Taktik ittifakların çöküşü
Şöyle başlayalım. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz hafta partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında şu değerlendirmeyi yaptı:
"Unutmayın ezberler bozuluyor. Kurumlar irtifa kaybediyor. Mevcut düzen temelden çatırdarken, yerine ne geleceğini kimse kestiremiyor. Şurası tartışmasız bir hakikattir; belirsizliklerin küresel düzeyde arttığı, her gün yeni bir krizin patlak verdiği, haklının güçlü değil, güçlünün haklı olduğu günümüz jeopolitiğinde Türkiye'nin en büyük şansı, AK Parti ve Cumhur İttifakı'dır.”
DEVLET AKLININ ÖN ALMASI
İç cepheyi tahkimden, Terörsüz Türkiye ve Bölge perspektifine uzanan hamlenin, Türk devlet aklında ön alıcı bir okumanın sonucu olduğunu 2024 Ekim’inden bu yana defalarca dile getirdim. Bu analize bıyık altından gülenlerin, şimdilerde nerelerde el ovuşturduğu malum. Bahse değmez bile.
Ortadoğu’da hangi güç eliyle kurulursa kurulsun, taktik ittifakların günün sonunda gelip çarpacağı duvar bellidir. Birinci Dünya Savaşı sonrasında dağılan Osmanlı İmparatorluğu’nun topraklarında çok sayıda “devlet” kuruldu. Ancak coğrafi sınırları ne kadar daralsa bile Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bu bölgenin merkez gücü olma potansiyelini hep taşıdı. Bugün o gücün sahibi olarak rolünü yeniden tanımlıyor.
TAKTİK İTTİFAKLAR ÇÖKTÜ
ABD’nin Suriye’deki YPG/PKK yapısıyla kurduğu “taktik ittifak”ın sona ermesi sıradan bir hadise sayılamaz. Terörsüz Türkiye ve Bölge hamlesi de. Ankara, özerklik hayali kuran bir örgütle değil, küresel ölçekteki muhatabıyla meseleyi ele almayı tercih ettiği anda zaten bu taktik ittifak bozulmuştu. Kendilerine ihanet edildiğini ve bir kez daha aldatıldıklarını düşünenlerin anlaması gereken nokta tam olarak burası.
Türkiye ölçeğinde ve gücünde bir ülkeyi muhatap almadan, bu bölgede türedi yapılarla mesafe alınamaz. Bu durum sadece PKK ve unsurları için değil, İsrail ve Güney Kıbrıs üzerinden ittifak arayan Yunanistan için de geçerli. Doğu Akdeniz’de kimin nasıl yer alacağı meselesi, bakkal hesabı ittifaklarla çözülecek iş değil. Türkiye-Mısır yakınlaşması bunun ifadesi.
RİSK KADAR FIRSAT
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın işaret ettiği küresel ölçekteki belirsizliğin, riskler kadar fırsatları da barındırdığı bir gerçek. Bunu değerlendirmek için bir yandan bugünün güç dengelerini; diğer yandan geleceğe dair hedefleri doğru tanımlamak ve belirlemek gerekiyor.
Merhum Suat İlhan’ın ifadesiyle jeopolitik, coğrafyanın tüm unsurlarıyla aktifleşmesidir. Dolayısıyla coğrafyanız, oluşturacağınız politikaları bizzat içinde barındıran bir unsurdur.
Eleştirmek sonuna kadar hakkımız olsa da, Türkiye’nin halihazırda beşeri sermayesiyle de bölgesindeki hemen tüm güçlerden önde olduğunu görmek lazım. Bunca yıl binbir badireyi atlatmamızı sağlayan bu insan gücümüzdür. Tahkim edilmeye ve hedefler etrafında bütünleşmeye çok ihtiyacı olsa da; hafızası, tecrübesi ve ferasetiyle takdire şayandır.
DOĞRU SORULAR SORMAK
Bu yeni ve büyük çalkantının içinde öncelikle doğru sorular sormalı ve onlara dinamik cevaplar bulmalıyız. Neredeyiz? Dünyanın neresinde yaşıyoruz? Siyasi sınırlarımız nasıl oluştu ve bunun ötesindeki alanlarla irtibatımız ne durumda? Bu coğrafi alan nasıl bir geçmişe ve hafızaya sahip? Kültürel kodları neler? Ortak bir gelecek tasavvuruna sahip mi?
Her birinin parantezinde İsrail olduğunu unutmadan; ABD-İran çatışmasından Suriye’nin yeniden inşasına, körfezdeki hareketlilikten Doğu Akdeniz’deki rekabete kadar her alanda Türkiye, varlığını ve çıkarlarını korumak zorunda.
GÜÇLÜ LİDERLİK
Bunun sürdürülebilir olmasının güçlü liderlikle doğrudan bağı var. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2023 seçimlerinde bir kez daha kazanmasının, bu liderliğin toplumla kurduğu bağın derinliğine bağlamak abartılı bir yorum değil. Zira toplumsal hafızada ve akılda, yazının girişinde aktardığım değerlendirmeler; farklı kavrayış ve kavramlarla ifade edilse de hala çok güçlü.
Türkiye, haritaları değiştirmeden coğrafyayı yeniden inşa edecek bir tasarıma sahip. Bunun farkında olan sadece biz değiliz. Esasen pek çok güç merkezi, bunun bizden daha fazla farkında.
- ABD-İran, bir uzun hikaye48 dakika önce
- Siyasette eve dönüş hikayeleri20 dakika önce
- Kürtleri temsil etmek42 dakika önce
- Türkiye'nin gücü nereye kadar?35 dakika önce
- Herkesi galip, terörü mağlup kılan irade37 dakika önce
- Suriye'de yeni anlaşma ve normalleşme25 dakika önce
- Suriye başarısı tesadüf mü?25 dakika önce
- Gönül coğrafyasında yeni dönem2 dakika önce
- SDG'nin çöküşü ve yeni süreç10 dakika önce
- Saatini Ankara'ya ayarlamak1 gün önce