Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

Başbakan Binali Yıldırım, Büyük Sivas Buluşması"nda yaptığı konuşmada, 16 Nisan'da bir karar vereceklerini anlatarak, 16 Nisan'da verecekleri kararın "tabii ki evet" olacağını söyledi.

Bu kararın "evet" olmaması için çalışanların, çabalayanların bulunduğunu dile getiren Yıldırım, vatandaşların, Sivaslıların aklını çelmeye çalışanların olduğunu ancak Sivas'ın buna itibar etmeyeceğini anlattı.

Başbakan Yıldırım, Türkiye Cumhuriyeti'nin Sivas'ta kurulduğunu, Sivas Kongresi ile büyük mücadelenin başlayıp bugünlere geldiklerini anlatarak, şöyle devam etti:

"Önemli bir karardayız çünkü vereceğimiz karar, sadece çocuklarımızı değil, sadece torunlarımızı değil, yedi ceddimizi, gelecek neslimizi ilgilendiren bir karar, sıradan bir iş değil. Onun için sizin kararınız net, oyunuz evet. Bunu biliyorum ama bilmeyenler olabilir, anlamayanlar olabilir, bunları da anlatmamız lazım Kalan 15 gün içinde ulaşabildiğimiz, görüşebildiğimiz herkese anlatacağız. Neyi anlatacağız? Bakın çok uzağa gitmeyelim. 15 Temmuz, 15 Temmuz'da neler yaşadık? 15 Temmuz'da istiklalimiz, demokrasimiz, bağımsızlığımız tehlike altına girdi ve Sivas'ın yiğit insanları, 80 milyon vatan evladı ülkele sahip çıktı, Cumhurbaşkanı'nın çağrısına icabet etti, meydanlara indi, göğsünü tanklara tüfeklere siper etti ve bu hayasız kalkışmaya 'dur' dediniz. Allah sizlerden razı olsun. Halkın gücü o gece tankın gücünü yendi, bu bayrak inmedi bu ezanlar dinmedi."

"Şimdi o günün, 15 Temmuz'un nöbetçileri 16 Nisan'ın evetçileri burada" ifadesini kullanan Yıldırım, bazı çevrelerin "hayır" kampanyası yaptığını ancak dürüst bir kampanyanın olmadığını söyledi.

Yıldırım, söz konusu çevrelerin kampanyayı yaparken yalan, dolan ve gerçek olmayan bir sürü şey söylediğini anlatarak, şunları kaydetti:

"Bu değişiklik olursa yargı bağımsız hale gelecekmiş' Bunu salonda oturanlar bilir. 28 Şubat sürecinde 420 üst yargı mensubu otobüslerle bir yere taşınıp cübbeleriyle alkışlandığı günleri unuttu mu bu millet. Yargı bağımsızlığından bahsedenler o günleri hatırlasınlar. En üst düzey yargı mensupları Genelkurmay'a çağrılır, orada ayakta başörtüsü yasağını alkışlattırılır. Bugünleri yaşadı Türkiye. Bugün bunları unutmuş olanlar kalkmışlar, 'Bu değişiklikle yargı bağımsızlığı kaybolacak' Siz eski rüyalarınızı görüyorsunuz."

AK Parti'nin 15 yıldır yargı bağımsızlığının tesisi için var gücüyle çalıştığını dile getiren Yıldırım, getirdikleri bu değişiklikle sadece "yargı bağımsız olmaz aynı zamanda tarafsız olmalıdır" dediklerini söyledi.

Yıldırım, bunun neresinin yanlış olduğunu sorarak, "hayır" diyenlerin bunun cevabını veremediklerini ifade etti. Şimdi ilk defa yargıya bürokratların kendi arasından seçtiklerinin değil milletin seçtiği vekillerin, yani meclisin üye seçeceğini anlatan Yıldırım, "Bu mu tarafsızlığın kaybolması, bu mu taraf olmak? Bunların tamamı yanlıştır, yalandır, asla itibar etmeyin." dedi.

Yıldırım, bu değişiklikle meclisin etkisiz hale geleceğinin söylendiğini dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Bu da kocaman bir yalan meclis daha da güçleniyor. Mevcut sistemde hükümet, meclisin içinden çıkıyor, dolayısıyla meclis, yasama faaliyetleriyle denetleme faaliyetleri iç içe, birbirinden ayrı değil, bakanlar aynı zamanda milletvekili. Dolayısıyla icraatları yapan da yasaları yapan da denetlemeyi yapan da aynı. Nerede bunun kuvvetler ayrılığı? Çokça söylediğiniz, arkasına sığındığınız kuvvetler ayrılığı nerede? Yok. İşte bu sistem, ikisini birbirinden ayırıyor. Diyor ki iki tane sandık gelecek, nasıl İstanbul'a belediye başkanı seçerken iki sandık var. Birisinde belediye başkanı, diğerinde de meclis üyelerini seçeceksiniz. Bu sistem de aynı siz sandıkta gelecek 5 yıl için Türkiye'yi hangi kadroların yöneteceğine karar vereceksiniz."

"MİLLETTEN YETKİYİ ALMAYAN HİÇ KİMSENİN HİÇBİR ÖNEMİ YOKTUR"

Vesayetin ortadan kalkacağını vurgulayan Yıldırım, şöyle konuştu:

"Şimdi seçim oluyor, gönderiyorsunuz Ankara'ya, Ankara'ya vekilleriniz gidiyor, Ankara'dan hiç tanımadığınız, bilmediğiniz ortaklarınız meydana çıkıyor. 'Hoş geldiniz, seçimden geldiniz, biz sizin yeni ortaklarınızız'. 'Kardeşim nereden çıktı. Sivas'ın, İmranlı'nın köylerinde, Şarkışla'nın köylerinde, Gürün'ün köylerinde, Zara'nın köylerinde biz gece gündüz dolaşırken siz yoktunuz. Nereden çıktınız?' Yok, vesayet diyor, vesayet. 'Seçim kazanmak yetmez, biz varız, biz, sistemin sigortasıyız'. Kim verdi size bu yetkiyi? Cevap yok. Milletten yetkiyi almayan hiç kimsenin hiçbir önemi yoktur. Milletten yetki alanın başımız gözümüz üstünde yeri vardır. Onun için bu sistem, vesayeti ortadan kaldırıyor. Yetki almadan, yetki kullananları devre dışı bırakıyor. 5 yıllığına seçtiniz, Cumhurbaşkanı ekibini kurdu, çalıştı. Beğendiniz bir dönem daha seçeceksiniz. Olmadı 3. dönem artık yok. Çok başarılı olsa da yok. Şimdi, bu kadar açık ve net Meclis ne yapacak? Meclis de önündeki işini yapacak. Milletvekilleri, artık kanun teklifi verecek. Çünkü mevcut sistemde hükümet kanun tekliflerini veriyor. Meclis de hele de muhalefet partisi olunca hiçbir kanun geçirme şansınız yok. Bu sistem onu da ortadan kaldırıyor. Herkes teklifini verecek, görüşülecek, konuşulacak, memleketin hayrına bir iş ise memleket için iyi bir işse o kanun çıkacak."

"GAYRET ET DE YENİ SİTEMDE SANA DA BİR ŞANS DOĞSUN"

Başbakan Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, "Efendim, cumhurbaşkanı istediği zaman istediği kararnameyi çıkarıp her şeyi ortadan kaldırır" dediğine vurgu yaparak, şunları kaydetti:

"Ana muhalefet partisinin bir genel başkanı var. Minibüsçülerle oturuyor, onlara diyor ki '17 Nisan'da sizin hat ruhsatlarınız iptal olacak'. Muhtarlarla oturuyor, onlara diyor ki 'muhtarlıklar kapanacak. İş adamlarıyla oturuyor, 'fabrikalarınız elinizden alınacak'. Efendim olmadı kahvecilerle oturuyor, 'kahvehaneler kapanacak'. Ya kardeşim senin işin gücün felaket tellallığı yapmak mı? Vatandaşa niye doğruyu söylemiyorsun? Bir de tutturmuş her ne kadar nereden geldiyse bir Binali Yıldırım sevgisi doğdu. 'Biz Binali Bey için çalışıyoruz.' Niye benim için çalışıyorsun kardeşim ben koltuk meraklısı değilim. Ben koltuktan vazgeçiyorsam demek ki bu millet için iyi bir iş yapıyoruz anla artık, bırak benim için çalışmayı da biraz çalış memleket için. Gayret et de yeni sistemde sana da bir şans doğsun. Bu sistem sana da şans getiriyor. Çalışırsan, çabalarsan, milletin gözüne girersen millet seni de seçer ama böyle bir umudu yok."

Yıldırım, Kılıçdaroğlu'nun "İkinci döneminde seçime giderse Cumhurbaşkanı o zaman bir daha seçilecek" dediğini aktararak, "Yani onun hesabına göre 11 yıl, bu günden itibaren Cumhurbaşkanı görevde, umudunu kesmiş, 11 yıl için Türkiye'nin geleceği ve yönetimi hakkında en ufak bir iddiası yok. En ufak bir beklentisi yok, derdi zoru aman nasıl Türkiye'nin istikrarını engellerim, işlerini yavaşlatırım, mevcudu muhafaza ederim böylelikle geçinir giderim." dedi.