız bu topraklar. Ve bu topraklar hepimizi İslam'ın nimetiyle besliyor. Bu topraklar hepimize İslam'ın nimetiyle kardeş olmamızı emrediyor. Çünkü bu topraklar Resulü Ekrem Sallallahu Aleyhi Vessellemin vefatından 7 sene sonra İslam ile müşerref oldu ve ebediyete kadar din-i Mübin-i İslam'a bağlı olarak İslam medeniyetinin bir merkezi olarak yeryüzünde barışı, adaleti, kardeşliği daima yayacağını vaat etti, vaat etmeye devam edecektir inşallah."

AA /DHA