Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hırvatistan'da Hırvat Cumhurbaşkanı Grabar-Kitaroviç ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Erdoğan, TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın "Yeni Anayasa'da laiklik maddesi olmamalı" sözlerinin hatırlatılması üzerine, bu açıklamaların Kahraman'ın kendi düşünceleri olduğunu, devletin bütün inanç gruplarına eşit mesafede olduğunu belirtti.

Erdoğan'ın açıklaması şöyle;

Meclis Başkanımız Anayasa tartışmaları bağlamında kendi kanaatlerini ortaya koymuştur, düşüncelerini ortaya koymuştur. Şahsımla ilgili, benim biliyorsunuz , başbakanlığımın başından itibaren, bu konudaki düşüncelerim bellidir. Hele hele Mısır'daki bu konuda yaptığım konuşma çok çok önemli. Kurucusu olduğum partimin de, programında bu zaten çok açık net yer almaktadır. Ve buradaki bütün gerçek şudur; devlet tüm inanç gruplarına, inançlarını yaşama hususunda eşit mesafededir. Ve laiklik budur. Ve bunu bizler, partimizi kurduğumuz zaman, tüm dünyadaki laik sistemleri inceleyerek ki, bunlar da zaten biliyorsunuz bir Anglosakson laiklik, kara Avrupa'sının laiklik anlayışı...Bütün bunları inceleyerek bizler, partimizin bu konudaki anlayışını, bizler o zaman programımıza yerleştirdik. Cumhurbaşkanlığı adaylığımızda da bizler yine Cumhurbaşkanlığımla ilgili beyannamemin içerisinde de bunlar var. Bu konuda Türkiye'de şuandaki bu müzakere, bence ülkemizin gündemini çok farklı yerlere çekme gayretinden başka bir şey değildir diye düşünüyorum.

MÜLTECİ SORUNU

"Mülteci krizinin çözülmesi için Avrupa Birliği ve Türkiye arasında anlaşma sağlandı ancak Suriye'de iç savaş, insanlık dramı devam ediyor Avrupa Birliği üyesi ülkelerden beklentileriniz nelerdir" sorusu üzerine Erdoğan şunları kaydetti:

"Mülteci sorununa gelince, bu konuyla ilgili Türkiye olarak bizler elimizden gelen bütün gayreti gösterdik, gösteriyoruz, hatta Azerbaycan'da da bugün söyledim, bizler varil bombaları altında yaşam mücadelesi veren insanların Türkiye'ye sığınmaları karşısında onlara kapılarımızı kapatmadık, bundan sonra da yine kapatamayız, bunu da açıkça söylemek zorundayım ve Batı'nın da bu konuda çok daha farklı anlayış içerisinde, olumlu yaklaşım içerisinde olmasını insani ve vicdani bir görev olarak telakki ediyorum. Avrupa Birliği üyesi ülkelerle olan bu konudaki müzakerelerin süratle bir dayanışmayı, yani özellikle Türkiye'ye bu noktada çok daha farklı bazı desteklerin verilmesinin gereğini de açıkça ifade etmek istiyorum."