Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

ABD Başkanı Donald Trump’ın göreve başlamasıyla birlikte terör örgütü DEAŞ’la mücadelede en fazla merak edilen nokta bundan sonra Suriye’de nasıl bir strateji izleneceğiydi. Çünkü eski Başkan Barack Obama, DEAŞ’ın Suriye’deki sözde başkenti Rakka’dan çıkarılması için Türkiye’nin tepkisine rağmen PKK’nın Suriye kolu YPG’nin başını çektiği Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) desteklenmesini planlamıştı. Trump’ın göreve geldikten sonra yaptığı ilk işlerden biriyse bu planı rafa kaldırıp yerine yenisinin hazırlanmasını istemek olmuştu.

İKİ KRİTİK SORUYLA BAŞLADI

Yeni başkanın planı rafa kaldırmasının iki temel nedeni bulunuyordu. Birincisi, SDG’nin tek başına sadece ABD’nin hava desteğiyle Rakka’yı alıp alamayacağından emin değildi. Trump, kurmaylarından Rakka için SDG desteklenecekse bunun Türkiye’nin tepkisini çekmeden nasıl mümkün olacağı sorusunun cevaplanmasını istedi. PKK’yı terör örgütü olarak gören Türkiye, bu şekilde yapılacak bir Rakka operasyonuna karşıydı ve alternatif bir plan sundu. Trump, Rakka meselesinin bu yönüyle de ele alınıp NATO müttefiki Türkiye’nin kaygılarının minimize edileceği yeni bir planın hazırlanması için CIA ve Pentagon’a bir ay süre verdi. Verilen süre bu hafta dolarken, Trump’a sunulacak raporda sunulduğu iddia edilen önerileri ve senaryoları avantajları ve dezavantajlarıyla birlikte araştırdık.

MASASINDAKİ PLANIN PERDE ARKASI

Trump’ın yeni bir Rakka planı için verdiği direktiflerin ardından ABD-Türkiye arasında yoğun bir görüşme trafiği yaşandı.

- 8 ŞUBAT: Trump, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı aradı. Erdoğan görüşmede, ABD’nin PYD/YPG’ye destek vermemesi gerektiğini vurguladı. İki lider Rakka’da birlikte hareket etme konusunu ele aldı.

- 10 ŞUBAT: CIA Başkanı Mike Pompeo Ankara’ya geldi, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kabul edildi, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile görüştü. Habertürk Ankara Temsilcisi Bülent Yıldırım’ın haberine göre Pompeo’ya şu mesaj net şekilde verildi: “Ne Rakka ne de başka bir yerde PYD’nin olduğu yerde biz yokuz. Biz, PKK’nın uzantısı PYD/YPG’yi terör örgütü olarak görürüz. Asla yan yana olmayacağız.” Pompeo, bunu üst yönetimine götüreceğini ifade etti.

- 11 ŞUBAT: ABD’nin Ortadoğu dosyasındaki aklı ve en büyük müttefiki İngiltere Başbakanı Theresa May’in bir hafta önceki ziyaretinin ardından İngiltere Genelkurmay Başkanı Orgeneral Stuart Peach de Ankara’ya geldi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar, Peach’i Genelkurmay Karargâhı’na gelişinde askeri törenle karşıladı. Akar ile konuk komutanın görüşmesinde de DEAŞ ve Rakka planı ele alındı.

- 17 ŞUBAT: ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford, İncirlik Hava Üssü’nde Orgeneral Hulusi Akar ile görüştü. Görüşmede, bölgede güvenliğin sağlanmasına yönelik olarak, başta PKK ve DEAŞ olmak üzere Suriye ve Irak’taki terör örgütleri ile mücadele konularında görüş birliğinin de teyit edildiği kaydedildi.

- 18 ŞUBAT: Başbakan Binali Yıldırım, Münih’te ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile görüştü. Pence Türkiye ile ilişkilerde yeni bir başlangıç yapmayı arzu ettiklerini söyledi.

- 19-20 ŞUBAT: Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Senatosu Silahlı Kuvvetler Komitesi Başkanı John McCain’i kabul etti. Basına kapalı görüşme 1 saat 20 dakika sürdü. Trump’ın bu görüşmeden bir gün önce Kuzey Suriye’ye giderek SDG liderleriyle de görüştüğü ve ‘ÖSO güçlerinin Rakka’ya gitmesi için koridor açın’ önerisinde bulunduğu iddia edildi.

- 23 ŞUBAT: ABD Genelkurmay Başkanı Dunford, Rakka planına ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Trump’a DEAŞ’ı yenecek askeri bir plandan ziyade riskleri ve sonuçlarını karada daha fazla asker bulundurma seçeneğini barındıran detaylı bir ‘siyasi-askeri’ strateji sunacağız. Planlarımızın Türkiye ile güçlü ittifakımızı devam ettirmekle tutarlı olmasına dikkat edeceğiz. Bölgedeki Kürt sorununu konuşacağız, birçok Kürt grup var.”

- 23 ŞUBAT: Irak Hava Kuvvetleri ilk kez Suriye’de DEAŞ hedeflerini vurdu. Irak güçlerinin Rakka operasyonuna dahil olma ihtimali gündeme geldi.

- 24 ŞUBAT: ABD Merkez Kuvvetler Komutanı Joseph Votel, Kuzey Suriye’yi gizlice ziyaret etti. DSG Sözcüsü Talal Silo, Votel’in kendilerine ‘ileriki aşamalarda ağır silah temin etme sözü verdiğini’ iddia etti.

- 24 ŞUBAT: TSK El Bab’ın tamamen alındığını duyurdu. Bu açıklama ÖSO’nun güçlerini kaydırarak Rakka operasyonuna dahil olma ihtimalini güçlendirdi.

- 25 ŞUBAT: Sevkıyat sürüyor.

DOSYADAKİ OPSİYONLAR

Son bir ayda askeri, siyasi, diplomatik ve istihbari temaslardan medyaya yansıyan bilgiler ve açıklamalar, ABD Başkanı Trump’a avantajlar kadar handikapları da içeren iki alternatif Rakka planının sunulduğuna işaret ediyor. Trump’ın hangi planı tercih edeceği sorusunun 1 hafta içinde kesinleşeceği tahmin ediliyor. İşte muhtemel Rakka planları...

TÜRKİYELİ SENARYO

- Türkiye’den Reuters’a konuşan üst düzey bir yetkiliye göre, TSK’nın desteklediği ÖSO Rakka için 10 bin savaşçıyı bölgeye kaydırabilir.

- TSK, Fırat Kalkanı’nda olduğu gibi ya da daha yoğun bir şekilde ÖSO’yu destekleyebilir. Bu durumda ABD, büyük önem verdiği NATO müttefiki Türkiye’yle işbirliği olanağını artırabilir.

- Plan kapsamında ABD sahada daha fazla asker bulundurabilir. Halihazırda Suriye’de 500 Amerikan askeri bulunuyor. Operasyonun lojistik desteği Türkiye üzerinden sağlanır.

- S. Arabistan’ın açıklamasına göre, İslam ülkeleri de böyle bir operasyonda yer alabilir.

- Irak Kürt Bölgesi’nde 7 bin civarında ‘Rojava peşmergesi’ adı altında bir askeri güç bulunuyor. Bu güçlerin de bu senaryo kapsamında Rakka operasyonunda Türkiye’nin onayıyla yer alması gündeme gelebilir.

HANDİKAPLARI

a) ÖSO’nun operasyona hazırlanması zaman alabilir. Bu da DEAŞ’a zaman kazandırır.

b) Suriye rejimi Türkiye’nin operasyona desteğine karşı çıkabilir. İran da aynı şekilde sahada planı zora sokacak hamlelerde bulunabilir.

c) ABD, uzun süredir destek verdiği SDG’yi, özellikle de YPG’yi terk ederek hangi düşünceyle yapıldığı meçhul yatırımını kaybedebilir.

SDG’YLE İŞBİRLİĞİ

- SDG’nin çoğunluğu, PKK’nın Suriye’deki kolu YPG’den oluşuyor. Toplam militan sayısı 50 ile 70 bin arasında değişiyor.

- SDG’deki Arap savaşçı sayısının da 27 bin civarında olduğu iddia ediliyor.

- ABD asker sayısını çok fazla artırmak zorunda kalmayabilir.

- Irak sınırından ve havadan askeri lojistik destek sağlanabilir.

- SDG üyelerine askeri eğitim ve daha fazla silah verilerek operasyonun amacına ulaşma ihtimali güçlendirilebilir.

HANDİKAPLARI

a) ABD, Türkiye’nin desteğini kaybeder. İki NATO müttefiki arasındaki gerilim artar. Ankara-Moskova yakınlaşması ABD’ye zarar verebilir.

b) ÖSO Münbiç’ten YPG’yi çıkarmak için harekete geçerse SDG, Rakka’daki militanlarını bu bölgeye çekmek zorunda kalır.

c) Türkiye’yi operasyona lojistik destek açısından çıkmaza sokabilir.

d) Rakka’nın Sünni Arap halkı YPG’yle çatışmayı seçerse, DEAŞ yenilse de şehir kontrol edilemez.

Özcan TİKİT / GAZETE HABERTÜRK