Ahmet Kıvanç

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB) Başkanı Mithat Yenigün, yönetim kurulu üyeleri Süheyla Çebi Karahan ve Deha Emral ile birlikte bir grup gazetecinin sorularını yanıtladı. Son depremin bazı konuların önemini bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Yenigün, müteahhitlik kriterlerini doğru belirleyecek yasal altyapının tamamlanması ve etkin biçimde uygulanması gerektiğini ifade etti. Yapı denetimlerinin hassasiyetle yapılması ve kentsel dönüşüm sürecinin vakit kaybetmeden depreme karşı sıfır toleransla gerçekleştirilmesinin büyük ihtiyaç olduğunu belirten Yenigün, “Afetleri gündeme geldikçe konuşulan, zamanla gündemden düşen ve sadece akademisyenlerin ele aldığı olaylar olmaktan çıkarmalıyız. Deprem odaklı ve çevreye duyarlı kentleşme vizyonunu sürdürülebilir kılmalıyız” dedi.

Mithat Yenigün, Türkiye çapında 440 bin müteahhit bulunduğunu, TMB’nin üye sayısının ise sadece 120 olduğunu belirtti. Yenigün, “Üyelerimiz Türkiye’deki işlerin yüzde 70’ini yapıyor. Elitler kulübü değiliz ama bize yakışanları seçiyoruz. Sektör olarak sağlıklı iş yapmamız hayati önemde. Geçen yıl yapılan düzenlemeyle müteahhit firmaları tasnif edilmeye başladı. Birkaç yıla kadar ise elemeler başlar. Ben diyorum ki, bizi iyi denetleyin ki, yapabilen yapsın, geri kalanı dökülsün” diye konuştu.  

Süheyla Çebi Karahan de fay hattı üstünde yapılacak binalar için şartnameler ve yönetmeliklerin değiştirilmesi gerektiğini belirterek, şöyle dedi:

“Yurt dışında iş yaptığımız yerler deprem bölgesi ise ‘Beş katı geçemezsin. Hafif çelik kullanmak zorundasın’ gibi şartlar konuluyor. Birçok ülkede ciddi yangın şartnameleri var. Biz de bunları uygulayabiliriz. Şartnameler, yönetmelikler yeni malzemelere ve yeni yapım metotlarına göre düzenlenmeli. Bu malzemeler aynı zamanda dönüştürülebilir malzemeler.”

Deha Emral ise Elazığ depreminde yıkılan binalar için “beton demirden sıyrıldı” denildiğine dikkat çekti. Emral, “Hiç demir eksiği olmayan müteahhidin de binası yıkılabilir. Binayı yapan işçi o demirleri eğerse, bu da betonun demirden sıyrılmasına yol açabiliyor. İşçilerin eğitilmesi gerekiyor. İşçinizi eğitimden geçirirseniz, bu gibi sorunlar ile karşılaşmazsınız. Denetimler iyi yapılırsa sistem kendini toparlar” diye konuştu.

KÖRFEZ’DE 3 MİLYAR DOLARLIK “ALGI” KAYBI

Mithat Yenigün, Ortadoğu’da Türkiye aleyhine oluşturulan olumsuz algının en az 3 milyar dolarlık iş kaybına neden olduğunu savundu. Yenigün, “Son üç yıldır en fazla iş üstlenilen ülkeler listesinin ikinci sırasında yer alan Suudi Arabistan’ın daha alt sıralara inmesinde bu durumun etkili olduğu görülüyor. Bu Birleşik Arap Emirlikleri’nde de geçerli” dedi.

Geleneksel pazarlar olan Irak, Libya ve Suriye’de de sorunlar olduğuna dikkat çeken Yenigün, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Libya bizim ilk yurt dışı pazarımız. Oradaki hak ediş sorununun çözümü için görüşmeler yapıyorduk. Libya’da Türk firmalarının hak ediş alacakları 1 milyar dolar. Teminat mektupları için yıllık 50 milyon dolar komisyon ödüyoruz. Yaptığımız görüşmelerde 246 milyon dolarlık alacak Libya Hükümeti tarafından onaylanmıştı. Sonrasında Hafter sorunu çıktı. Yine de bizim alacak sorunlarımızın çözümü için mesafe kat ediliyor. Bütün ihtilafları çözmek için adım atılmasını umuyoruz.”

“KONUT STOKU BİR YILDA BİTER”

Türkiye’de konut sektöründe bir ivme yakalandığını belirten Yenigün, şu anda 1 milyon 200 bin konut olduğunu ve bu stokun bir yıl içinde bitebileceğini iddia etti. Yenigün, stoktaki konutların Türkiye Emlak Katılım Bankası tarafından kurulacak bir fon tarafından alınması yönünde daha önce gündeme getirdiği önerinin hatırlatılması üzerine, “Yanlış anlaşıldığım için çok dayak yedim” diye konuştu.

YURT DIŞINDA 100 BİN TÜRK İŞÇİ HEDEFİ

Yenigün, son dönemde yurt dışı projelerde istihdam edilen Türk işçilerin payının yüzde 20’lere (35 bin kişi) kadar düştüğünü belirti. İşçi sayısını 100 bine çıkarmayı hedeflediklerini kaydeden Yenigün, kamu bankalarınca uygulamaya konulan istihdam odaklı kredi paketinin olumlu sonuçlar doğuracağını söyledi. Yenigün, hedefe ulaşabilmeleri için yurt dışı şantiyelerde istihdam edilen vatandaşların ücretlerinin gelir vergisinden istisna tutulması ve sigorta prim yüklerinin düşürülmesinin faydalı olacağını söyledi.