Osmanlı'nın ilk Barok mimari eseri "Nuruosmaniye"
UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan, "Osmanlı'nın nuru" olarak adlandırılan Nuruosmaniye Külliyesi, klasik Osmanlı formu ile Batı'nın barok mimari ve süsleme detaylarının en iyi şekilde sentezlendiği ilk ve tek mimari yapı olarak yıllara meydan okuyor
Alt katı bodrum olan ve birkaç basamakla yükseltilmiş bulunan iki platform üstüne inşa edilen kütüphanede, ana kubbeyi dört sütunun taşıdığı ve iki yarım kubbeyle bu ana kubbenin desteklendiği görülüyor.
"DEVRİNİN EN MUHTEŞEM ESERLERİNİN BAŞINDADIR"
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aras Neftçi, yaptığı açıklamada, Nuruosmaniye Camisi ve Külliyesi'nin Osmanlı döneminin son büyük külliyesi olduğunu hatırlattı.
Külliyenin 1748-1755 yılları arasında tamamlandığı bilgisini veren Neftçi, "Devrinin en muhteşem eserlerinin başındadır. Osmanlı Cihan Devleti, 250 yılı aşkın klasik devir mimarisi uyguladı. Bayezid Camisi'nden başlayıp da Nuruosmaniye'ye kadar... Artık 250 sene aynı gömleği giymenin haceti kalmadığını ve yeni bir üslup Batı tarzı dediğimiz ama Batı'nın birebir kopyası olmayan Barok üsluptur fakat Osmanlı'ya mahsus. Onun için bunun adı Osmanlı Baroku'dur" diye konuştu.
Sultan 1. Mahmud tarafından yapımına başlanan külliyenin 3. Osman zamanında tamamlanarak Nuruosmaniye adını aldığını ifade eden Neftçi, isminin hem Osmanlı Devleti'ne öykündüğünü hem de banisinin adını aldığını söyledi. Neftçi, Nuruosmaniye'nin içerisinde cami, medrese, imaret, imarete bağlı yemek yerleri, sebil, şadırvan, sıbyan mektebi ve hünkar mahfilinin de yer aldığı bir külliye olduğunu belirterek, hünkar mahfilinin evi andırdığını ve ona bağlı olarak dükkan, taş oda ve mahzen gibi birçok ilavesi olduğunu anlattı.
Doç. Dr. Aras Neftçi, külliyenin özelliklerini, şöyle anlattı:
"Nuruosmaniye'nin diğer önemli özelliği 25 metre 80 santimlik açıklığı kapatarak, İstanbul'un üçüncü büyük kubbesine sahip olması. İstanbul'da Osmanlı'nın ikinci büyük kubbesidir. Benim ve birçok araştırmacının gözünde Süleymaniye'nin ikinci bir silkelenişidir. İstanbul'da Süleymaniye Osmanlı için ne ise Nuruosmaniye de bunun bir ikinci ispat-ı vücududur. Osmanlı ne olursa olsun yeniden mimari açıdan, medeniyet açısından bir dirilişe vesile oldu."
"OVAL AVLU UYGULAMASININ TEK ÖRNEĞİ"
Nuruosmaniye'nin çok önemli bir mevkiye sahip olduğuna da işaret eden Neftçi, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kapalı Çarşı'nın hemen yanında. Mekan dar, sıkıntılı, istimlaklar zor ve buna bağlı olarak ilk defa ve tek örneği olan oval avlu uygulaması tatbiki olmuştur burada. Dar mekanda kare veya dik köşeli bir avlu yerine oval biçimlidir. Hem mekan tasarrufu hem de Barok mimarisinin özellikleri olan geometrik şekle sahiptir. Buranın diğer külliyelerden farkı, külliye dağılımının organiktir olmasıdır. Mekanın darlığından dolayı ve fonksiyona göre tam dik açılarına yapılmamıştır. Yani Süleymaniye, Selimiye veya Fatih Camisi gibi..."
Külliyenin UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne girmesinin önemine dikkati çeken Neftçi, Osmanlı'nın ilk ve tek Barok eseri olduğunu, bundan sonra bu kadar büyüklükte bir cami yapılmadığını ifade etti.