Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler H. Bunu Konuşuyor HT Masa ekibi bu hafta Hülya Avşar ve Beren Saat’in oynayacağı ‘Kösem Sultan’ dizisini konuştu...

        HT Masa ekibi bu hafta Hülya Avşar ve Beren Saat’in oynayacağı ‘Kösem Sultan’ dizisini, Sırbistan’da çekimleri başlayan yeni sinema filminin Meryem Uzerli’ye etkisini, Deniz Seki’nin cezaevinde yazacağı kitabı ve Sezen Aksu’nun sahneleri bırakma kararını masaya yatırdı...

        Kösem Sultan, Muhteşem Yüzyıl’ın yerini mı almaz mı diye şimdiden tartışmalar başladı. Dizide Safiye Sultan’ı Hülya Avşar, Kösem Sultan’ı Beren Saat oynayacak.

        Bülent İpek: Yapımcı Timur Savcı ‘Muhteşem Yüzyıl’la kendini gösterdi. O yüzden ben ‘Kösem Sultan’ın da başarılı olacadüşünüyorum. ‘Muhteşem Yüzekibinden hiç kimseyi bu yapımda oynatmayacak. Zaten sektörde yer alan oyuncuların yarısı da ‘Muhteşem Yüzyıl’da oynamıştı. Yani piyasa yeni oyuncular kazanacak. Yeni oyuncular bulmak için promosyon bile başlattı. Teşhir-i İhtişam sergisinde en iyi selfie çekenleri ‘Kösem Sultan’da oynatacak. Hülya Avşar’ın bu dizide olması onun kariyeri açısından bir dönüm noktası olacak. Bu reyting savaşı içinde başrol olarak kendi başına bir diziyi taşıması çok zor. Hülya’nın başarılı olacağını düşünüyorum. Ancak Kösem Sultan rolü için Beren Saat ile anlaşılmış. Beren de çok uygun bir isim ama iki çok şöhretli isim dizinin inandırıcılığını başta zorlayabilir. Herkesin gözü bu ikiolacak. Beren Saat çok iyi bir oyuncu. Kariyeri için farklı bir rol. Herkes onun dizilere daha uzun ara verip çocuk doğuracağını tahmin ediyordu. Beren demek ki iki yıl boyunca tutma ihtimali yüksek bir dizi teklifi beklemiş. Kadir Kaymakçı: TİMS Yapım’ın tarihi dizi matematiğini çözdüğünü düşünüyorum. ‘Kösem Sultan’ ekranlara damga vuracaktır. Hülya Avşar’a gelince Bülent’in de dediği gibi bu onun kariyeri için bir dönüm noktası. Kösem Sultan vaat ettikleriyle Hülya Avşar için doğru bir proje. Dizinin Hülya Avşar’a, Hülya Avşar’ın da diziye çok şey katacağına inanıyorum. Dilerim bu diziyle beraber Hülya Avşar’ın polemiklerini değil de oyunculuğunu konuşmaya başlarız. Ancak, nedense Beren Saat’i Kösem Sultan olarak düşünemiyorum. Umarım ben yanılıyorumdur ama sanki yanlış cast gibi geldi bana... Reşat Balcıoğlu: ‘Muhteşem Yüzyıl’ üstüne söz söylenmeyecek bir projeydi. Timur Savcı’nın yapımlarında yeni yüzlere yer vermesi büyük bir cesaret. Bu durum; senaryoya, kadrolarına ve kostümlerine güvendiğini gösterir. ‘Kösem Sultan’ın başarıyı yakalayacağını düşünüyorum. Hülya Avşar’a gelince kendisi son 10 yıldır kaybolan popülaritesini bu rolle yeniden kazanabilir. Yıllarca zayıf senaryolu oynadı. Yeterli ilgiyi göremedi. Son 10 yıldır dizi sektörü altın dönemini yaşarken Hülya Avşar’ın adını hiç duymadık. Bu kariyeri için basamak olabilir. B.İ.: ‘Muhteşem Yüzyıl’, elli küsur ülkede yayınlandı ve hâlâ da yayınlanıyor. Şimdi yalnız bizler değil dünya da ‘Kösem Sultan’ı bekliyor. Hatta Kösem Sultan için birçok yabancı kanalla ön anlaşmalar yapıldı. Bu projeye uluslararası proje gözüyle bakmak lazım. Oyuncular biraz da öyle bakıyor. Esin Övet: ‘Muhteşem Yüzyıl’da oynamayan kalmamıştı. Başrol için kapris yapan isimler bile bu projede kapris yapmamıştı. “Kadroda yer alayım yeter” demişti. Ama hakikaten en üst seviyeye çıkmış bir projeydi. Hülya Avşar’ın ilk kez bir anneyi oynayacak olması projeyi başka bir boyuta taşıyor. Hülya Avşar anne de, genç kız da olunabildiğini gösterecek. Avşar, daha önce ‘Kadın İsterse’ adlı dizide de anneyi canlandırmıştı. Önemli olan ekranda nasıl durduğun. Beren Saat’e gelecek olursak, bence Beren’den Kösem Sultan olmaz. Kösem’i oynayan kişi tıpkı Hürrem Sultan rolündeki Meryem Uzerli gibi bizi şaşırtmalı. Yani yeni bir yüz olmalı. Çevremdeki dizi tutkunlarının ‘Kösem Sultan’ı deli gibi beklediğini biliyorum. ‘Muhteşem Yüzyıl’dan sonra dizilere küsenlerin bu projeyle yeniden barışacaklarını düşünüyorum. K.K.: Bu sezon herkesi peşinden sürükleyen, ekstra bir dizi göremedik. Ama ‘Kösem Sultan’, Meryem Uzerli’nin yeni projesi ve Kıvanç Tatlıtuğ’un da geri dönmesiyle 2015-2016 sezonununda kıran kırana bir rekabet olacak sanki.

        ‘Stratejik olarak doğru hesaplanmış bir proje’

        Meryem’in yeni sinema filmine ait fotoğraflar gün yüzüne çıkmaya başladı. Adının aşk dedikoduları karıştığı Ozan Güven’in yanısıra Okan Yalabık ve Belçim Bilgin’in de yer aldığı filmin çekimlerine başlandı...

        E.Ö.: Bu sinema filmi senaryosu ve oyuncu kadrosuyla epey ses getireceğe benziyor. İnsanlar Meryem Uzerli’yi o kadar özledi ki... Keza Okan Yalabık da çok güçlü bir oyuncu olmasına karşın bir süredir projelerde boy göstermiyordu. B.İ.: Daha ilk fotoğraflarıyla merak uyandırıyor. Meryem, çekimi ertelenen yeni dizisinden doğan boşluğu böyle bir sinema filmiyle doldurarak doğru karar vermiş. Belçim Bilgin gibi sinemada başrolde kendini kanıtlamış bir oyuncunun Meryem Uzerli’nin arkasında oynamayı kabul etmiş olması da çok takdir edilecek bir hareket. K.K.: Meryem Uzerli’nin ilk sinema filmi olacak. Bu hem kendisi için hem de bizim için ilginç olacak. Stratejik olarak doğru hesaplanmış bir proje. 2015’in sonbahar-kış aylarında hem dizisi hem de sinema filmiyle Meryem’in adını sıkça duyacağız gibi duruyor. ‘Muhteşem Yüzyıl’da rakip olan Pargalı, Rüstem Paşa ve Hürrem’in buluşmasını da muhteşem olarak niteliyorum. Film kadro çok şey vaat ediyor umarım perdede de iyi görünür... R.B.: ‘Muhteşem Yüzyıl’da oynayan oyuncuların birçoğu bu iş bittikten sonra bir projede yer almadı. Şimdi burada Meryem’in oyunculuğa dönüşünde onu nasıl bulacağımızı merak ediyorum. Meryem yeni bir başlangıç yapacak ve yeni bir sayfa açacak. Kadro bomba gibi. K.K.: İnsanlar evde rahat koltuklarında açıp Meryem’i izliyorlar ve ona reyting kazandırıyorlar ama şimdi bu kitleler sinema salonlarına da akın edecekler mi, merak konusu. Ozan Güven de hiç riske girmeyip Cem Yılmaz’ın yeni filminde rol alabilirdi. Bu bile beni film için umatlandırmaya yeter. E.Ö.: Sinema filmi bir oyuncunun kendini kanıtlaması için çok önemli. Meryem’i tüketen iş değil aşktı. Geçen yıllar içerisinde Meryem Uzerli’nin Türk erkeklerini ve insanını iyi anlayıp çözümlediğini düşünüyorum. Kamera karşısına bambaşka bir Meryem olarak geçip hem televizyonda hem de beyazperdede gümbür gümbür geleceği kanaatini taşıyorum.

        ‘O baklavacı dükkânı biz muhallebiciyiz'

        Sadettin Saran’ın fit vücudu bu hafta içerisinde çok konuşuldu.

        E.Ö.: Kim ne derse desin karın kasları yıkılıyor. Sadettin Saran’ın eski sevgilileri de bu fotoğrafı görünce derin bir iç çekmişlerdir. Son dönemde kadınlardan çok erkekler yaza hazırlanır oldu. Düzenli diyet, spor derken erkekler kendilerini aştı. Herkes Sadettin Bey gibi olsun, kendisini tebrik ediyorum. R.B.: Bildim bileli Sadettin Bey sportmen bir kişiliğe sahip. Yaşam tarzıyla, giyim tarzıyla, iş hayatındaki duruşuyla örnek bir kişilik. Hülya Avşar, Sadettin Bey’in kıymetini bilemedi. Bu arada Saran, hayır işlerinde de oldukça sportmen biri olduğunu belirtmek isterim. Çeşitli illere spor salonları açarak gençleri teşvik ediyor. K.K.: Sadettin Bey baklavacı dükkânı bizse muhallebici gibiyiz!.. Sadettin Bey sportmenliğiyle topluma iyi örnek oluyor. Kendisine ‘Helal olsun’ diyorum. Belimin çevresini bir şambrel gibi saran kendi göbeğimi ise Allah ne bilirse öyle yapsın diyorum! E.Ö.: Kıvanç ve Çağatay’ı dizide görüp ertesi sabah soluğu spor salonunda alan erkekler biliyorum. O. B.: Bu duruma Türk erkekleri yeni uyandı. Özellikle artistlerin bu konuya dikkat etmesi şart. Allah’tan protein tozları vücut geliştirmede kolay bir çözüm sununca tüm erkeklerimiz güzelleşti. Bu tozlardaki GDO miktarı göz önüne alınıp ona göre tüketilmeli tabii.

        'Deniz'in kitabı satmayabilir'

        Deniz Seki’nin hapishane günlerini anlatan bir kitap yazdığı öğrenildi.

        E.Ö.: Deniz Seki’yi cezaevinde ziyaret ettiğimde bana kitap yazmak istediğini söylemişti. Bana, kendisiyle birlikte orada olanların da anılarını kitaba yazdığında ne diziler ne filmler çıkar demişti. Yaşanmış öyküler üzerine bir kitap yapacak gibi duruyor. Deniz’in kitap yazması ve bu kitabın da iyi satış rakamlarına ulaşması ona moral getirecektir. R.B.: Deniz Seki, hayatta yalnız bırakılmış bir sanatçıdır. Mutlu günlerinde etrafında pervane olan insanlar şimdi onun yanında değil. Türkiye gibi her anlamda zorlukları olan bir ülkede Deniz Seki’nin neler kaleme aldığını çok merak ediyorum. Kitap belki çok satmayabilir ama bu kitap ile tarihe bir not düşeceği kanaatini taşıyorum. K.K.: Türk cezaevi edebiyatı çok güçlü! Şayet Deniz o duygu yoğunluğunu yakalamışsa ortaya herkesin faydalanacağı bir ders kitabı çıkarması işten bile değil. B.İ.: Dört duvar arasında bir şeyler yazmak, karalamak bir rehabilitasyon yöntemi gibidir. Edebiyatımızda hapishanenin önemli bir yeri var. Sırf kitap yazayım diye yazarsa pek okunacağını zannetmiyorum. K.K.: Krizi fırsata dönüştürmeyi düşünürse bu yanlış olur. Umarım bu kitabı bir proje gibi görmez ve içinden gelerek samimi duygularını yazar. O.B.: Kitaplar yaşadıklarınızı paylaşmak için yazılır, bu yüzden Deniz Seki’nin yaptığı şey de gayet doğal. Hiçbir şey yaşamadan sırf ilgi çekmek adına hayatını yazanların yanında gerçek hikâyeler içeren Deniz’in kitabını çok merak ediyorum.

        'İnsanlara el uzatmalı'

        E.Ö.: Sezen Aksu “Müziği bırakıyorum” dediğinde ben çok kızmıştım. Yenilerin önünü açma konusunda onunla hemfikirim ama yenilerin de Sezen Aksu’ya çok ihtiyacı var. Aksu, zamanında Sertab Erener, Levent Yüksel, Aşkın Nur Yengi gibi sayısız isme el uzatmış birisidir. Ama son yıllarda hiçbir sanatçıyı Sezen Aksu projesi adı altında ortaya çıkarmıyor. Üretmese bile üreten insanlara el uzatmalı. B.İ.: Sezen Aksu gençlerin önünü müziği ve sahneleri bırakarak açamaz ki. Müzik yapıp sahnelerde olarak gençlere daha çok katkısı olur. Aksu konser yapıyor diye konser yapamayan birileri mi var? Biletli konser yapacak insan sayısı iki elin parmaklarını geçmez. Müzik sektörü ciddi bir değişim geçiriyor. Bence konser organizatörleri, menajerler, belediyeler, şirketler ve konser salonları ile uğraşmaktan yoruldu ve ‘paşa gönül’ kriteri getirdi. K.K.: Sezen Aksu Türkiye’de ‘paşa gönül’ kriterlerini uygulayabilecek tek sanatçı belki de. Kariyerinin ilk yıllarını saymazsak son 20 yıldır da hep böyle olmuştur herhalde. Ben bu kararının fiziksel bir yorgunluk nedeniyle alındığını düşünmüyorum. Ruh yorgunluğu olabilir ki onu suçlayamam! Ülke olarak yorulduk. Sezen Aksu’nun dediği gibi ‘gönlümüzün bayramları şenliği söndü’ son yıllarda... R.B.: Sezen Hanım, ‘Müziği bırakıyorum, sahneyi bırakıyorum’ deyip duruyor. Kendisi Meryem Uzerli’nin bir dönem yaşadığı gibi bir tükenmişlik sendromu yaşamaktadır. Biletleri de satılmıyor. En fazla bir salonda üç bin kişiye söyler. Albümleri ilgi çekmiyor. Yeni müzik türleri çıktı ama kendini geliştiremiyor. O.B.: Ben Sezen Aksu’nun sahneyi bırakmasını kabul edemeyen hayranlarındanım. Aksu’nun evinin önünde açlık grevine bile başlardım konser vermesi için.

        MASA’nın üstündekiler

        Güneydoğu gazileri yararına ücretsiz konser vererek önemli bir bağış toplanmasına vesile olan Ebru Gündeş. TESYEV için sahneye çıkan, sadece kendisi şarkı söylemekle kalmayıp ünlü işadamlarını da orkestrasına dahil ederek unutulmaz bir yardım gecesi sağlayan Kenan Doğulu.

        MASA’nın altındakiler

        Sinemada gösterdiği başarıyı televizyonda bir türlü yakalayamayan, son dizisi Serçe Sarayı da önümüzdeki hafta bitecek olan Mert Fırat. Evliliği ve kumar tutkusuyla ilgili haberlerin piyasaya yeni çıkan albümdeki şarkılarını gölgelediği Serdar Ortaç. Sezen Aksu, paşa gönlü ne zaman isterse o zaman sahneye çıkacağını ve yenilerin önünü açmak için geç bile kaldığını söyledi...

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ