ARAFAT'TA KAÇ KİŞİNİN HACCININ KABUL OLDUĞUNU HABER VERMESİ

 Aşağıda Gülen’in gaybı bilmesiyle ilgili olarak İslam itikadıyla bağdaşması mümkün olmayan
farklı yıllara ait iki ses kaydının deşifresi örnek olarak sunulmuştur.

20.10.1978 tarihinde hacla alakalı yaptığı konuşmada şöyle demektedir:
“Bu yıl hacca gittim. Arafat’ta uyurken gökten yeşil elbiseli iki kişi
inip kendi aralarında konuştular. Konuşmalarına kulak kesildim. Bir
de baktım biri diğerine “bu yıl kaç kişi hacca geldi” diye soruyor.
Diğeri de 600.000 kişi geldi diye cevap veriyor. Bu sefer aynı kişi
“Allah bunlardan kaçının haccını kabul etti” diye soruyor. O da
“Allah, sadece 6 kişinin haccını kabul etti…”

26.05.1991 tarihinde İzmir Hisar Camii’nde yaptığı konuşmada da benzer hususları şu
ifadelerle dile getirmektedir:

“…İhtimal bu sene Arafat’a evet denmedi. Aralarında iki-üç
insan vardı. Müthiş insan avalim mahiyetlerinde pünhan. Cihanlar
kendilerinde matvi idi. Dürülmüş iki insan, üç insan. Bunların yüzü
suyu hürmetine onlara Allah ulufelerini verirken diğerlerini de
mahrum etmedi. Haydi, hepiniz alın dedi…”

Gücü yeten Müslümanlara farz olan hac ibadetine ilişkin olarak, görülen bir rüyadan
hareketle yüzbinlerce insanın ibadetinin kabul edilmediğini ileri sürmek hezeyandan
başka bir şey değildir. Çünkü ibadetleri kabul edecek olan Yüce Allah’tır. Bu ifadeler,
sadece Yüce Allah’ın yetkisinde olan ve yine sadece onun bilebileceği bir konuda bilgi
sahibi olduğu iddiasını da içinde barındırmaktadır. Kimlerin ibadetinin kabul edilip kimlerinkinin
kabul edilmediği hususu gaybî bir bilgidir ve böyle bir bilgi yalnızca Yüce Allah’a
aittir. Peygamber Efendimiz’in (s.a.s.) dahi mutlak anlamda böyle bir bilgiye sahip
olmadığını müminlerin annesi Hz. Aişe bizzat ifade etmiştir. (Buhârî, Tevhid, 4)
Yukarıdaki hezeyanlar aynı zamanda, Hac gibi meşakkatli bir yolculuğu göze alan ve
Haremeyn-i Şerifeyn’i ziyaret etmeyi, Kabe-i Muazzama’yı tavaf edip Arafat’ta vakfeye
durmayı hayatının en anlamlı ve kutsal görevlerinden biri bilen milyonlarca Müslümanın
duygularını hiçe sayan bir hadsizliktir de. Hz. Peygamber “Allah Teâlâ’dan ümmetimin
hata/dalâlet üzerinde birleşmemesini niyaz ettim; o da bunu bana lütfetti” (Ebû Dâvûd,
Fiten,1) ve “Benim ümmetim hata üzerinde birleşmez” buyururken o yıl hacca giden milyonlarca Müslümanın niyet ve ibadetlerinde hata olduğunu söylemek ve birkaç istisna dışında hiçbirinin ibadetinin kabul edilmediğini iddia etmek Hz.
Peygamber’in bu müjdesiyle bağdaşmaz.

Bütün bunların ötesinde Gülen yukarıdaki ifadeleriyle aslında, Yüce Allah’ın sadece
zat-ı uluhiyyetine has kıldığı alan ve yetkiye muttali olduğu mesajını vererek insanüstü
bir konumda olduğunu empoze etmeye çalışmaktadır.