Olay bu yılın başında TikTok’taki bir videoyla başladı. Saçı ağarmış yaşlıca bir beyefendi; “Milenyum Kuşağı ve Z Kuşağı’nda Peter Pan sendromu var, asla büyümek istemiyorlar. Gençliklerindeki bir takım ütopik ideallerin ileri yaşta gerçeğe dönüşeceğini zannediyorlar” diye lafı açıyor ve “Eşitlik diye bir şey yoktur. Sizin hayalleriniz sürdürülebilir değil” iddiasına kadar vardırıyordu saldırıyı. Sol yandaki karede ise bu tiradı sabırla dinleyen bir ergen sonunda "OK Boomer" yazılı sayfayı dayıyordu ekrana.

ABD’de İkinci Dünya Savaşı sonrasında dünyaya gelen, yani bugün yaşı 72’ye kadar uzanan “Baby Boomer” kuşağına atfen yeni bir güncellemeyle piyasaya çıkıyor “OK Boomer”. Ve o gün bugündür sosyal medyada milyonlarca kez kullanılıyor. “Tamam babalık, anladık” tarzı bir çemkirmeyle, diskur çeken yaşlıları susturmaya yarıyor. (Gençlere bilgiçlik taslayanlar genelde erkek olduğu için ‘babalık’ deyiverdim. Yeşilçam filmlerinin Türkan Şoray repliği gibi mi oldu ne?) Y Kuşağı’ndan olduğunu tahmin ettiğim sözlük yazarlarına bakarsanız Türkçe karşılığı “yav hee he”, “tamam moruk” vs. olabilir.

Neticede “OK Boomer” bu çağa ait kuşak çatışmasının ürünü. Kuşaklar arası çatışma her zaman vardı. Çoğunlukla da eski kuşağın saygı, edep/adap, aylaklık/serserilik bağlamında genç kuşağa yönelik serzenişleriyle yüklüydü. Hatta biz ergenliğimizde o teraneleri Ferhan Şensoy’un dillere pelesenk olan “Anlat anlat heyecanlı oluyor” deyişiyle karşılardık. Ama içimizden!

GÖRÜLMEMİŞ BİR KUŞAK ÇATIŞMASI

Ancak Neo-liberalizmin küresel etkisi bambaşka bir çatışma ortamına sürükledi. Yaşlı kuşak yine diskurunu çekiyor ama genç kuşağın göz devirmekten öte itirazı var artık. Çünkü dünyayı kirleten, doğayı sömürüp kaynaklarını tüketen, küresel ısınmayla iklim krizine yol açan önceki kuşakları, kendi geleceklerini çalmakla suçluyorlar. Hatta bolluk zamanlarında har vurup harman savurdukları için “Bizim paramızı çaldınız” diyecek kadar diş biliyorlar yaşlılara.

Yeni Zelandalı Yeşil milletvekili Chloe Swarbrick (25),"OK Boomer" sloganının genç siyasetteki temsilcisi oldu.

İklim krizi pek Türkiye gündeminde olmadığı için bu fasıl bizde kuşaklar arası ayarı pek bozmuyor. Ama taşı gediğine oturtanlar dünya çapında ses getiriyor. Örneğin 25 yaşındaki Yeni Zelandalı milletvekili Chloe Swarbrick, iklim krizinin gençlerin geleceğini çaldığına, acil eylem gerektiğine dair konuşurken, vekil sıralarından gelen bir sataşma üzerine, “otur oturduğun yerde” anlamına gelen bir el hareketi eşliğinde laf arasına “OK Boomer”ı sıkıştırıverdi. Genç vekil diyordu ki; “Benim kuşağım ve benden sonraki kuşaklar iklim krizini öteleme lüksüne sahip değil. 2050 yılında ben 56 yaşında olacağım, bu meclisin yaş ortalaması ise 49 – OK Boomer - İklim için eylem, siyasi çıkarlar uğruna feda edilemez…” Swarbrick’in bu çıkışı, “OK Boomer” dalgasını global çapta iyice körükledi. Yeni Zelanda’da yılın kelimesi seçildi. Hollanda’da öyle.

Mesela Trump’ın, iklim aktivisti Greta Thunberg’e Twitter üzerinden sataşmaları da tam “OK Boomer”lık. BM’deki tutkulu konuşmasından bu yana “öfke kontrolü yaptır” gibi çıkışlarla Trump’ın hedefi olan küçük kız bu cevabı verip susturmuyor ama Trump’a “OK Boomer” diyen çok. Greta’dan nefret eden çok geniş bir yaşlı erkek kadrosu var; çoğu siyasetten ama sürpriz bir şekilde bazı aydınlardan da. Trump’ın yaşça kıdemli erkek taraftarları, “Küçük faşist, histerik bücür, ezik yer cücesi, ilgi manyağı, sosyalist proje” gibi sıfatlarla nefret saçarken, kızın Fransız Ulusal Meclisi’ndeki konuşması da olay olmuş, sağ siyasetin erkekleri “bacak kadar boyunla büyüklerin işine karışma, git okulunu oku” diye hücum etmişlerdi. Topuna “OK Boomer”…

Greta Thunberg en çok yaşlı kuşağın tepkisini çekiyor.

Bir de ergenlere bulaşırken daha dikkatli olmak gerekiyor; örneğin Bette Midler gibi tongaya basmamak için… O tatlı kadın, müzede çekilmiş bir fotoğrafı sosyal medyada paylaşıyor. Üç genç kız sırtını tabloya dönmüş, telefonlarına dalmış vaziyette. “Bu fotoğraftaki yanlış ne?” diye soruyor Midler. Maksat, gençlerin cihaz manyaklığını ifşa etmek. Oysa kızlar o sıra, müze uygulamasına girmiş eserlerle ilgili bilgileri okuyorlar. Gerçek ortaya çıkınca “OK Boomer” azarını işitiyor Middler. Bu konu etrafında dönen muhabbette gençlerin, eski kuşakları da akıllı cihaz bağımlısı olmakla suçladığını belirteyim ki, haklılar.

MİLENYUMUN YOKSUL ÇOCUKLARI

Küresel bir gidiş olarak 1981-1996 arasında dünyaya gelen Milenyum Kuşağı bireyleri ve 1997-2012 doğumlu Z Kuşağı, anne-babalarına oranla çok daha kıt ekonomik kaynaklarla yüz yüze. Bu şimdilik daha çok, artık 30’larını süren Milenyum Kuşağı’nı yaralayan bir durum. Bir iş sahibi olup çalışabilseler bile ebeveynleri gibi varlık biriktiremiyorlar; ev, araba sahibi olamıyor, evlenemiyor ve doğdukları aile evlerinde yaşamak zorunda kalıyorlar.

Küreselleşmenin Milenyum kuşağını önceki nesile göre daha yoksul kıldığını ortaya koyan araştırmalar var; sanayileşmiş zengin ülkeler de dahil. FED araştırmasına göre ABD’de Milenyum Kuşağı’nın reel geliri önceki kuşaklardaki yaşıtlarına göre daha düşük olduğu için tasarruf yapamıyorlar. Oysa eski kuşaklardan daha iyi eğitim alıyorlar. Otomobil alanların yaş ortalaması milenyumun başında 43.5’ken on yılda 49’a kadar yükselmiş. Öğrencilerin kredi borçları da giderek büyüyen bir sorun.

“BAZILARINA GÖRE YAŞLI DÜŞMANLIĞI”

“OK Boomer” literatürü yıl boyu öyle genişledi ki, İngilizce Wikipedia maddesi her geçen gün gelişiyor. İngilizce Wikipedia’ya ayda 20 bin madde giriyor, bunun da dahil olması normal ama kuşak çatışması madde yazımında da devam ediyor. Fakat karşılıklı saygı çerçevesinde ve sonunda uzlaşmaya varılarak. Daha önce bazı örneklerde görüldüğü gibi yazar-editör savaşları çıkmıyor. “Linguaddict” kullanıcı adıyla Michael Frank adlı 15 yaşındaki Avusturyalı çocuğun geçen 4 Kasım’da ilk girişi yaptığı “OK Boomer” maddesi, diğer yazarlar ve Wikipedia editörlerinden gelen itirazlarla rafine ediliyor. Örneğin “OK Boomer, yaşlı düşmanlığı olarak görülen bir deyiş, slogan” ifadesi, “Bazılarınca yaşlı düşmanlığı” şeklinde değiştiriliyor. Viyanalı Michael da şahsen “yaşlı düşmanı olmadığını, yaşlılara büyük saygı duyduğunu” söylüyor.

“OK Boomer”ın kitabı da yazılıyor. Amerikalı gazeteci-yazar ve avukat Jill Filipovic, Simon & Schuster yayıneviyle anlaşma imzalamış. “OK Boomer”ı viral bir deyiş olmanın ötesinde, eğitim borçları-sağlık-iklim krizi zemininde irdeleyen kitap 2020 sonunda piyasaya çıkacakmış.

Z Kuşağı’nın önceki nesillere eleştirileri sadece ekonomi ve iklim kriziyle sınırlı değil. Örneğin bir kız öğrenci, “Boomer’ların çoğu kızların elbiseyle dolaşıp küpe takmasını şart görüyor ama bizim kuşağımız daha esnek” diyor. Aslına bakılırsa bizim kuşak çatışmalarımız da öyleydi; babaannem jean-kazak-converse üçlüsünü gördüğü an “Yine bobstil giyinmişsin” derdi. İsterdi ki, etek-bluz-rugan pabuç giyeyim. Şimdiki babaanneler bobstil sözcüğünü kullanmıyordur, o ayrı. Babaannem gibi ayakkabıya “iskarpin” diyen de olmadığı gibi.