Klavye delikanlıları geliyor
Show TV'nin bu akşam izleyiciyle buluşacak gülme garantili dizisi 'Klavye Delikanlıları'nın yıldızlarından üçü; Uraz Kaygılaroğlu, Kaan Yıldırım ve Ali Barkın, yeni dizilerini HT Magazin'den Arif Hür'e anlattı
- Bir yandan da sanal dünyada vakit tüketen insanların yaşamlarına ayna tutacaksınız.
Dışarıda yapamadığı atarı monitör başında yapanlara bir noktada ışık tutacağız. Günümüzde hepimiz emojilere boğulduk. Allah’tan ben bu yaşıma kadar hiç klavye delikanlılığı yapmadım. Her zaman için gerçeklik kazanır diye düşünenlerdenim.
‘2017 MODEL MAHALLE DELİKANLILARIYIZ’
- Ekipte uyum nasıl?
Okuma provalarından ekip olarak çok keyif aldık. Herkesin enerjisi çok açık. Her karakter kendi hayran kitlesini yaratacak gibi duruyor. Biz çekerken çok gülüyoruz, seyirciyi de güldüreceğiz. Biz 2017 model mahalle delikanlılarıyız. Sanal mahallenin online delikanlıları diyelim hatta!
KAAN YILDIRIM: İNSANLAR DRAMDAN SIKILDI ARTIK GÜLMEYE İHTİYAÇ VAR
- Dizide canlandırdığınız Kerem nasıl biri?
Mahallenin kaybedenleri arasında yer alan, çekingen, korkak ama aynı zamanda atar yapmaktan da vazgeçmeyen bir adam. Türkçe’sini bildiği 20 kelimeyle yetinecek kadar mütevazı. Gündüz sütçü- peynirci, akşamsa korsan taksicilik yapıyor. En büyük hayali taksi plakaları sahibi olup oturduğu yerden para saymak. Ama işin rengi mahalleye Kuzen Volki’nin gelmesiyle değişiyor.Kerem, alıştığı rutinlerin dışına çıkmaya başlıyor.
- Ne gibi değişiklikler söz konusu?
Kuzen Volki Amerika’da öğrendiği dolandırıcılık yöntemlerini öğretmek için bizi bir çetenin içine sokuyor. Kredi borcu olan Kerem ve Bayram çekine çekine kendilerini macera dolu, çetrefilli ve bir o kadar da komik işlerin içinde buluyorlar.
- Sizi bu projenin en çok hangi özelliği etkiledi?
Senaryonun dilini çok sevdim. Murat Şeker ve Ali Tanrıverdi mahalle dilini çok iyi biliyorlar. Dizinin dili çok doğal, gündelik ve komik... Her kesime hitap edecek bir dili var. Ayrıca temposu çok yüksek. Her karaktere okurken ayrı ayrı güldüm ve hepsini sevdim. Kendi dışınızdaki karakterleri bu kadar sevmek ve sahiplenmek ayrı bir şans.
- Sokaktaki insanlara yansıması nasıl olacaktır?
Onu zaman gösterecek ancak ben bu projenin bir şekilde sevileceğini düşünüyorum. İnsanlar dramdan sıkıldı, artık gülmeye ihtiyaç var. Tabii televizyon seyircisini tatmin etmek zor. Umarım severler.
‘TELEFON EKRANLARINA BİRAZ FAZLA BAĞLANDIK’
- Mahalle kültürüne ne kadar hâkimsiniz?
Ben de bir mahallede büyüdüm. Okul çıkışlarında eve geldiğimde çantamı bir köşeye fırlatır, top oynamaya çıkardım. O günleri özlüyor insan. Zaman geçtikçe insanların yaşam biçimleri değişti. Teknoloji hayatımıza girdi ve herkes kendi kabuğuna çekildi. Telefon ekranlarına biraz fazla bağlandık sanırım.