Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Anasayfa Özel İçerikler Abdurrahman Yıldırım Savaş durdu, piyasa coştu ama risk sürüyor
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Bugün geldiğimiz noktada dikkat çekici olan şudur: Piyasalar savaşın ilk şokunu büyük ölçüde sindirmiş durumda ve önemli ölçüde savaş öncesi fiyatlara geri dönmüş bulunuyor. Piyasalar 30 Mart’ta dip yaptıktan sonra hızlı bir toparlanma sürecine girdi. Borsalarda, petrolde ve risk göstergelerinde yüzde 10 ile 15 arasında değişen güçlü hareketler görüldü. Bu tablo, piyasalarda belirgin bir rahatlama ve hatta yer yer coşku yarattı.

        Ancak bu coşkunun kalıcı bir güvene dönüştüğünü söylemek için henüz erken.

        Bu durum ilk bakışta rahatlatıcı gibi görünebilir. Ama finansal tarih bize şunu öğretir: Piyasalar riskin ortadan kalktığı için değil, riskin yönetilebilir olduğunu düşündüğü için toparlanır. Dolayısıyla bundan sonraki seyri belirleyecek olan tek bir soru var. Kontrol korunacak mı, yoksa savaş ikinci aşamaya mı geçecek?

        En olası senaryo: Kontrollü gerilim

        En olası senaryo, ateşkesin bir süre daha uzatılması ve tarafların doğrudan çatışmadan kaçınmasıdır. Çünkü hem askeri hem ekonomik maliyetler artık çok yükselmiş durumda. Enerji akışının tamamen kesilmesi yalnızca karşı tarafı değil, bölgedeki tüm ülkeleri ve küresel ekonomiyi zora sokar. Bu nedenle tarafların tansiyonu kontrollü biçimde yüksek tutarken, doğrudan büyük bir çatışmadan kaçınmaları rasyonel bir davranış olacaktır.

        ➡️ Bu tablo piyasalarda rahatlama yaratır ama riskin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez.

        ➡️ Böyle bir senaryoda piyasalar dalgalı ama yönünü kaybetmeyen bir seyir izler. Petrol fiyatı yüksek kalır ancak kontrol dışına çıkmaz. Borsalar zaman zaman sert hareketler yapsa da kalıcı bir çöküş yaşanmaz. Risk primi yüksek bir platoda seyreder.

        Asıl risk savaş değil, sertleşme

        Ancak piyasaların asıl korktuğu senaryo farklıdır. Savaşın yeniden başlaması değil, sertleşmesidir. Çünkü savaşın ikinci aşaması demek, Hürmüz ve Mendeb boğazlarının kapanmasına yol açabilecek bir tırmanma anlamına gelir. İran’ın olası ikinci aşamadaki stratejik hedefi bu olabilir.

        ➡️ Enerji akışının kesintiye uğradığı bir senaryo, yalnızca petrol fiyatını değil küresel ekonomik dengeleri de hızla değiştirir.

        Petrolün ve enerji akışının kontrolünü Hürmüz üzerinden büyük ölçüde elinde tutan bir aktör, fiyatları 150–200 dolar bandına taşıyacak asıl sıçramayı ancak Mendeb’in kapanmasıyla yapabilir. Bu da Hürmüz Boğazı’nın etkisini neredeyse ikiye katlayan bir sonuç yaratır.

        ➡️ Böyle bir durumda petrol fiyatının hızlı biçimde 150 doların üzerine çıkması, küresel enflasyonun yeniden yükselmesi ve merkez bankalarının faiz indirim planlarını ertelemesi kaçınılmaz hale gelir. ➡️ Bu tablo yalnızca büyümeyi yavaşlatmakla kalmaz; aynı zamanda stagflasyon riskini, borç krizlerini ve iflas dalgalarını gündeme taşıyabilir.

        Türkiye için risk zinciri çok net

        Türkiye açısından bakıldığında risk daha somut.

        ➡️ Enerji ithalatçısı bir ekonomi olarak petrol fiyatındaki her kalıcı artış doğrudan cari açığa, döviz kuruna ve enflasyona yansır.

        ➡️ Kurun yükselmesi maliyetleri artırır, maliyetlerin artması fiyatları yükseltir, fiyatların yükselmesi de büyümeyi aşağı çeker. Bu zincirleme etki kısa sürede hissedilir.

        ➡️ Enerji fiyatı artışı Türkiye için yalnızca bir maliyet değil, aynı zamanda makroekonomik bir risk çarpanıdır.

        Ateşkes uzarsa ne olur?

        Öte yandan ateşkesin uzatılması ve görüşmelerin sürmesi halinde tablo farklı olur. Bu durumda piyasalarda tam bir rahatlama değil, kontrollü bir normalleşme görülür. ➡️ Petrol fiyatı kademeli olarak geriler, risk primi düşer, borsalar temkinli bir yükseliş eğilimine girer.

        ➡️ Ancak belirsizlik tamamen ortadan kalkmadığı için volatilite yüksek kalır. ➡️ Piyasalar bir süre daha haber akışına aşırı duyarlı olur.

        ➡️ Yani savaş durabilir, ancak risk bir süre daha ekonominin içinde yaşamaya devam eder.

        Piyasaların verdiği mesaj

        Bugün finansal piyasaların verdiği mesaj aslında oldukça nettir. Piyasalar savaşı değil, kontrolü fiyatlıyor. Kontrol sürdüğü sürece risk yönetilebilir kabul edilir. Kontrol kaybolduğu anda ise fiyatlama davranışı aniden değişir.

        ➡️ Bu nedenle önümüzdeki günlerin kaderini belirleyecek olan askeri güç dengesi değil, siyasi irade olacaktır.

        ➡️ Ateşkesin uzatılması piyasalar için bir güven sinyali olurken, tek bir ciddi saldırı bile dengeleri hızla değiştirebilir. Finansal piyasalarda bazen bir mermi, bir tanktan daha güçlü bir etki yaratabilir.

        ➡️ Savaş durdu, piyasa coştu ama risk hâlâ masada duruyor.

        ➡️ Sonuç olarak bugün için en olası senaryo, savaşın tamamen bitmesi değil, kontrollü biçimde sürmesidir. Bu, piyasalarda zaman zaman sert dalgalanmalar yaratacak ama sistemik bir krize dönüşmeyecek bir süreç anlamına gelir.

        ➡️ Ancak unutulmaması gereken gerçek şudur: Belirsizlik ortadan kalkmadıkça risk de ortadan kalkmaz. Piyasalar sakinleşebilir, fakat tetikte kalmaya devam eder. Çünkü finansal tarih bize aynı dersi tekrar tekrar verir. Krizler genellikle beklenen anda değil, kontrolün kaybedildiği anda başlar.

        Son söz: “Risk, ne yaptığını bilmediğin zamandır.” Warren Buffett