Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        IŞIL CİNMEN

        icinmen@haberturk.com

        HABERTURK.COM

        Fotoğraflar: Öystein Grönvold

        Su Özdoğu.

        Çok havalı, çok güzel, çok Andy Warhol bir kadın.

        Yedi sene ismi lazım değil bir bölümde okuduktan sonra hayal dünyasından mezun olmuş.

        Bir gün reklam yazmaya karar verip, portfolyosuz olarak Rafineri'ye girmiş.

        Reklam yazarlığını bırakıp "yoga instructer" olan eski meslekdaşlarının aksine, reklam dünyasının mağrur bir biçimde terkederek bir çocuk kitabı yazmış.

        Fikri Rüyakaçıran’ı doğurmuş.

        Fikri Rüyakaçıran serisinin ilk kitabı bu hafta yayımlandı.

        Fikri’nin maceralarının ikinci bölümü Ocak’ta ve üçüncüsü de Mart’ta Kırmızı Kedi’den çıkacak.

        Fikri Rüyakaçıran’ı okuyun.

        Çocuğunuz yoksa içinizdeki küçük sizlere…

        Varsa da onlara okurken yüksek sesle kendinize de…

        Bizim onlardan daha çok ihtiyacımız var çocuk kitaplarına.

        Hepimiz yeterinden fazla büyüdük.

        Dünya o yüzden bu kadar kirli.

        Kendinize bir iyilik yapın, bugün eve dönerken Fikri Rüyakaçıran’ı da yanınıza alın. Biraz temizlenmek ruhunuza iyi gelecek.

        Karşınızda Fikri Rüyakaçıran ve Su Özdoğu!

        Kim bu Fikri Rüyakaçıran?

        Fikri, minnok bir çocuk. Annesini küçükken kaybetmiş, babasıyla yaşıyor. Harikulade, gerçi, herkese harikulade gelmeyebilir, bir evde yaşıyorlar. Gri bir şehirde, biraz eski biraz püskü, çalılar kaplamış saçma sapan bir bahçesi olan, içi yaşam ve anı dolu bir evde... Fikri yalnız bir çocuk. Çoğunlukla kendi dünyasında yaşıyor. En yakın arkadaşlarıysa geniş hayalgücü, babası, bisikleti, anıları, annesinin ve sonrasında kendi biriktirdiği pullardan oluşan Çöpe Atılmış Pullar Koleksiyonu. Fikri biraz ürkek. Arkadaşı yok. Babası ise, annesinin ölümünden sonra içine kapanmış, kendini işine vermiş. Fakat bir gün, çok yağmurlu bir günde, her şey değişiyor.

        Rüyaları kaçık bu çocuğun, rüya göremiyor…

        Göremiyor ama Fikri, rüya göremediğinin idrakında değil. Kiki’yle tanışana kadar. Bir gün Kiki’yle tanışıyor. Kiki ona bir rüyasını anlatıyor. Ve hayat değişmeye başlıyor, Fikri’nin gözleri önüne yepyeni bir dünya açılıyor. Rüya ne, neden ben göremiyorum, nasıl rüya görülür ve benzeri soruların cevaplarını aramaya başlıyor.

        “İSMİNİ BİLMEDİĞİM BİR ÇOCUĞA BİR HİKAYE YAZDIM”

        Nasıl çıktı senden Fikri?

        Bundan beş yıl önce, ismini bilmediğim bir çocuğa belki bir gün okur diye beş sayfalık bir öykü yazmıştım. Yıllar geçti ve o büyüdü, kalın bir kitap oldu. Tanımadığım o çocuğa yazdım evet, ama hepimiz için. Her çocuk ve her geçmişini unutmuş yetişkin çocuk için.

        Sen ne rüya görüyorsun?

        Ben, hatırladığım kadarıyla son birkaç senedir hep aynı rüyaları görüyorum. İçinde kabus unsurları da taşıyan rüyalar bunlar. Fon zaman zaman değişiyor ve fakat içerik genel olarak hep aynı.

        Sen istediğin rüyaları göremediğin için, Fikri de rüya göremiyor olabilir mi?

        ...Hmm...Evet... Yani...Makul…Sanırım bu konu hakkında biraz düşüneceğim.

        “YAŞAMIN HAYRETE DÜŞÜRMEYE DEVAM ETTİĞİ BİR YER”

        Çocukluk ne demek?

        Çocuk olmak zor zanaat. Çocukluk, hepimizin az çok unuttuğu bir yer. Tanımadığım çocuk sensin. Benim. Yan masada oturan kadın ve yoldan geçen adam, herkes. Herkes çocuk ve hiç kimseyi tanımıyorum. Muhtemelen onlar da kendilerini tanımıyorlar.

        Sen de büyüyemeyen ya da büyümeyen biri misin?

        Olay, büyümek değil, olaylara bakmak mevzusu. Çocuğun saflığı ve merakı her zaman yetişkinlerin vasat yaşama sevgisini yener. Yaşamın hayrete düşürdüğü ve hayrete düşürmeye devam edeceği bir yerde yaşıyorlar. Bu büyük bir ayrıcalık değilse ne?

        HAYATINIZ PAHASINA HATIRLAYIN

        Ben hala her şeye şaşırırım. Büyüdükçe bunun geçmesi gerekirdi ama neyse ki geçmedi. Birgün bu yetimi kaybetmekten çok korkuyorum.

        Senin gibi yetişkinlere çok itina göstermek lazım. Tüm dünya sanki çocuk olmak, kalmak iyi bir şey değilmiş rolü yapıyor. O yüzden onlara, hatırlayamayacak kadar unutmuş olanlara yazmıyorum. İnsan düşünüyor, neden tüm bunları unutmuş ya da unutmaya yüz tutmuş bir yetişkine yazayım ki, bunu hayatı pahasına koruması gerektiğini hatırlatmak istediğim bir dünya güzellik varken...

        Fikri’nin illüstrasyonları çok hoşuma gitti, olanı birebir resmetmiyorlar...

        Evet. Olanları kafalarında resmedebilmeleri için pencere açıyorlar. Onların önüne küçük bir şey bırakıp bununla içlerinden geldiği gibi ve kadar hayal kurmalarını istiyorlar. Fikri’nin illüstrasyonları Aslı Saktanber çizdi. Çalışırken Aslı öyle demişti. “Olanları olduğu gibi göstermek istemiyorum; sadece hayal kurabilmeleri için önemli ve yeterli malzemeye sahip olsunlar istiyorum.”

        Senin en sevdiğin masal neydi küçükken?

        Hans Christian Andersen’in Prenses ve Bezelye’si. Kibritçi Kız ve Parmak Kız’ı da bunun iki yanına koyabiliriz.

        Biraz daha büyüdüğünde?

        Roald Dahl. Bir çocuğa bir çocuk yetişkinliğinde, bunca saf ama derin, basit olduğu kadar da yaratıcı bir dünya sunabilen başka bir yazar okumadım. Beni ondan daha çok büyüleyen kimse olmadı.

        “İLLA BÜYÜYECEKSENİZ AZAR AZAR BÜYÜYÜN”

        Sonrasında ne yapmak istiyorsun? Senin hayalin ne kitaplarla ilgili?

        Çocuklar için cismi küçük, içi büyük hikayeler yazmak istiyorum. Büyümeye yüz tuttuklarında onlara, “İlla büyüyecekseniz azar azar büyüyün. Mesela varlığınızın sadece yüzde 3’ü yetişkin olsun, hayatın hayatta kalmanıza yetecek kadarı büyüsün, geri kalan her yeriniz rengarenk kalsın...” demek istiyorum. Bunu unuttukları zaman, “Başucunuzda duran bir kitabı açın, birkaç sayfa okuyun ve hatırlayın” demek istiyorum.

        Fikri Rüyakaçıran serisinin ikinci kitabında neler olacak?

        Dünyada büyük bir rüya görememe salgını başlıyor. Fikri'nin babası da bu hastalığa yakalanıyor. Fikri ve Kiki, gökyüzünde dev bir göz görüyorlar ve onun kirpiklerine tutunarak Rüya Ülkesi’ne gidiyorlar. Ve olaylar, olaylar...

        Üçüncü kitapta?

        Onu hayatta söylemem!

        2. ve 3. kitap ne zaman yayımlanacak?

        2.’si Ocak’ta, 3.’sü Mart’ta çıkacak.

        “KİTAP, KAPIDIR”

        Bir çocuğun neden kitaba ihtiyacı vardır?

        Bilmem. Kitap, kapıdır. Üstelik bu kapılar herkesi aynı yere götürmez. Ne kadar çok ve farklı kapı aralarsan hayata dair o kadar fazla şey görebilirsin, o kadar fazla yolculuk edersin. Bazen, gerçek kapıları aralayamayabiliriz. O zaman kitap okuruz. Yani ben çocukken öyle yaptım. Yine olsa, yine aynısını yaparım.

        Umarım ölene kadar içlerindeki yaşlı büyükleri yenen çocuklar olarak kalırız…

        Yetişkinler ne yaparsa yapsın, ne icat ederlerse etsin, hangi başarılara imza atarsa atsın, dünyanın seyrini değiştirme gücüne ne denli sahip olursa olsun çocukların yaşamı izlerkenki merakı ve heyecanı her zaman yetişkinleri yener, yenmeye devam edecek ve etmeli.

        Bu haftanın Boş Ders'i bitti, ciddi konulara dönüyoruz!

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ