Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Fevzi ÇAKIR/GAZETE HABERTÜRK

Yargıtay ilginç bir karara imza attı. 2013 yılında Ankara’da bir işyerinde çalışan A.Ş., erkek arkadaşlarına “bel altı” şakalar yapmaya başladı. A.Ş.’nin kendilerine rahatsız edici düzeyde yakınlaşmasına daha fazla dayanamayan arkadaşları, durumu amirlerine bildirdi. A.Ş.’nin sözleşmesi feshedildi, işine son verildi. A.Ş. bu kararı yargıya taşıdı. Ankara 17. İş Mahkemesi’nde görülen davada dinlenen A.Ş.’nin avukatı, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı bir sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini; işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatla boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istedi. İşyeri avukatı, A.Ş.’nin iş sözleşmesinin “ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı faaliyetleri yönünde yazılı ve sözlü şikâyetler geldiği” gerekçesiyle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istedi. Mahkeme, “uygun davranışların ve şakaların varlığının ispatlanamadığı” gerekçesiyle davayı kabul ederek, A.Ş.’nin işe iadesine karar verdi. Bu karar davalı şirket tarafından temyiz edildi. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu. Kararda, “Davalı işveren açısından iş ilişkisinin çekilmez hale geldiği dikkate alındığında iş sözleşmesinin feshinde haklı sebebin varlığının kabul edilmesi gerekirken mahkemece aksi kanaatle karar verilmesi bozma sebebidir” denildi.