Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Röportajlar Şevket Çoruh: Bu sahne hep yaşayacak
        12

        - Sizin gibi tüm kazancını sahnelere yatıran cesur, hakikatli tiyatrocularımız olmasaydı ne yapacaktık biz?

        Yatırmak zorundayız, böyle mekânları almak zorundayız, başka şeye dönüşmeden buralar bizim olmalı. Biz yapmazsak bunu bizim adımıza yapacak kimse yok Türkiye’de. Kimse bize “Sahne açın da size sponsor olalım” demiyor.

        13

        O yüzden gücümüz yetiyorsa biz yapmalıyız. Koca koca sinemalar, 80-90’larda pasaj haline geldi. Yazlık sinema kalmadı. Fuayemizde Serdar Akkılıç’ın yaptığı bir resim var. Şan Tiyatrosu’nu, AKM’yi ve Elhamra Sineması’nı ve bunların küçük periler tarafından yok edilişini resmetti.

        14

        Elhamra Sineması kapatıldı, Şan Tiyatrosu yandı, AKM kaderine terk edildi. Yenilerini biz yapacağız. Gelecekten, aydınlıktan bahseden insanlar bunu yapmazsa bunu bizim adımıza kimse yapmaz. Ve cesaretli, onurlu, işine sadık, işini seven insanlar bunu yapıyor da, görüyoruz. Kadıköy üzerinden konuşalım; bakın Moda Sahnesi’ne, Duru Tiyatro’ya, Oyun Atölyesi’ne... Sahneler açan cengâver gibi tiyatro adamlarımız var. Bu, herkese cesaret versin. Bunda korkulacak bir şey yok. En kötüsü batarız.

        15

        - Batacaksa da aşkı için, bu ülkeyle aydınlık arasında köprü kurmak için batsın insan, öyle değil mi?

        Yani olabilir, hayat bu! Batsak ne olur peki? Hiçbir şey olmaz. Maddeye ya da kazanımlarımıza bağladığımız zaman kendimizi riske atmayız. Ticari açıdan düşünmek yerine, gelecek için ne yapabileceğimiz konusunda düşünmek zorundayız.

        16

        Bu sahneyi bir işadamı alıp başka bir şeye çevirseydi belki istihdam sağlayacaktı ama ticarethane olacaktı. Aslolan böyle salonlardan para kazanmak değil, böyle sahneleri Türkiye’deki tüm tiyatroseverlere kazandırmak. Baba Sahne’yi bunun için açtık.

        17

        ‘SAVAŞ HOCA’MA DOĞUM GÜNÜ HEDİYESİ

        - Baba Sahne’nin açılışını 1 Nisan’da, 10 yıl önce kaybettiğimiz ustanız Savaş Dinçel’in 75. doğum gününde yaptınız...

        Evet. Burayı ustama doğum günü hediyesi olarak ithaf ettik. Salonumuzun adı da Savaş Dinçel Salonu.

        18

        Fuayemizdeki duvarlardaki karikatürler Savaş Hoca’nın karikatür sergilerinden ve kitaplarından alındı. Logomuz da Savaş Hoca’dan, kendisinin İstanbul Şehir Tiyatrosu Gençlik Günleri için tasarladığı logo. Logo arayışındayken sürekli farklı farklı logolar denedik ama hiçbiri içimize sinmedi. Sonuçta Savaş Hoca imdadımıza yetişti. Logomuz Müjdat Hoca’nın düşüncesi, Savaş Hoca’nın çizimiyle oluşturuldu.

        19

        - Sizdeki yerlerini sorsam bu 2 ustanın...

        İkisi de ustam. İkisinin de benim için çok önemli yerleri var. Bana çok şey kattılar, bu mesleğe girmemi, bu meslekten hayatımı sürdürmemi sağladılar. Türkiye’deki sanat ve kültür hayatına katkı sağlamam gerektiğini öğrettiler. Gerçekten usta diyeceğimiz, benim için anlamı giderek artan iki insan. Biz büyüdükçe onları daha çok anlıyoruz. O yüzden de buranın Savaş Dinçel’in ismini taşıması bana çok gurur veriyor.

        20

        - Savaş Hoca da görüyor ve sizinle gurur duyuyordur. Peki Müjdat Hoca ne dedi?

        İlk söylediğimde “Yavrum al burayı, aç tabii, böyle bir şeyi yapmaman ayıp. Tabii ki en iyi bildiğin işi yapacaksın, bunu yapacaksın” dedi ve hep destekledi. Biz de yaptık.

        21

        ‘BİZE BİZDEN BAŞKASINDAN FAYDA YOK’

        - Keşke tiyatronun bir ihtiyaç olduğunun herkes farkına varsa. Bu sahne aynı zamanda bir okul, bir ruh hastanesi. Türkiye’nin dört bir yanında binlerce sahnemiz olmalıydı böyle.

        22

        Tabii ki olmalıydı ve olmalı, fazlalaşmalı. Yineliyorum Baba Sahne de diğer sahnelerimiz de biz hayatta olmadığımızda da tiyatro salonu olarak kalmak zorunda. Bu kadar büyük bir metropolde bir elin parmakları kadar düzgün, içinde teknik imkânları olan, insanlara kokusuyla, atmosferiyle, tarihiyle özel gelecek mekân var.

        23

        Her şeyi devletten beklememenin önemini anladık, elimizde olanları korumalı ve yenilerini yaratmalıyız. Hipokrat’ın “Meslektaşlarım kardeşlerimdir” diye bir sözü var. Herhalde bu cümle Türkiye’de en çok tiyatro yapan insanlar için geçerli. Bize bizden başkasından fayda yok, biz birbirimize destek olacağız, bu sahnelere, salonlara sahip çıkacağız.

        24

        ‘BURASI TİCARETHANE DEĞİL, BİR TİYATRO SALONU!’

        - Türkiye’ye bir sahne kazandırmanızdan çok buranın size ne kadara mal olduğunu konuşanlar, merak edenler var. Bu konuda ne diyeceksiniz?

        Bu kimseyi ilgilendirmez. Ben bir işadamı ya da Türkiye’nin en zengin 100 adamından biri değilim. Etimiz budumuz belli, oyuncuyuz. 25-26 senedir bu meslekten kazandığım şeyleri burayı yapmak için kullandım ama bunun konuşulması çok rahatsız edici.

        25

        Burası bir ticarethane değil, bir tiyatro salonu! Bunu fiyatlandırmayı çok doğru bulmuyorum. Burası yalnızca bir bina değil, bir tiyatro. Fasulyeciyan’ın tiradındaki gibi koltuklarına repliklerin sindiği, insanların alkışladığı, mutlu ya da hüzünlü çıktıkları özel bir yer olsun diye düşündüğümüz için bu sahneyi açtık.

        26

        BABA SAHNE’DEN ‘BİR BABA HAMLET’

        - Şevket Çoruh ve yol arkadaşları, Baba Sahne’nin mimarisini İngiliz, İtalyan ve Fransız tiyatrolarından yola çıkarak oluşturmuş. Çeşitli üniversitelerden hocalar ve mimarlarla çalışılarak mekânın teknik altyapısı yeniden kurulmuş. Deprem güçlendirmesi ve izolasyon yapılmış.

        27

        Sahnenin yeri değiştirilmiş, salona bir balkon ve Kenter, Dormen, Tepebaşı Dram ve Şan Tiyatroları’nın isimlerini taşıyan 4 loca eklenmiş. Mekânın 2 fuaye alanı var, bir de kafeteryası olacak.

        - Baba Sahne’nin 250 seyircilik salonunda sahnelenecek ilk oyunlar, Barış Dinçel’in yönettiği, Günay Karacaoğlu’nun rol aldığı ‘Aşk Ölsün ya da Aşk Olsun’ ve Emrah Eren’in yönettiği, Şevket Çoruh ve Murat Akkoyunlu’nun rol aldığı ‘Bir Baba Hamlet’ olacak.

        28

        - Baba Sahne’nin sanat danışmanlığını Ragıp Yavuz, müzik danışmanlığını Can Şengün üstleniyor. Çoruh; İlker Ayrık, Günay Karacaoğlu ve Mustafa Üstündağ gibi birçok arkadaşının inşaat sürecinin ilk gününden beri yanında olduğunu ve bundan sonra da birlikte yol alacaklarını söylüyor.

        29