Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş’ın, Danıştay'ın verdiği kararla başkanlığının düşürülmesi nedeniyle DTP’li 54 belediye başkanı Sur Belediye önünde ortak basın açıklaması yaptı. Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, konuşmasına Kürtçe başlayarak Türkiye’nin resmi dili olan Türkçe’yi değiştirmek ve yerine Kürtçe'yi koymak gibi bir niyetlerinin olmadığını belirterek,

“Türkçe devletin resmi dilidir, eğer bu ülkede birlikte yaşanacaksa Kürtçe'yi, Türkiye’nin bir zenginliği ve dili olarak kabul etmek gerekir. Eger Kürtçe'yi kullanmak suç ise biz bu suça her gün iştirak ediyoruz. İştirak etmeye de devam edeceğiz'' diye konuştu.

Baydemir, Abdullah Demirbaş’ın görevden alınması ve meclisin fesh edilmesinin demokrasi, kültürel hak ve özgürlükler ile devlet- vatandaş ilişkileri açısından kabul edilemez bir durum olduğunu söyledi. Başkan Baydemir, Danıştay'ın aldığı kararı talihsiz olarak nitelendirerek, kararın arka planında cumhuriyet ilan edildikten bu yana Kürt vatandaşların tekçi, tek tipleştirici kültür ve dil politikalarının açık oluduğu belirtti.

Türkiye’de farklı dil ve kültürlerin var olmasının uzun bir dönem kabul edilmediğini belirten Baydemir, “Devlet ciddiyetine yakışmayan, kart- kurt söylemleri ile sorunlarımız ertelene, ötelene biriktirilmiş, toplumsal barışı ve istikrar kaybedilmiş, zenginlik olarak kabul etmemiz gereken dil, kültür ve inanç çeşitliliğimiz bölünme paranoyası ile zedelenmiştir'' diye konuştu. Baydemir şöyle devam etti:

“Bir bireyi, grubu ya da halkı ana dilinden, ana dilini kullanma hakkından vazgeçmeye zorlamak, ana dilini kullandığı için müeyyidelendirmek hiçbir temel insani değerle bağdaşmamaktadır. Türkçe, Türkiye’nin resmi dilidir ancak, eğer bu ülkede Türk, Kürt kardeşse, eğer bu ülkede birlikte yaşayacaksak Kürtçe’yi de Türkiye’nin bir zenginliği ve dili olarak kabul etmek gerekir.''