Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Magazin HT MASA haftanın magazin olaylarını masaya yatırdı
        18

        E.Ö.: Bravo diyorum. Çok cesurca bir karar gerçekten. Yani Yağmur Sarıoğlu’nun dövmesi daha sorunsuz, başka bir şekilde kapatılır. Bir de çocuğunun babası, eşi olduğu için o dövme sorun olmaz ama Caner Erkin’inki gerçekten kolay cesaret edilecek bir şey değil. Kapatmaya kalksanız kapatamazsınız, sildirmeye kalksanız asla sildiremezsiniz.

        19

        K.K.: Ne zaman biri sevdiğinin adını dövme yaptırsa aklıma Johnny Depp geliyor. Yıllar önce Winona Ryder’la birlikteyken koluna ‘Winona Forever’ diye yazdımıştı. Ayrılınca “Wino Forever” yapmıştı. Bu ona ders olmadığı için eski karısı Amber Heard’ün lakabını parmaklarına dövdürmüştü. Ondan da ayrıldı, dövme oldu ‘Scum’. Allah bizimkileri benzetmesin!

        20

        İ.D.: Ünlülerden çıkıp genel söyleyeyim, tamamen gösteriş... Çok sevimsiz buluyorum bu durumu. Hem sonra ayrılıyorlar, bu kez dövmeyi kazıtırken daha çok acıyor canları. Kalbinize yazın, beyninize yazın aşkınızı. Cüzdanınızda fotoğrafını taşıyın sevdiğinizin. Bu bana çok daha romantik geliyor...

        21

        R.B.: Aşk bu... Sevdiğinin adını sadece kalbine değil vücuduna da yazdırıp dolaşabiliyorsun. Ancak bunun olumsuz örneklerini de gördük. Aşkı için yanıp tutuşanlar, kumru gibi olanlar ilişkileri bozulunca kalplerinden silemedikleri isimleri, ilk fırsatta soluğu dövmecide alıp sildiriyorlar.

        22

        B.İ.: Eski aşklar kalplere yazılırdı, şimdikiler kollara bacaklara dövdürülüyor. Aşkın ölünceye kadar kalacağına nasıl emin oluyorlar ya da inanabiliyorlar anlamıyorum. Kimin dövmesi büyükse onun aşkı daha mı büyük oluyor? Aşkın büyüklüğünü dövme gösterseydi Romeo, Jülyet’in kara kalem resmini dövme yaptırırdı.

        23

        Yılmaz Erdoğan’ın merakla beklenen ‘Ekşi Elmalar’ filmi görkemli bir galayla görücüye çıktı. Film, beklentileri karşılayacak mı sizce?

        24

        O.B.: Bir süredir sessiz kalan Yılmaz Erdoğan özlenmiştir kesinlikle. Onun filmlerinde bulunan o sıcak tat herkesin hoşuna gider. Bu filmde de âdet bozulmamış. Doğu insanını onun filmleri sayesinde daha iyi tanıyoruz.

        25

        E.Ö.: Karşılar. Yılın en çok izlenen filmleri arasında yer alır. Çünkü tam da Türk izleyicisinin istediği bir film. Yılmaz Erdoğan bunu çok iyi biliyor.

        26

        K.K.: ‘Beklenti’den kasıt yeni bir ‘Vizontele’ ise üzgünüm. ‘Ekşi Elmalar’, ‘Vizontele’ kılığında çok daha farklı bir öykü anlatıyor. Gülmekten değil hüzünden gözlerinizden yaş getirmek niyeti. “Bunu başarıyor mu?” derseniz, benim gözümden yaş gelmedi. İ.D.: Filmin benim ruhumda dokunduğu çok yer oldu. Çok sevdim. Görsel olarak da beni büyüledi.

        27

        R.B.: Yılmaz Erdoğan, Türk sinemasına adını altın harflerle yazdırmış bir sanatçı. Yaptığı filmler, oyunculuğu tartışılmaz. Yılmaz Erdoğan ‘Vizontele’de de gerçek hayat hikâyesinden yola çıkmıştı. ‘Ekşi Elmalar’ belki çok gişe yapmayabilir ama Türk sinemasındaki başyapıtlar arasındaki yerini alacağını düşünüyorum.

        28

        B.İ.: ‘Ekşi Elmalar’, Yılmaz Erdoğan’ın ilk filmi ‘Vizontele’deki komedi yeteneğiyle ‘Kelebeğin Rüyası’ndaki drama kabiliyetini birleştirdiği ustalık eseri olmuş. Görücü usulü evliliklerin insanların hayatında nelere mal olduğunu hem güldürüp hem ağlatarak ama kesinlikle eğlenceli biçimde anlatıyor. Üç kız kardeşin otoriter babanın kendilerine dayattığı can sıkıcı hayata karşı verdiği mücadeleyi izlemek çok keyifli.

        29

        Yılmaz Erdoğan-Belçim Bilgin çiftinin ikinci çocuk planı yaptığı, ‘Ekşi Elmalar’ın galasında oğulları Rodin’in açıklamasıyla ortaya çıktı. Sürekli boşanacaklarına dair haberlerle gündeme gelen ikilinin ilişkisi, sanılanın aksine fevkalade yolunda gibi görünüyor. Acaba bu haberlerin sebebi çiftin alışılmışın dışında bir ilişkisi olmasından mı kaynaklanıyor?

        30

        O.B.: İnsanları bir kalıba oturtmaktan aşırı zevk alıyoruz ya, mutlu giden beraberlikler bile bizim istediğimiz şartlarda yaşansın istiyoruz. Yılmaz Erdoğan ve Belçim Bilgin de sürekli bir arada olsun, Belçim kocasının dizinin dibinden ayrılmasın istiyoruz. Hayaller ve gerçekler denen bir durum var işte ortada. Sürekli dedikodu üretiliyor ama çiftimiz mutlu. Bu konu kapansa artık...

        31

        E.Ö.: Ben sıkıldım, onlar nasıl başa çıkıyor bu boşanma haberleriyle acaba. Yazıktır. Adamlar, sırf bu boşanacakları haberini yapanları ikna etmek için çocuk yapacaklar düşünün artık.

        32

        K.K.: Kafamızda standart bir ilişki, evlilik biçimi var. Onu herkese dayatmaya çalışıyoruz. Standarda uymayanı da ya ayırıyoruz ya boşatıyoruz! Bir acayibiz gerçekten...

        33

        İ.D.: Birbirinin alanına müdahale etmeyen, birbiri hakkında açıklama yapmayan, birbirlerinin işlerinin kaymağını yemeyen, evlerini medyaya açıp ‘kraliyet pozu’ vermeyen, özel hayatlarını kendilerine saklayan bu çift son derece ‘gerçek’ ve bu yüzden de ‘alışılmadık’. Yılmayalım, her sene en az iki kere ‘boşandılar/boşanıyorlar’ haberleri yapmaya devam edelim. Ha gayret...

        34

        R.B.: Kesinlikle Erdoğan çifti alışılmışın dışında, ezber bozan bir evlilik yaşıyor. Eşler birbirlerini anlıyor. Belçim Hanım ABD’de yeni projeler yapıyor, Yılmaz Bey köy hayatında kendisine zaman ayırıp hayatın keyfini çıkarıyor. Bütün evliliklere örnek olmalı... Mutlu olsunlar da nasıl olurlarsa olsunlar.

        35

        B.İ.: Gördüğümüz, duyduğumuz kadarıyla evliliklerinde ciddi sıkıntılar vardı ve artık bunu aştılar. Ayrı evlerde yaşamak evliliğe iyi mi geliyor, yoksa sorunlar oradan mı kaynaklanıyor emin değilim. Bence birbirine âşık iki insan özlemi dindiremez ve isteseler de ayrı yerlerde yaşamaya katlanamazlar.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ